İstiridye komşusuna dedi ki: “İçimde büyük bir acı duyuyorum; ağır ve yuvarlak. Yüreğimi daraltıyor.”
Öbür istiridye kurumlu bir tavırla cevap verdi: “Şükürler olsun göğe ve denize! İçimde hiçbir acı hissetmiyorum. Sağlığım yerinde, kalbimden kabuğuma kadar çok iyiyim.”
O sırada, bir yengeç geçti oradan, iki istiridyenin konuştuklarını duydu ve çok iyi olduğunu söyleyen istiridyeye şöyle dedi: “Gerçekten de sağlığın mükemmel. Ama komşunun yaşadığı acı, olağanüstü güzellikte bir inciden kaynaklanıyor.”
Günlerden bir gün, Birkasha prensinin sarayına çalgıcılarıyla birlikte bir rakkase geldi. Saraya kabul edildi ve lavta, flüt ve kanun nameleri arasında, prensin huzurunda raksetmeye koyuldu.
Alevlerin raksını oynadı önce, ve kılıçların, mızrakla rın raksını, ardından yıldızların ve uzayın raksını.Ve rüzgara tutulmuş çiçeklerin raksını.
Bundan sonra prensin tahtı önünde durarak bedeniyle eğildi.
Ve prens biraz yaklaşmasını istedi ve ona dedi , "Güzel kadın, zerafet ve letafetin kızı, sanatın nereden geliyor? Ve nasıl oluyorda bu uyumlarının ve uyaklarının tüm unsurlarına hükmedebiliyorsun?"
Ve rakkase bir kez daha prensin önünde eğildi ve yanıtladı, "Güçlü ve zarif Efendi, sorularınızın yanıtını bilmiyorum. Bildiğim odur ki filozofun ruhu kafasında, ozanınki yüreğinde yaşar; şarkıcının ruhu gırtlağında gezinir; ama rakkasenin ruhu tüm bedenindedir."
... Şimdi kral hepinizsiniz.
...
Kral:
-Ben değil, ben değil. Siz kendiniz kralsınız.
...Ben hepinizin aklında ki bir düşünceyim yalnızca, ve sizin eylemleriniz dışında var değilim. Yönetici diye kimse yok; yanlızca yönetilen, kendini yönetmek üzere var.
Birgün Güzellik ve Çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar.”Haydi, denize girelim." dediler.
Giysilerini çıkartıp sularda yüzdüler.
Bir süre sonra, Çirkinlik kıyıya dönüp
Güzelliğin giysilerine büründü ve yoluna gitti.
Ve Güzellik de denizden çıktı; kendi giysilerini bulamadı; ama çıplak olmak utandırıyordu onu; çaresiz Çirkinliğin giysilerine büründü, yoluna devam etti.
O gün bugündür erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır.
Ancak içlerinden Güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki, giysilerine bakmaksızın tanırlar onu. Ve yine Çirkinliğin yüzünü bilen kimileri vardır ki, giysi onu gözlerinden gizleyemez.