Garson ve Mutlu (Bir Kahve, Bir De Kaçış Planı Lütfen!)Fulsen Türker

·
Okunma
·
Beğeni
·
543
Gösterim
Adı:
Garson ve Mutlu
Alt başlık:
Bir Kahve, Bir De Kaçış Planı Lütfen!
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
324
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-605-5134-51-8
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
"Ne işim var benim burada? Müşterisi olmam gereken yerde servis yapıyorum. Yaş otuz iki. Çok değil, daha dört ay önce takım elbiselerimin içinde kırıtıyordum şu caddede. Ama hadi evimize gidelim Fulsen. Burası bize uygun bir yer değil."

"Omlet alacağım bir tane. Bir de çay. Omleti yumurtasız yapalım lütfen."

"... bu arada salata rica ediyorum ben. Ama gereksiz yeşillik koymayın içine."

"Vejetaryen bir içeceğiniz var mı? Sıcak, soğuk farketmez."

Garsonluk yedi milletten insanla anlaşabilme yeteneği ve yüksek sabır gerektirir. İçinizden söyledikleriniz duyulmasın diye güçlü mimik kontrolü ve teatral yetenek ister...

Yalnızca statü ve etiketlerin yüksek sesle konuştuğu bir hapishanede yaşıyorsunuz. Ne kadar dayanabilirsiniz? Mutlaka sizi de "daha iyi yerlerde görmek" isteyenler vardır. Onlara bir fincan iyi kahve verin. Sakinleşeceklerdir. Bazı işler geçici olabilir, evet. Ama hayat kesin olarak geçici. Bunu bilirken nasıl durduğu yerde durabiliyor bunca insan?

Blogunda paylaştığı "32'me doğru, garson ve mutlu..." yazısıyla 300.000'den fazla okurun yoğun ilgisiyle karşılaşan Fulsen Türker, ilk romanında herkesin içten içe "ah keşke" dediği büyük dönüşümünü, beyaz yakalıktan garsonluğa uzanan yolu bütün ayrıntılarıyla anlatıyor.

Yalnızca bir meslek değiştirme serüveni değil, insanın kendisi ve geri kalan her şeyle yeni baştan ilişki kurma mücadelesi.

Ansızın tepetaklak olan hayatını kahve kokusuyla, soslarla, kokteyllerle, sandviçlerle ve envai çeşit müşteriyle dolu rengarenk bir alemde tedavi eden genç bir kadının öyküsü...

"Dede sana bir şey söylemem lazım."
"Söyle kızım."
"Ben mutluyum."
(Tanıtım Bülteninden)
Büyük beklentiler içinde almıştım.İki cümleden biri Merhaba ben Fulsen ...afakanlar bastı kitabı okurken .asla tavsiye etmiyorum çöpe atmayı düşünmediğiniz saatleriniz için .
Fulsen karakterini çok severek okudum diyebilirim bu kitapta garsonluk mesleğine zorunlu olarak başlayıp sonra da mesleğini sevmeye başlayan Fulsen in mutfakta kurduğu dostluklar, garsonluk mesleğiyle ilgili yaşanan sorunlar ve aşk Çok akıcı dile getirilmiş. Severek bir günde bitirdiğim bir kitap oldu:)
beyaz yakalı işinden sıkılıp bir kafede garsonluğa başlayan bir nevi "dişi mandıra filozofu" hikayesi. işinden memnun olmayanlara tavsiye edilir.
Taktir edilesi bir gelişim... Düşünce yapısının değişimini severek okudum. Daha çok insan onun kadar cesur olsa keşke. Mutluluğu bulabilmek için bizi şartların zorlamasını beklememeyi başarabilsek keşke.
Çok çabuk okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. Yazarın anlatışını tarzını beğendim.kitapta ki karakterleri de çok beğendim ve çok samimi buldum. Beklediğimden daha da iyi bir kitap gerçekten insanlar hayatlarında nasıl mutlu olacağını bilmiyorsa bence bu kitabı okumalı. Okurken çok eğlendim
Otuzlarını geçtiğinde insan yenilikleri denemekten ziyade, mevcudiyetini korumaya meyilli oluyor. Yeni bir ilişkide var olmak, yeni bir arkadaşlık kurmak, arkadaşlığın dostluğa dönüşme ihtimali, kendini, geçmişini, bugününü yeniden birine anlatmak zorunda olmak, yeni bir eve taşınmak, yeni bir işe başlamak hep zor geliyor. Çünkü "yeni"nin sebebi geçmişin başarısızlıkları gibi gözüküyor. İşte bu, otuzunu deviren insanlara daha da koyuyor. "Bu vakte kadar yaşadım da elimde ne var?" diye soran cümleler kurduruyor.
Merhaba ben Fulsen. Otuz iki yaşında bir kadınım. Kimilerinden zayıf, kimilerinden şişmanım. Tartı altmış altı kilo yedi yüz gram gösterdi, yarın değişir. Boyum biraz uzun, saçlarım bayağı kısa. On yedi yaşımdan bu yana yerden bir metre yetmiş altı santim yükseğim, altmış yaşımı geçene kadar değişeceğini zannetmiyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Garson ve Mutlu
Alt başlık:
Bir Kahve, Bir De Kaçış Planı Lütfen!
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
324
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-605-5134-51-8
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
"Ne işim var benim burada? Müşterisi olmam gereken yerde servis yapıyorum. Yaş otuz iki. Çok değil, daha dört ay önce takım elbiselerimin içinde kırıtıyordum şu caddede. Ama hadi evimize gidelim Fulsen. Burası bize uygun bir yer değil."

"Omlet alacağım bir tane. Bir de çay. Omleti yumurtasız yapalım lütfen."

"... bu arada salata rica ediyorum ben. Ama gereksiz yeşillik koymayın içine."

"Vejetaryen bir içeceğiniz var mı? Sıcak, soğuk farketmez."

Garsonluk yedi milletten insanla anlaşabilme yeteneği ve yüksek sabır gerektirir. İçinizden söyledikleriniz duyulmasın diye güçlü mimik kontrolü ve teatral yetenek ister...

Yalnızca statü ve etiketlerin yüksek sesle konuştuğu bir hapishanede yaşıyorsunuz. Ne kadar dayanabilirsiniz? Mutlaka sizi de "daha iyi yerlerde görmek" isteyenler vardır. Onlara bir fincan iyi kahve verin. Sakinleşeceklerdir. Bazı işler geçici olabilir, evet. Ama hayat kesin olarak geçici. Bunu bilirken nasıl durduğu yerde durabiliyor bunca insan?

Blogunda paylaştığı "32'me doğru, garson ve mutlu..." yazısıyla 300.000'den fazla okurun yoğun ilgisiyle karşılaşan Fulsen Türker, ilk romanında herkesin içten içe "ah keşke" dediği büyük dönüşümünü, beyaz yakalıktan garsonluğa uzanan yolu bütün ayrıntılarıyla anlatıyor.

Yalnızca bir meslek değiştirme serüveni değil, insanın kendisi ve geri kalan her şeyle yeni baştan ilişki kurma mücadelesi.

Ansızın tepetaklak olan hayatını kahve kokusuyla, soslarla, kokteyllerle, sandviçlerle ve envai çeşit müşteriyle dolu rengarenk bir alemde tedavi eden genç bir kadının öyküsü...

"Dede sana bir şey söylemem lazım."
"Söyle kızım."
"Ben mutluyum."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • ismihan
  • Özge Ocean
  • Hatice Kızıltepe
  • Franziska K
  • Semanur ÇOBAN
  • Gökçe Aysal Nasır
  • Öz.
  • Belkıs Aslan
  • Gülay Arslan
  • 09:46

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10 (1)
9
%30 (3)
8
%30 (3)
7
%30 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0