Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
153
Basım Tarihi:
Nisan 2013
Yayınevi:
Norgunk Yayıncılık
Orijinal Adı:
Foucault
ISBN:
9789758686711
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

2/10
·153 syf.··
2021 12. kitabı
Bu kitabı sevmeyi dışlayan bir sevmeme ediminin tüm olası formasyonlarının bir difarensiyel olgu yaratmasının uzay zamanda oluşturduğu kilit diyagramların tekil durumlar üzerinde yarattığı baskıdan kaçmak pek mümkün görünmüyor. Fakat bunlar konik olan veya konik olmayan komik olguların ilksel postulalarından başka bir şey değildir. Tam bu noktada ortaya çıkan şey; uzay-zamanda var olan ve olguya içkin sözcelerin yarattığı fonsiyonların biçimselliklerinin hem kendini kapsayan hem de kendine aşkın durumlarında meydana gelen söylemsel kırılmalardır. Buna dışsal zamanda yumurtlayan terbiyeli tavuk partisyonu demek mümkün görülmekle beraber namümküniyeti her zaman olguya içkin ve haliyle düalizm yaratan topolojik bir mikro-segmentsel kavram olarak varlığını koruyacaktır. Yukarıdaki paragraf ne kadar anlamlıysa bu kitap da o kadar anlamlı benim için. Çoğunluğu kabuller üzerine kurulu yani hiçbir şey söylemiyor olma ihtimali kendine içkin:), ampirik olmayan olgular ve söylemler üzerine ne dediği belirsiz fakat sanki fiziğin en derin teoremlerini anlatırcasına ezoterik, komplike ve anlaşılmaz olmaya çalışan ama aslında hiçbir şey hakkında her şeyi ya da her şey hakkında hiçbir şey söyleyen bir kitap. Ve bu kitabı okurken Arthur Schopenhauer’in şu cümlelerini hatırlamamak mümkün değil: “Söylenmeye değer herhangi bir şeyi olan kimse onu yapmacık ve gayritabii ifadeler, çetrefilli deyimler ve karanlık telmihler içinde gizleme lüzumu duymaz. Tam tersine o bunu olabildiğince yalın, açık ve naif biçimde dile getirmesini bilir ve dolayısıyla hedefini bulmayacağından (beklenen etkiyi uyandırmayacağından) en küçük bir kuşku duymaz.”
FoucaultGilles Deleuze · Norgunk Yayıncılık · 201372 okunma

Yazar Hakkında

Gilles DeleuzeYazar · 39 kitap
Gilles Deleuze, Fransız yazar ve filozoftur. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında etkinlik göstermiştir. Kendi özgün düşüncesini oluştururken Spinoza, Leibniz, Hume, Kant, Nietzsche, Bergson ve Foucault üzerine monografiler yayımlamış, bu filozofların geleneksel felsefe tarihi izleğindeki konumlarına ve bu izlek dahilinde yorumlanma biçimlerine radikal eleştiriler getirmiştir. Çalışmalarında güzel sanatlar, edebiyat, matematik ve doğa bilimleri arasında çapraz geçişlerle bu farklı alanları birbirine indirgemeksizin yeni bir düşünme tarzının önünü açmıştır. Gerek kişisel çalışmalarında gerek 1969'da tanışıp uzun süre beraber çalıştığı psikanalist Félix Guattari ile birlikte rizom, çokluk, fark, olay, oluş, savaş-makinası, organsız beden, içkinlik, virtüel/aktüel, minör edebiyat, duygulanım, göçebebilim gibi kavramlarla yirminci yüzyıl kıta felsefesi içerisinde yaygın düşünce hatlarının dışında özgün bir siyaset felsefesi ve etik ortaya koymuştur. Üstünde durduğu fark metafiziğinin felsefe tarihinin süregelen varsayımlarıyla olan ilişkisini tartıştığı Fark ve Tekrar (1968) ile anlamın ortaya çıkışını, biçimlerini ve yapısını incelediği Anlamın Mantığı (1969) yayımlandıkları dönemde ciddi bir yankı uyandırmış ve Michel Foucault, Anlamın Mantığı kitabını değerlendirdiği bir yazısında, "Yaşadığımız yüzyıl gelecekte muhtemelen Deleuzecü bir yüzyıl olarak bilinecek." diye yazmıştır (Deleuze bir röportajında bu yakıştırmayı Foucault'nun kimilerini gülümsetmek kimilerini de kızdırmak amacıyla yaptığı ince bir espri olarak değerlendirecektir). Félix Guattari ile birlikte kaleme aldıkları çalışmalardan Anti-Ödipus (1972) ve Bin Yayla (1980) başlıklarıyla iki cilt hâlinde yayımladıkları Kapitalizm ve Şizofreni, psikanaliz, ekonomi, linguistik, antropoloji, ontoloji, etoloji, siyaset felsefesi, metalürji gibi çok geniş bir yelpazeye yayılan argümanları ve referanslarıyla yirminci yüzyılın en önemli çalışmaları arasında sayılabilir.