Adı:
Hatırla Beni
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051557199
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Hatırla Beni
Hatırla Beni
Hatırla Beni bir kadın yazar tarafından, kadın diliyle yazılmış, alanında bir ilk roman… 12 Eylül’e uzanan yılların Ankara’sında sertleşen sosyal atmosferin, kavganın, şiddetin, kutuplaşmanın, haksızlıkların göbeğinde, umudunu son âna kadar kaybetmeyen, yüreğinde taptaze ve kökü çok derinlere inecek bir sevda yeşerten bir genç kızın, Gülden’in iç burkan hikâyesi… Hatırla Beni aynı zamanda ülkenin ve genç ömürlerin bel kemiğine âdeta bir kılıç darbesi gibi inen ihtilâl ile telafisi zor, ağır yaralar alan ülkücülerin romanı… Olayların kontrolden çıkışıyla birlikte büyük kayıplar yaşayan ve firarî durumda yıllarca Orta Anadolu’da küçük bir çocuk ve ona tamamen yabancı bir adamla birlikte oradan oraya savrulan Gülden, girdiği ağır depresyondan çıkabilecek ve sevdiğine, Murat’ına kavuşabilecek midir? Hayatlarına kast edilen, hapsedilen, işkence gören ve devlet için mücadele ederken devlet eliyle mahkûm edilen, sesini yükseltmeyi onur meselesi sayıp köşesine çekilen ülkücüler psikolojik bunalımdan nasıl sıyrılacaklardır? Yıkıntıların arasında henüz can vermemiş boynu bükük bir filiz gibi direnen sevdalarına sahip çıkabilecekler midir? İlk yayımlandığında okurun yoğun duygusal tepkisiyle karşılaşan ve yazarının ilk romanı olma özelliği taşıyan Hatırla Beni, eskimeyecek bir roman olarak raflarda yer alacak. Çünkü ruhen ve bedenen yaralanan o ülkücüler hafızalarda hep taze kalacak.
432 syf.
·Beğendi·10/10
Her şey yazılabilir bu kitap üzerine.
Şiir mesela.. Roman belki !
Eleştiriledebilir.
Bir yazarın, okuyucunun boğazına dikenli tel sokma hakkı var mıdır diye kızıladabilir.
Velhasıl her şey yazılıp çizilebilir bu kitap hakkında…

Aşan bilir karlı dağın ardını
Çeken bilir ayrılığın derdini…

Allah’ın adını ve adaletini yeryüzüne hâkim kılma ülküsünü kendine şiar edinmiş Büyük Türk milletine duyulan kara sevdanın adıdır Ülkücülük.
Devlet için mücadele ederken beklemedikleri bir şekilde devlet tarafından yeşil ekin biçilir gibi biçildiler. Boğazlarında kaldı hayalleri, sevdaları.. Gelecekleri talan oldu, yaşananlar yalan oldu. Yine de konuşmayı anlatmayı onur meselesi yaptılar, sustular, dağlar kadar acıyı yüreklerine gömdüler..
“Vatan sevmenin çilesini biz çektik, edebiyatını onlar yaptı.” diyordu Rahmetli Muhsin Başkan.
Sebepsiz söylenen söz var mıdır?

Eser belki de alanında bir ilk.
Bir kadın yazar, binlerce ülkücünün çektiği binlerce acıya küçücük bir bakış atmış.
Yaşananlarla anlatılanlar elbette oranlanamaz !

Eser genç bir kızın günlük tutmasıyla başlıyor, okurken su gibi akıp gidiyor. Duygu aktarımı muhteşem; yer yer duygu yer yer heyecan, biraz korku, biraz hüzün !

Yazarımız klinik psikolog. Diyebilirim ki uzmanlığını eserine layıkıyla yansıtmayı başarmış.

Günümüz Türkiye’sinde maalesef okumayan, sorgulamayan, karşılaştırma yapamayan, savunduğu veya reddettiği bir şeyi niye savunduğunu veya niye karşı olduğunu açıklayamayan bir nesil bir toplum yetişti.

Kitabı okuyunca 39 yıl öncesiyle günümüz arasında pek çok şeyi düşünecek, o günden bugüne - bugünden o güne bakabileceksiniz.

Bence gerçekten de çok şey yazılabilir bu kitapla ilgili. Çok şey !

21.02.2019 23:52 Erciş
408 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Türk siyasi tarihinin eski dönemleri o kadar tek taraflı anlatılmaktadır ki, bildiğiniz şeyleri bile size unutturabilir. Medya ve edebiyat destekli en büyük ön yargılardan birisi de 12 Eylül'de sadece sol görüşlü insanların işkence gördüğü, hapis yattığı, öldürüldüğü, zulüm ve baskı görmüş olması algısıdır. Oysa bu konuda da hep tek taraflı bir algı oluşmuştur. Bu algının bence iki önemli sebebi vardır. Birisi, bir tarafın acısını aktarmak, paylaşmak ve dile getirmekteki başarısı, ikincisi de diğer tarafın bu acılarla mücadele etmenin yolu olarak susmayı ve içine atmayı tercih etmiş olmasıdır. Elbette her iki ideolojinin devlete bakış açıları da bu durumu açıklayacak şifreler içermektedir. İşte bu noktada yazarın kitabın adıyla müsemma olarak okuyucuya pek çok şeyi hatırlattığını anladım.

Bu dönemi karşıt görüşü tarafından da taşkın bir seviyeye gelmeden okunabilecek halde kaleme almış bir roman aranıyorsa bence bunun miladı Hatırla Beni olabilir. Zira Milliyetçi edebiyatın biraz kendi çevresi ve içinde kapalı olması sıkıntısını aşabilecek bir üsluba sahip. Geçmişte kendisini dışarıya tanıtmak ve insanları kendi düşüncesi etrafında toplamak için reklamvari stratejilerden uzak durmak gibi içe kapalı yol izleyen sağ siyasetinin güncel ideologlarının daha kararlı, kendisini daha iyi ifade edebilen ve argümanlarını karşısındakilere daha ikna edici olarak sunabilen eğitimli bir altyapısı var. Yıllardır suskunluğu ve içe kapanıklığını devlete zarar vermekten imtina etmek yerine yobazlık ve sığlık olarak algılayan bir kesime kendi düşünce dünyasının derinliğini keşfetmek için sunulmuş bir zeytin dalı gibi de görebilirsiniz. Bu nebze katmanlı, bir genç kızın saf düşüncelerinden, eylemli ideolojiye geçişinin etkili şekilde anlatıldığı, kaybedilenlerin karşısında hiçbir şey kazanılamamış olunmasının vurgulanması adına muazzam bir roman.
Gökyüzü ağır, yeryüzü kahır içinde, ben arasında kabre girmiş gibi çaresiz. Çıkamıyorum. Nefes alamıyorum. Bir son tahayyül edemiyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hatırla Beni
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051557199
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Hatırla Beni
Hatırla Beni
Hatırla Beni bir kadın yazar tarafından, kadın diliyle yazılmış, alanında bir ilk roman… 12 Eylül’e uzanan yılların Ankara’sında sertleşen sosyal atmosferin, kavganın, şiddetin, kutuplaşmanın, haksızlıkların göbeğinde, umudunu son âna kadar kaybetmeyen, yüreğinde taptaze ve kökü çok derinlere inecek bir sevda yeşerten bir genç kızın, Gülden’in iç burkan hikâyesi… Hatırla Beni aynı zamanda ülkenin ve genç ömürlerin bel kemiğine âdeta bir kılıç darbesi gibi inen ihtilâl ile telafisi zor, ağır yaralar alan ülkücülerin romanı… Olayların kontrolden çıkışıyla birlikte büyük kayıplar yaşayan ve firarî durumda yıllarca Orta Anadolu’da küçük bir çocuk ve ona tamamen yabancı bir adamla birlikte oradan oraya savrulan Gülden, girdiği ağır depresyondan çıkabilecek ve sevdiğine, Murat’ına kavuşabilecek midir? Hayatlarına kast edilen, hapsedilen, işkence gören ve devlet için mücadele ederken devlet eliyle mahkûm edilen, sesini yükseltmeyi onur meselesi sayıp köşesine çekilen ülkücüler psikolojik bunalımdan nasıl sıyrılacaklardır? Yıkıntıların arasında henüz can vermemiş boynu bükük bir filiz gibi direnen sevdalarına sahip çıkabilecekler midir? İlk yayımlandığında okurun yoğun duygusal tepkisiyle karşılaşan ve yazarının ilk romanı olma özelliği taşıyan Hatırla Beni, eskimeyecek bir roman olarak raflarda yer alacak. Çünkü ruhen ve bedenen yaralanan o ülkücüler hafızalarda hep taze kalacak.

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • Denizhan Gültekin
  • 3Hilal

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.7 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0