Geride Kalan

Tekin Özertem
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 38 dk.
Sayfa Sayısı:
340
Basım Tarihi:
Mart 2019
İlk Yayın Tarihi:
Şubat 2015
Yayınevi:
Delidolu Yayınevi
ISBN:
9786052349540
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Ahh o güzel İzmir
10/10
·340 syf.··
2021 4. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 15:36
Gerçekten çok doyurucu bir tarzı var.Okurken (hani nerdeee o eski bayramlar...derler ya büyükler)70.80 yıl önceki İzmir de çocukluk günlerine götürüyor bizi.Bununla kalmayıp bilgilerde veriyor.Keşke biraz da resimler koysaydı kitabın içine yazarımız. Belki çogu insanın (50 yaş ve üzeri)bildiği ve yaşadığı şeyler.Çok iyi gözlemleri var ve bunları bize hiç tekrara düşmeden akıcı bir şekilde aktarıyor. Böyle kendi şehrini ve çocukluğunu gençliğini kaleme almak isteyenler için güzel bir örnek. İzmirde yaşayan veya bir şekilde bu güzel şehirle yolu kesişen herkes okumalı derim.
Hayat
Geride KalanTekin Özertem · Delidolu Yayınevi · 20196 okunma
“AHMET BENİ FEVZİPAŞA BULVARI’NA ÇAĞIRDILAR”
Puan vermedi·340 syf.··
2024 79. kitabı
İnsanın kendisini bir şehre ait hissetmesi ne güzel. Bu, o şehrin tarihini araştırmak, hangi binada ne olaylar yaşandığını öğrenmek, şehrin eski fotoğraflardaki hâli ile bugünkü hâlini karşılaştırmak arzusunu beraberinde getirir. O zaman, orada ister iki yıl kalmış ol, ister kırk yıl, kendi hayat hikâyeni de şehrin tarih katarına ucundan bindirmeye çalışırsın. Her türlü sorununu, çirkinleştirilmiş yanlarını, değerlendirilemeyen fırsatlarını bildiğim İzmir şehri, yine de Türkiye standartlarının üstündedir. Hatta onu ilçeleriyle bir bütün hâlinde ele alırsak, dünya standartlarında bir şehrimiz olduğunu söyleyebiliriz. 1922 yangınıyla çok şey kaybetmiş olsa da, İzmir hâlâ İzmir’dir. Hem şunun şurasında elimizde yüzüne bakılır kaç şehir kaldı ki? Sanat insanı Tekin Özertem, İzmir merkezinde geçen çocukluğunu anlatmış “Geride Kalan” kitabında. Şehrin tarihini de buna katmış. İzmir’in Konak ilçesinin gündelik yaşantısına dair güzel bilgiler edindim. Şehrin maruz kaldığı değişimin hızı karşısında da şaşaladım. Üzülmek ne fayda? Bir hikayeyi anlatabilmek başka, onu anlatmaya değer bulmak daha başka. Tekin Özertem’i, yaşadığı en ufak şeyleri bile anlatmaya değer gördüğü için kutlarım. Keşke herkes onun gibi davransa, otobiyografik eserlerimizin sayısı artsa. Siyasî tarihten, gündelik tarihe sıra gelmiyor… Bakmayın siz İzmir sevgisinin bugünlerde alaya alındığına. Kendi şehrini seven insanlar olmaları fena mı? Elbette ki sevgi lâyıkıyla korumaya yetmiyor ama, şehirlerimizde alınan kararlar karşısında biz sıradan vatandaşların ne etkisi olabiliyor ki? Her şeye rağmen kesintisiz sahilinin uzunluğu, İkinci Kordon’un Avrupaî havası, göreceli ferahlığı, bereketli kırsalı ve eşsiz tarihî eserleri olduğu yerde duruyor. Yine de Türkiye’nin insan elinden çıkma genel çirkinliğinden o
Geride KalanTekin Özertem · Delidolu Yayınevi · 20196 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Tekin ÖzertemYazar · 4 kitap
1965-1969 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Kürsüsü Klasik Diller ve Edebiyat bölümünde “psikoloji” yüksek öğrenimi gördü. 1970 yılından itibaren aynı fakültede “çocuk tiyatrosu” üzerine doktora eğitimine başladı ve 1976 yılında da bu alanda “doktor” unvanını kazandı. Çalışma hayatına ise henüz 10 yaşındayken, İzmir Radyosu Çocuk Kulübü’nde oyuncu olarak atıldı. 1960’dan itibaren hem radyoda, hem de İzmir Devlet Tiyatrosu’nun “çocuk oyunları” bölümünde görev yapmaya başladı; 1964’de bütünüyle İDT’ye transfer oldu. 1969 yılında, o sıralarda yeni kurulan TRT’ye memur olarak girdi ve 9 yıl süreyle bu kurumun Çocuk ve Gençlik Programları Müdürlüğü’nde yapımcılık, yönetmenlik, sunuculuk, program-senaryo yazarlığı gibi görevler yürüttü. Sonraki yıllarda “ABC Müzikli Alfabe” adıyla derleyeceği özgün çocuk şarkıları koleksiyonuna ilişkin ilk güfte ve beste çalışmalarını, 1972-73 yılında “Bizim Sokak” programında sanatçı Doğan Canku ile birlikte gerçekleştirdi. Bir çok programda Canku ve grubu Modern Folk Üçlüsü ile birlikte çalıştı. 1975 yılında, TRT yetkililerine, Türk televizyonculuk tarihinin ilk drama dizisi olan “Aşk-ı Memnu”nun (Yasak Aşk) yapım projesini teklif etti. Projenin yetkililerce kabul görmesi üzerine, Halit Ziya Uşaklıgil’in ilk kez 1898 yılında yayımlanan bu Ünlü romanını, o dönemin en popüler yönetmenlerinden Halit Refiğ’in yorumuyla 4 bölüm olarak beyazcama uyarladı. 35 mm ve siyah-beyaz olarak çekilen dizi izleyiciden olağanüstü bir ilgi gördü ve sonraki yıllarda adı Türk televizyonculuğunun ölümsüz klasikleri arasında anılmaya başlandı. 1978’de Çocuk ve Gençlik Programları Bölümü müdürlüğüne atanan Özertem, 1989 yılına kadar bu görevi büyük bir başarıyla yürüterek ulusal televizyonculuk tarihimizin en popüler, aynı zamanda da pedagojik açıdan en özenli biçimde hazırlanmış çocuk ve gençlik programlarına imza attı. Bu yıllarda senarist, yapımcı, yönetmen ya da sunucu olarak yapımında görev aldığı, her biri o dönemin çocuk izleyicilerinin belleğinde unutulmaz izler bırakan programlardan bazıları şöyledir: “Çocukların Televizyonu”, “Zaman Zaman İçinde”, “Elif’in Düşleri”, “İncik İle Boncuk”, “Bizim Sokak”, “Küçük Ülkü ve Devrimler”, “Çocuklarla Baş Başa”, “Aliş İle Zeynep”, “Uykudan Önce”, “Karagöz’ün Maceraları”, “Karagöz”, “Boğaç Han”, “Deli Dumrul”. 1978-1989 yılları arasında Avrupa Yayın Birliği (EBU) Çocuk ve Gençlik Programları Çalışma Grubu’nda TRT temsilcisi olarak görev yapan Ünlü televizyoncu, aynı dönemde TRT Çocuk Korosu ve Çocuk Halk Dansları Topluluğu’nun kurulmasında da öncülük etti. 1970 ve 80’lerde, çocuk programcılığına yönelik çalışmalarının yanısıra, “Anadolu Türk Halk Resim Sanatı” (Yapımcı-Yönetmen), “Boğaz İçinde Zaman” (Yönetmen), “Kısmet” (Yönetmen) ve “Gençlik Forum” (Program Koordinatörü-Sunucu) gibi yapımlarda da çeşitli görevler üstlendi. Özertem, 1980’lerde meslek hayatının en anlamlı projelerinden birini hayata geçirerek, “TRT 23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği”ni tasarlayıp gerçekleştirdi ve dünyanın dört bir köşesinden çocukların katıldığı bu muhteşem gösteride 12 yıl boyunca “Organizasyon Komitesi Başkanı” olarak çalıştı. 1989-1991 yılları arasında TRT Ankara Televizyonu Müdürlüğü yaptı. Aynı zaman diliminde, (1990-1994) TRT Televizyon Daire Başkan Yardımcılığı görevinde de bulundu. 1994-1997 yılları arasında, TRT yapımlarını izleyerek içlerinde yer alabilecek zararlı unsurları belirleyen ve bu yapımları ilgili birimlere yeniden düzenleten Yayın Denetleme Kurulu’nda üye olarak yer aldı. 1997 yılında, TRT’den emekli olmasını takiben, Kanal D’de çocuk programları danışmanlığı ve program yazarlığı yapmaya başladı. Aynı yıl, Genel Müdür Faruk BAyhan’ın isteği üzerine “Kanal D Çocuk Kulübü”nü kurdu ve danışmanlığını üstlendi. Bu kanalda yayımlanan “Çocuk Kulübü” ve “Kurabiye” adlı programların da senaryo yazarlığını gerçekleştirdi. Yine aynı süreçte, ülkemizde seçkin yerli ve yabancı filmlerin dağıtımını üslenen Umut Sanat Ürünleri Filmcilik Şirketi’nde de genel koordinatörlük görevini yürütmeye başladı. 2000 yılında, bu şirketin yapımcılığını gerçekleştirdiği ikinci Uzun metrajlı sinema filmi olan “Dar Alanda Kısa Paslaşmalar”da (Yönetmen: Serdar Akar) dramaturg olarak çalıştı. Kanal D’nin çocuklara yönelik özel programcılık bölümünü 2007 yılında lağvetmesinin ardından, kuruluşuna öncülük ettiği bu oluşumdan ayrıldı. Halen Umut Sanat’taki koordinatörlük görevini sürdürmekte ve çocuk yayıncılığına ilişkin nitelikli çalışmalar yürüten kişi, kurum ve kuruluşlara danışmanlık hizmeti vermektedir. Kendisinin, bunların yanı sıra, “Karagözüm İki Gözüm” ve “Oyun İçinde Oyun” adlı çocuk oyunları, “Memduh Mutlu’nun Mutsuz Sonu” adlı bir oyunu, “Çocuk Tiyatrosu” ve “Türkiye’de Çocuk Tiyatrosu” adlı iki araştırma eseri, “Hep Tellere Takıldı Uçurtmalarım” adlı bir şiir kitabı, yanı sıra da halen yayın hazırlıkları süren “Sen de Boya Dünyayı” adlı bir çocuk şiirleri kitabı bulunmaktadır. Özertem, çocuklar için televizyon ve çocuk tiyatrosu alanında gerçekleştirdiği çalışmalar nedeniyle UNICEF Türkiye Millî Komitesi tarafından iki kez ödüle lâyık görülmüştür.