Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
160
Basım Tarihi:
Kasım 2019
Yayınevi:
Morena Yayınevi
ISBN:
9786056970351
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·160 syf.·
2022 9. kitabı
Kitabın ilk bir iki bölümünde okumayı bırakmak aklımdan geçse de, devam et diye bir ses vardı içimde! İyi ki de etmişim. Kâh eski bir siyah beyaz Yeşilçam filmi, Kâh bir Mahzun Kırmızıgül filmi, Kâh gerçekte bu olayları yaşamış insanları tanıyorum hissi ile İçimde ki o sesin gevezeliğine teşekkür ettim. Geçmişten güncele güzelce bağlanan, yaşanmış ve yaşa(n)maya devam eden toplumun ayrıştıran bakış açısı ve baskıları, Ortak acıları çok güzel işlemiş. Anadolu'ya has!! özellik olan babanın çocuklarına açık bir sevgi göstermeme gereksizliğini çok çok güzel anlatmış tüm kitap içinde. Ayrıca kitabın yazarı, bir okurdan alabileceği bunca iltifattan daha değerli bir şey aldı; Yazdıklarının bir kalbe dokunabildigini gösteren SON SAYFADA Kİ "Bana da yıllarca sana hasret kalmış bir baba lazım" Cümlesi ile bir kaç damla yaş ödülü! Tebrikler Menduh Bayezit, peşindeyim haberin olsun.
GünahMenduh Bayezit · Morena Yayınevi · 201919 okunma
Işığın önündeki günah dağını delmeye var mısınız?
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 60. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2020 04:50
Işığın önündeki günah dağını delmeye var mısınız? Tek bir an, kişinin kendi yüreğinde tutsak olmasına, vicdanının gardiyan olmasına yetebilir miydi? Üstelik gitgide duvarları daralan bir yürekte tutsak kalmak... Ferhat canından çok sevdiğiyle evli ve çocuklu olmasına rağmen, kendi tutukluluğundan kurtulamaması ona büyük bir acı vermeye başlamıştı. Dalgınlıkları uzamış, düştüğü kuyudan bir çıkış yolu olması için içten içe dua ediyordu. Oysa köyünden ne büyük umutlarla ardına bakmadan çıkmıştı. Şimdi ise Hz. Yusuf gibi bir kuyuya atılmıştı ama artık ağabeyleri de yoktu. Ona bir asa gerekiyordu; Hz. Musa'nın asası gibi... O kuyuyu yarıp, onu erince, ışığa ulaştıracak bir asa... İstediği yalnızca bir "Son Işık". Oysa oldurmazları olduran bir varlık vardı. Sen yeter ki gönülden eyleme geç. . İstanbul'a ilk geldiğinde ne çok sevinmişti babasının ve ağabeylerinin baskısından, dayağından kurtulduğuna. Oysaki burası büyük şehirdi, ama bazı insanları küçüktü. Sanki cehennemin katmanları arasında geziniyordu... Yine kaçmıştı... Hep koşmuştu, hep ışık aramıştı Ferhat. Şirin'i için değil, kendisi için delmeliydi önündeki engelleri. . Bir yüzü kara bir yüzü ak olan İstanbul'da vardığı son durak, onun umut ışığı olmuştu. Ama aylar sonra yaşadığı o ufacık an, bu kez hiç kaçamayacağı yüreğinde tutsak etmişti onu. Yine de yılmamıştı Ferhat. Onca kötü günlere rağmen adının anlamı gibi sevinç ve neşeye kavuşmak için yüreğini de delmeyi göze aldı. Sonrası mı? . Yazarın okuduğum ikinci betiğinde yine içe dokunan gerçekçi bir öykü var. Büyük umutlarla gelinen bir şehirde, oradaki yoldan çıkmışların sömürüsüne tanık olurken, inci mercan gibi seyrekleşmiş iyi kişilerin de olduğunu okurken var olduklarının bilincine de varıyoruz. Yine doğunun ve batının değerlerini güzelce işleyen ve bunu
İlişkiler
GünahMenduh Bayezit · Morena Yayınevi · 201919 okunma