1000Kitap Logosu
Genetik Epistemoloji
Genetik Epistemoloji
Genetik Epistemoloji

Genetik Epistemoloji

Çocukta Ruhsal ve Zihinsel Gelişme

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.0
3 Kişi
8
Okunma
3
Beğeni
462
Gösterim
70 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 1 sa. 59 dk.
Adı
Genetik Epistemoloji (Çocukta Ruhsal ve Zihinsel Gelişme)
Basım
Türkçe · Türkiye · Birey ve Toplum Yayıncılık · 1984 · Karton kapak
  Genetik epistemoloji bilgiyi, özelde bilimsel bilgiyi, onun tarihi, toplumsal türeyişi (socio-genesis) ve özellikle de üzerinde kurulduğu kavram ve işlemlerin psikolojik kaynakları gibi temeller üzerinde açıklamaya çalışır. Bu kavram ve işlemler büyük ölçüde sağduyudan çıkarsandıkları için, kaynakları da daha yüksek bir düzeyden bir bilgi olarak önlemlerine ışık tutabilir. (Kitap’tan)
7.0
10 üzerinden
3 Puan · 2 İnceleme
Aleyna
Genetik Epistemoloji'yi inceledi.
70 syf.
piaget’in temel epistemolojik bakış açısı nedir ve geleneksel felsefi epistemolojiden hangi yönüyle farklıdır? piaget’in bilgi teorisi temelde şu soruyla ilgilidir: “(gelişimsel olarak) belirli bir epistemik gerçek veya özellik nasıl mümkündür?” örneğin, mantık ve matematikte yer alan gerekli doğruların çocuğun ilk karşılaştığı olumsal olanlardan çıkması; yetişkinliğin epistemik nesnelliğinin, çocukluğun öznelliğinden ve benmerkezciliğinden gelişmesi; adalet, tarafsızlık ve karşılıklılık özelliklerini içeren nesnel sosyal yapıların, bu özelliklerden yoksun bireysel davranış kalıplarından gelişmesi; bilimsel bilginin daha önceki tarzlardan gelişmesi… tüm bunlar nasıl mümkün olabilir? kariyerine organizmaların gelişim sırasında çevrelerine uyum sağladıkları süreçlerle ilgilenen bir biyolog olarak başlayan piaget, çocukların verdiği yanlış cevaplarla ilgilenmeye başladı. bu "hatalar" rastlantısal olmaktan çok sistematik görünüyordu ve çocukların zihinsel yeteneklerini geliştirmelerinde bazı temel tutarlılıklara işaret ediyordu. piaget, insan bilgisinin gelişiminin içsel bir mantığı olduğunu, bunun da tüm çocuklar tarafından aynı sırada inşa edildiği anlamına geldiğini teorileştirdi. bu sekans, insan bilgisinin doğasından ve çocuğun kendi eylemlerinden ortaya çıkıyordu. temel yapı taşlarını ve gelişim süreçlerini evrensel olarak görmesine rağmen, gelişmenin kendisini çocuğun kendi inşası olarak gördü. piaget, tüm çocukların bilişsel gelişimin sıralı bir dizi aşamasından geçtiğini öne sürdü. bu gelişme, içsel motivasyon, asimilasyon ve uyum ve denge süreçlerinden kaynaklanır. çocukların çevre üzerindeki eylemleri, gelişimin temel yapı taşlarıdır. piaget, dünyanın zihinsel temsillerinin başlangıçta kendi algılarına ve deneyimlerine odaklandığından, çocukların yetişkinlerden farklı düşündüklerini savunmuştur. yaklaşık elli yıllık gözlemleri sonucunda ise bebeklerin nesne kalıcılığı anlayışından yoksun olduğu sonucuna vardı. yetişkinler olarak, nesnelerin aslında bizim görüşümüzde olmadıklarında da devam eden bir varoluşa sahip olduklarını biliyoruz: bir şeyi bir yere koyduğumuzda, aynı yere geri döndüğümüzde onu tekrar bulmayı umuyoruz. piaget, hepimizin bu inançtan tamamen yoksun olduğumuz bir aşamadan geçtiğini/geçmesi gerektiğini önerdi. piaget'e göre dünya, genç bebek için tamamen süreksizdir ve ancak gerçekten bir şekilde algılandığında var olur, öyle ki bir nesne görüş alanı dışında olduğunda artık çocuk için var olmaz. piaget, bir bebeğin zekasının esasen pratik olduğunu, çünkü çevresiyle olan tüm etkileşimlerin ya duyusal ya da motor olduğunu öne sürdü. bu nedenle, gelişimin ilk aşaması duyu-motor aşaması olarak bilinir. nesne sürekliliğinin olmaması, bu aşamada oldukça karakteristiktir ve bebeğin son derece benmerkezci olduğu kabul edilir (yani, başka insanlar veya ayrı, bağımsız bir varoluşa sahip şeyler kavramlarına sahip değildir). duyusal-motor evre doğumdan yaklaşık 2 yaşına kadar sürer ve bunu diğer gelişim aşamaları izler. piaget'in teorisi çocuk gelişiminin en eksiksiz teorisi olarak kabul edilir. yeni doğan çocuğun refleks eylemlerinden başlar ve çocuk dünya hakkında bir anlayış geliştirdikçe bunların nasıl geliştiğini açıklar. bu gelişimin son aşamasında, biçimsel işlemsel düşünme, çocuk soyut kavramları sistematik olarak manipüle edebilir. bu 'merkezleme' fikri -bebeğin kendisini dünyasının merkezi ve hareket eden gücü olarak hissetmesi hissi- piaget'in teorisinin çoğunu, özellikle merkezleme ve benmerkezcilik fikirlerini kullanır. bebeklerin bir durumun tek bir yönüne odaklanma veya "merkezlenme" eğilimi, kendi algılarının tam hakimiyetini gösterir. örneğin, bir nesne görüş alanından kaybolduğunda ve sanki nesne varlığını yitirmiş gibi davrandığında, kendi algılarına 'merkezleniyorlar'. piaget, kişinin kendi bakış açısının baskın olduğu bu tür bir merkezlemeye "benmerkezcilik", yani diğer insanların veya nesnelerin ayrı varoluşunun farkında olunmaması, adını vermiştir. bu nedenle, diğer insanların görüşlerinin çocuğun kendi görüşleriyle aynı olduğu görülür; nesneler yalnızca çocuk tarafından algılandıklarında var olurlar. peki bebek ilk başta dünyayı yalnızca "geçici tablo" olarak görürse, kalıcı bir dünya kavramı nasıl oluşur? piaget'e göre bebekler, tekrar eden eylemler ve bunların etkileri deneyimiyle, eylemlerin sonuçları olduğunu anlamaya başlarlar. örneğin, en erken aşamalarda, bir nesneden uzağa bakmak nesnenin "kaybolmasına" ve aynı konuma geri dönüp bakıldığında yeniden ortaya çıkmasına neden olur. piaget'e göre burada olan şey, bebeğin hem hareket hem de etkileri hakkında zihninde bir şeyler depolamasıdır; zihinsel bir temsildir. piaget'in bilişsel gelişim hakkındaki fikirlerinin bir sonucu olarak 'keşif öğrenimi' olarak bilinen pedagojik bir yaklaşım geliştirildi. bu, öğretmeni aktif bir öğretmen olmaktan ziyade gelişimsel olarak uygun bir öğrenme ortamının sağlayıcısı olarak konumlandırır. kitaba dönecek olursak -evet henüz kitaba dönmemiştik- aktardığım çoğu şeyi barındırmadığını, barındırdıklarını da düzensiz yığdığını söyleyebilirim. çoğu bilgiyi diğer kitaplarından çevirmeye gayret ettim fakat bu kitap tam bir hayal kırıklığıydı. hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum, devam edelim. piaget, zihinsel gelişim alanının kurucusu olan ve çok gözlü gözlem gücüne sahip olan bir kuramcı olmasına karşın çocukların bilişsel faaliyetlerinin sosyal bağlamının önemini fark edemediği, bebeklerin dünyayı nasıl öğrendikleri konusunda yeterince açıklayıcı olmadığı gibi eleştirilere maruz kalmaktadır. günümüzde yeni araştırmalarla birlikte zihinsel gelişimin piaget’in öne sürdüğü gibi dönem dönem olmadığı gösterilmiş ve halen kuramın eksiklikleri/yanlışlıkları tamamlanmaya çalışılmaktadır. keyifli okumalar.
Genetik Epistemoloji
7.0/10
· 8 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
24
yerkuşağı
Genetik Epistemoloji'yi inceledi.
70 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Açıkçası kitap pek açıklayıcı bilgilere sahip değildi tabi ki eleştirecek konumda değilim ama ben örneklerin aşırı uçta olduğunu düşünüyorum okurken pek keyif alamadım.
Genetik Epistemoloji
7.0/10
· 8 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3