Puan

8.610 üzerinden
747 kişi
9/10
·176 syf.·
Beğendi
·
2019 43. kitabı
GECE "Bu kitabı neden yazdım? Delirmemek için." Yıl 1944. Yer: Auschwitz toplama kampı. Hayvan vagonlarına balık istifi gibi doldurulan Yahudiler… Çocuklarını arayan anne babalar, anne-babasını ve kardeşlerini kaybetmiş çocuklar… Çığlık, korku, panik ve karmaşa... Zayıf ve hasta olanlar gaz odalarına, çalışabilecek durumda olanlar ise yaşamak uğruna birbirini ezmeye mecbur bırakılıyor. Auschwitz; ölüm çukurları, eleme geceleri, tecavüzler, açlık ve dehşetle anılan bir yer. Kitabın önsözünde Elie Wiesel şöyle der: “Söyleyecek çok şeyim vardı ama onları anlatacak kelimelerim yoktu.” Bu cümle, Gece’nin bütün duygusal yükünü taşıyor aslında. Gece, Nobel Barış Ödüllü Elie Wiesel’in, ailesiyle birlikte önce Auschwitz, ardından Buchenwald toplama kamplarında yaşadıklarını anlattığı otobiyografik bir eserdir. Okudukça keşke tüm bu anlatılanlar kurgu olsaydı demekten kendinizi alamıyorsunuz. Nazi Almanyası, Hitler, Holokost ve Yahudi Soykırımı üzerine çok sayıda kitap okumuş, film izlemiş olabilirsiniz. Gece’yi farklı kılan şey, bu korkunç dönemin 14 yaşındaki bir çocuğun gözünden aktarılmasıdır. Kurgu eserlerde yazarın abarttığını düşünebilir, anlatıcının tarafsızlığına kuşkuyla yaklaşabilirsiniz. Ancak Elie Wiesel’in yaşadıkları gerçektir; ailesini, inancını, çocukluğunu bu kamplarda kaybetmiş bir çocuğun tanıklığıdır bu. Babası yanı başında can verirken korkudan tek kelime edemeyen bir çocuğun hikâyesi… Kurtulduğunda sadece ailesini değil, Tanrı’ya olan inancını ve insanlığa olan güvenini de yitirmiştir. Elie, o kamplardan sağ çıkan binlerce çocuk gibi ruhunda kapanmaz yaralarla hayata tutunmaya çalışmıştır. İnsan, kendi seçmediği bir aidiyetten dolayı nasıl sorumlu tutulabilir? Yahudi olduğu için çocukların, kadınların, yaşlıların yok edildiği bir dünyada, bu soruyu
Edebiyat
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,029 okunma
Acılarımız tarih kadar eski...Nefes alıp vermek misali olağan...
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 14:47
Evet gidiyoruz.. Geldik ve gidiyoruz. Adına Dünya denen bu durakta nefeslenip, geçip giderken asıl olan ne yaşadığımızdan çok ne yaşattığımız bence. Doğaya, toprağa, suya, hayvana ve bir insanlığa ne yaşattığımız ve dahi ne bıraktığımız. Nasıl davrandığımız? Yaradılış misyonumuzu ne kadar anladığımız? Ne kadar yerine getirebildiğimiz? Elie Wiesel'in gençlik yıllarında yaşadığı insanlık dışı deneyimlerini, sade ama sarsıcı bir dille anlattığı kısa olmasına rağmen etkisi bende uzun süre silinmeyecek bu otobiyografisini okuduktan sonra, giriş bölümüne yazdığım tüm bu sorular beynime hücum etti. Bence bu kitap sadece anı değil, inanç, kimlik ve insanlık üzerinde derin bir sorgulama. Kitabın anlatımı özellikle dikkatimi çeken. Süslü ve dramatik bir dil kullanmadan ve bence neredeyse dümdüz, duygusuz bir üslup. Bana kalırsa bu sadelik yaşananların dehşetini daha da görünür ve hissedilir kıldı. Ve cümleler ilerledikçe o genç çocuğun masumiyetten kopuşunu iliklerime kadar hissettim. Ah babasıyla olan ilişkisi. Bence bu kitabın duygusal omurgasını oluşturdu ve sevgi,suçluluk ve çaresizlik iç içe geçti. Ve bana sürekli bir durup derin derin nefes aldırdı. Sürekli yutkunurken yakaladım kendimi. Öte yandan aklıma takılan diğer sorular. Böylesi bir kötülük karşısında insan nasıl hayatta kalır? İnanç nasıl korunur? Umut nasıl bitmez? Yaratıcıya olan inancın giderek sarılması ve Wiesel'in yaşadığı acılar karşısında yalnızca fiziksel değil, ruhsal yıkımı aslında kitabın bir toplama kampının anlatılmasından daha öte bir inanç krizi hikâyesi gibide. Burada bir parantez açmadan bitirmek istemedim. Bu kadar acıya, bu kadar zulme ve katliama maruz kalmış bir millet şuan, şimdi şu asırda bir başka millete aynı zulmü nasıl reva görür. Aklın bunu anlaması
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,029 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·176 syf.··
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 17:52
Dikkat !!! Bu kitap, yazarın gerçek hayat hikâyesini anlatmaktadır. 30 Eylül 1928 yılında dünyaya gelen dört çocuklu bir Yahudi ailesinin üçüncü çocuğudur. 1944 yılında Nazilerin baskısı sonucu ailesiyle birlikte Auschwitz-Birkenau toplama kamplarına gönderilir. Sol koluna A-7713 damgası işlenir. O artık bir insan değil, sıradan bir numaradır. Kitaba gelecek olursak yazar, geçmişte yaşadığı zorlukları, zulümleri, ailesini nasıl kaybettiğini, Nazilerin yaptığı işkenceleri, insanların bencil bir yaratığa nasıl dönüştüklerini acı gerçeklerle kaleme almış. Yazar, babasını yanı başında kaybederken bile korkudan ve çaresizlikten sesini çıkaramamıştır. Kamplardaki ölüm çukurlarını, gaz odalarını, tecavüzleri, eleme gecelerinde yaşlı ve güçsüzlerin ateşe atıldıkları, açlıkla mücadele ederken yaşadıklarını anlattığı bölümler gözlerinizi dolduracaktır. Kitabı okumaya başladığınızda Ön Söz bölümünden itibaren üzerinizde bıraktığı etkiyi hissetmeye başlayacaksınız. Yazar’ın hayatını okurken yaşanılanları hayalimizde canlandırdığımızda aynı acıları çektiğimizi hissetmişizdir. Ancak günümüzde Yahudi inanca sahip İsrail’in, Müslüman Filistin halkın üzerinde uygulamış olduğu soykırımın, Nazilerin Yahudi vatandaşlara yapmış olduğu zulümden ne farkı vardır. Keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,029 okunma
Odanın Ortasına Oturan Bir Cehennem.
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 142. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:22
Yazıya nereden başlasam bilemiyorum. Akşam saat beşten beri kitap elimde; yarım saatte bir açıp okuyorum, dayanamayıp kapatıyorum, sonra yine elime alıyorum. Belli ki bu gece bitireceğim. Beni az çok tanıyanlar bilir; 19. yüzyıla, Rönesans dönemine ve özellikle de İkinci Dünya Savaşı’na acayip bir ilgim var. Nazi Almanyası’nın o tıkır tıkır işleyen bürokratik deliliğini, toplama kamplarının arkasındaki lojistiği, kimin hangi cephede ne hamle yaptığını hemen hemen ezbere bilirim. Konunun külliyatına bu kadar hakimken, bu kitaba bu kadar geç başlamış olmak kendime kızdım. Ama iyi ki de şimdi okumuşum. Gerçek edebiyat insanı her zaman, ne yapıp edip bir yerinden yakalıyor ve kazanıyor zaten. Bu kitapta da tam olarak bu oldu. Gece’de hiçbir süslü dil, edebi bir şov ya da ağdalı tasvirler yok. Canımı en çok yakan, beni sarsan da bu çıplaklığı oldu. Kitap bağırmıyor, sadece fısıldıyor. Çünkü bunca zaman okuduğum o tarih kitapları, belgeler, rakamlar bir noktadan sonra insanı hissizleştiriyor. "Toplama kampı" diyorsun, gaz odası diyorsun ve geçiyorsun. Ama Wiesel seni o buz gibi gerçekle baş başa bırakıyor. Kitapta kampa ilk adım attığı gece tanık olduğu o sahne zihnimden çıkmıyor mesela: Kamyonlardan o koca ateş çukurlarına dökülen, diri diri yakılan o küçücük çocuklar, bebekler... İnsan bunu okurken bildiği tüm o teorik bilgileri, stratejileri unutup kalakalıyor.Tam o anı anlatırken kitapta geçen şöyle bir cümle insanın içine işliyor; "O geceyi, kamptaki ilk gecemi asla unutmayacağım; hayatımı yedi kez kilitlenmiş tek bir uzun geceye dönüştüren o geceyi. O dumanı asla unutmayacağım. Küçük çocukların bedenlerinin sessiz bir gökyüzü altında alevlere dönüşmesini asla unutmayacağım. İnancımı sonsuza dek tüketen o alevleri asla unutmayacağım." İşte bu yüzden kitabın adı Gece.
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,029 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 18:29
“Tanrı nerede?” “Nerede mi? İşte tam burada -burada asılı,bu darağacında…” Elie Wiesel,1944’te,ailesiyle beraber Auschwitz,ardından Birkenau’ya gönderildiğinde henüz 16 yaşındaydı. Gece,onun bu hatıralarının kitabıdır:Bir daha hiç görmediği annesi ve küçük kız kardeşinden ayrılışı,babasıyla açlığı,soğuğu,darbeleri ve işkenceyi paylaştığı kamplar… ve insan onurunun kaybetmenin utancı. İkinci dünya savaşı hakkında okuduğum hiçbir kitaba benzemiyor çünkü yazar bizzat kendi yaşadıklarını kaleme almış.Düşününce aklımın alamadığı şeyleri Elie daha 15 yaşında bir çocukken yaşamış.Savaşın,ırkçılığın izlerini ömür boyu taşımış ve son olarak bunu kaleme almak istemiş.Mutlaka herkesin okuması gereken bir kitap.
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,029 okunma