Bu kitabı okuduktan sonra dini bir kitap okumak isteyen gençlere Kur'an okumalarının yanı sıra Erhan Aktaş'ın " Hangi İslâm" kitabını okumalarını tavsiye ederim. Zira toplumumuzda İslam ile alakasız o kadar dinî kitaplar yayıldı ki, İslam dışında her şeyi bulabilirsiniz böyle kitaplarda.
Erhan Aktaş' ın "Hangi İslâm" kitabının adı ile içeriği uyumlu olmuş. Zira kitap, İslam dini adı altında yaşanılan bu dinin aslında İslam dini olmadığına ve toplumda İslam olmayan sözde İslam dinleri anlatıldığına dikkat çekmekte.
Kitabında " İnandığım İslam dinini nereden öğrenmeliyim?" Sorusuna yanıt verir Erhan Aktaş. Ayrıca, İslam dini adına mistisizm, tarikat, mezhep, tasavvuf, töre, kültür gibi bir çok yapıların öğretisi altında yaşayan, fakat bunun ayırdına varamayan, kendisini müslümanca yaşadığını sanan bir çok insanların varlığından söz eder. İslam diye yaşanılan "dinin" düpedüz İsrailiyat olduğunu, Kur'an ile alakasızlığını ısrarla anlatır. İnsanlar neye inandıklarını bilme bilincinde olmalıdır, Akıl nimetini bir başka birine vermekle değil, insanın kendi aklı ile anlaşılmaz diye yutturulmaya çalışılan, dinin tek kaynağı Kur'an'a yönelme ile mümkün olacağına vurgu yapar.
Kitap, " şirk, tasavvuf postuna bürünerek İslam'dan intikam aldı" deyimine dikkat çekerek, maalesef bu şirk çukurunda, Müslümanların, sanki İslam'mış gibi cemaat, tasavvuf adı altında büyük bir övünç ile yaşadıklarına dikkat çeker.
Kitap, âlim/din sınıfının İslam'ın tek kaynağı Kur'an'ın öğrenilmesinin önünde en büyük engellerden biri olduğunu savunur. Âlim denilen din adamlarının, dini doğru anlaşılmasına değil, bir çok sapkın dinlerin ortaya çıkmasına katkı sağladığını mantıklı sorular sorarak ve açık deliller getirerek uzun uzun anlatır.
Salât, tevhit, sabır, şükür, zikir, veli, şirk, takva,