Havuçkafa

Jules Renard
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
Ocak 2022
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750756009
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·200 syf.··
2024 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2024 11:18
Sevilmeyen, bastırılmış, neyi sevdiği neyden hoşlandığı empoze edilmiş bir çocuk. Okurken annesini sarsmak isteyebilirsiniz. İstenmeyen ne varsa havuçkafa onu yapmak zorundadır. Konu ne olursa olsun ve suçlu kim olursa olsun havuçkafa suçludur. Kısa kısa hikayeler halinde havuçkafa nın yaşadığı haksızlığa şahit oluyorsunuz. Bir bölümde de ettiği isyan içinize su serpecek. Çok beğendiğimi söyleyemem. Belki daha küçük yaşlara daha uygun olabilir, yazılış tekniği açısından. Kitapla ve sevgiyle...
HavuçkafaJules Renard · Can Yayınları · 2022192 okunma
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2022 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2022 21:50
Jules Renard'ın, Havuçkafa adlı romanı onlarca dile çevrilerek tüm dünyada tanındı. Bunun haricinde tiyatro, sinema, televizyon dizisi, animasyon ve opera uyarlamaları da bulunan bu kült kitap, aslında acıklı bir öyküdür ama Renard bu öyküyü alıp, bizlere ironi ve mizahla birleştirilmiş olarak sunuyor. Çocuğun ve çocukluğun başka bir bakış açısıyla ele alındığı bu kitap, aslında çocuğu hep iyi ve güzel olarak sunan diğer romanlara nispetle çok farklı bir perspektiften gösteriyor okuyucuya. Havuçkafa'da, çocuğun yetiştiği aile ortamı, bu ortamdaki şefkat eksikliği, ayrımcılık, acımasızlık, ilgisizlik ve dolayısıyla tüm bunların sonucu olarak ortaya çıkan kötülük, soğukkanlılık, öfke işleniyor. Aslında çok zeki ve sevimli bir çocuk olan Havuçkafa ailesinin ilgisizliği sonucu çareyi yaramazlıkta buluyor. Renard bu hassas konuları mizahıyla birleştirerek öyle güzel anlatıyor ki hayran olmamak elde değil. Sade ve gösterişsiz görünmesine rağmen insan ruhunun inceliklerini de paylaşan fazlasıyla derin bir roman bence. Sevgisiz bir ortamda yetişen bir çocuğa göre aslında her şeyi çok çabuk kavrayan, zeki, empati kurabilen, meraklı, açık sözlü ve dürüst bir çocuktur Havuçkafa. Romanda özellikle anne sevgisinden mahrum kalan ve bu sebeple kıskançlık gösteren Havuçkafa, bu sevgisizliğin intikamını annesinden almak istediği kadar, başkalarından da intikam almaktan geri kalmıyor. Romanın sonuna kadar Havuçkafa'nın ismini öğrenemiyoruz mesela. Evde, okulda, sokakta sadece lakabıyla anılıyor, lakabı da hepimizin tahminini doğrular şekilde, kızıl saçları ve çilli yüzünden geliyor. Sanki kendisi yokmuş gibi davranılan ve o takma ismin içerisine hapsolup kalmış bir çocuk Havuçkafa... Kitabın içerisinde bulunan harika çizimlerden bahsetmeden geçmek olmaz elbette. Çizimler İsviçreli,
HavuçkafaJules Renard · Can Yayınları · 2022192 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2022 161. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2022 00:00
Rahatsız edici, çok güzel bir kitap Havuçkafa. Sinirlendim, üzüldüm, bu kadar da olmaz dedim sonra oluyor işte benzerlerini hatta daha beterini kaç kez gözlemledin dedim. İlgisiz bir baba, kontrolcü bir anne, bencil kardeşlerle büyümeye çalışan bir çocuğun hikayesi Havuçkafa. Yazarın çocukluğundan izler taşıyormuş. Havuçkafa en edilgen karakter kitapta, ailesinin ve çevresinin davranışlarıyla şekilleniyor. Cezanın, öfkenin ve çocuğun psikolojik-fizyolojik ihtiyaçlarını görmezden gelmenin sonuçları kısa kısa bölümler üzerinden çok iyi veriliyor. Örnek bir bölüm ekledim. Sevgi Soysal’ın Tante Rosa’sı da bu tarz. Jules Renard, edebiyattaki kutsal annelik ve masum çocukluk kalıplarını yıkmayı amaçlamış. Eselerinde de acımasız karakter portreleri çizmiş.
HavuçkafaJules Renard · Can Yayınları · 2022192 okunma
8/10
·200 syf.·
2023 4. kitabı
Okurken hayatın acımasız gerçeklerini görüyoruz. İlgisiz bir baba her şeyi kontrol etmeye çalışan bir anne. Kendinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen kardeşler ve Havuçkafa... Oturup saatlerce düşünülse isminin ne olduğu hatırlanmayacak kadar ikinci plana itilmiş şamar oğlanı.. Yaptığı her şeyde kusur bulunmuş, iyi olan şeylerin ondan çıkmayacağı düşünülmüş bir çocuk. Maalesef ki böyle yetiştirilen sayısız çocuk var dünyada. Bunu bilmek beni çok üzüyor. Yaramazlıklarında bile annesinin gözüne girmeye çalışmayı yaptıklarını açıklamadan yanağını uzatıp gelecek olan tokadı beklemesi çok üzücü..
1000Kitap
HavuçkafaJules Renard · Can Yayınları · 2022192 okunma
Lepic ailesinin oğlu Havuçkafa
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2025 23:19
Fransız edebiyatına ait bir klasik Havuçkafa. Sevgisiz bir ailede büyümeye çalışan bir çocuğun dramı, mizahi bir dille ustaca aktarılmış. Yazarın kendi çocukluğundan esinlendiğini düşününce, yaşananların gerçekliği insanı üzüyor. Öyle çok istismar edilen çocukluk dönemi var ki… Havuçkafa bir çoğundan perde aralıyor bize. Okuması kolay, sindirmesi zor bir kitap.
Edebiyat
HavuçkafaJules Renard · Can Yayınları · 2022192 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2024 170. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2024 13:43
Havuçkafa Lepic ailesinin son çocuğudur. Saçları kızıl, yüzü çillidir. Annesinden sevgi göremez Hayal gücü gelişmiştir. Küçük olmasından dolayı her işi abisi ve ablası ona yaptırır. Bu sevgisiz ortamda nasıl davranması gerektiğini öğrenir.
HavuçkafaJules Renard · Can Yayınları · 2022192 okunma
9/10
·200 syf.··
2022 21. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2022 20:55
Tüm ikiyüzlülüklere, asla ama asla eşit olmayan şartlardaki yaşam mücadelesine şahit oldum Havuçkafa'nın. Her sayfada yine ne gelecek başına yine ne söyleyecekler diye üzülerek okudum ta kii o sayfaya kadar içim rahatladı o sayfada gerçekten. :) Bu durumlarla karşılaşan ne kadar çocuk vardır kim bilir. Ben beğendim kitabı.
HavuçkafaJules Renard · Can Yayınları · 2022192 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2023 00:00
Havuçkafa ve onun gibi yetişen çocuklara çok üzülüyorum. Sevgi görmemek, kardeşler arası ayrımcılık çok kötü. Kitap boyunca anneye çok kızdım. Umarım bu tür sevgisizlik azalır.
HavuçkafaJules Renard · Can Yayınları · 2022192 okunma
HAVUÇKAFA-kitap yorumu
9/10
·200 syf.··
2024 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2024 01:03
Çocuk kitaplarını okumayı ayrı bir seviyorum gerçekten. Okurken hep zevk alıyorum ve gerçekten yazılışlarının çocuklardan çok yetişkinlere hitap ettiğini düşünüyorum. İçlerindeki derin anlamları çözmeyi, o büyülü dünyalarına girmeyi çok severim. Havuçkafa'da bu nedenle çok merak ettiğim ve kafamı boşaltmak istediğim bir zamana okumayı bıraktığım bir eserdi. Konusundan kısaca bahsedersem; Havuçkafa , sinsi ve çıkarcı ablası, dalga geçmeyi seven ve tembel, göz önünde olmayı seven bir abi, kontrol delisi , bencil ve çocukların korkulu rüyası olmuş annesi ve hiçbir işe karışmayan, yeteri kadar babalığı hissedilmeyen bir baba ile birlikte yaşar. Havuçkafa ailenin en küçük çocuğudur ve ailenin günah keçisidir de aynı zamanda. Bir sorun olduğunda ondan bilinir, hep en kirli o, en haylaz o , en laf dinlemez o dur ailenin gözünde. Abisinin dalga geçmelerine, onun rolünü çalmalarına direnir, ablasının sürekli onu şikayet edip bundan zevk almasına direnir ve en çok annesine direnir. Kendisi de yaşadıklarına bağlı olarak ilginç denebilecek bir karaktere bürünmüştür. Çoğu şeyden korkmaz, olgun ama bir o kadar da çocuktur. Eser boyu havuçkafanın hayatını okuyoruz. Öncelikle yazardan okuduğum ilk eserdi ve dilini sevdiğimi söyleyebilirim. Zaten aşırı kısaydı ve bir oturuşta bitirilecek bir yazı tipine de sahip. Bazı yerleri diyaloglardan oluşuyor, sanki tiyatro gibi geliyor insana okurken. Gerçekten çok akıcı bir eserdi. Bir olay yoktu, heyecanlı değildi ama sizi o dünyaya götürüyor ve havuçkafa'nın ailesiyle yaşıyormuşsunuz gibi oluyor kısa süre. Sıkılmayacağınıza garanti verebilirim bu tarz okumayı seviyorsanız. Yazar aslında döneme yeni bir soluk getirmiş bu eserle. O kutsal, iyi anne haylaz çocuk ikili kalıplarının dışına çıkmış ve tamamen korkunç denebilecek bir anne, daha
Kitap
HavuçkafaJules Renard · Can Yayınları · 2022192 okunma
Havuçkafa
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2023 00:00
Havuçkafa, ailenin en küçük çocuğudur. Fakat hiçbir zaman abisi ve ablasıyla eşit haklara sahip değildir. Adı bile unutulmuştur Havuçkafa’nın. Sevgisiz annesi, ilgisiz babası, tembel abisi ve bir de şımarık bir ablası vardır. Bu aile içinde dışlanır, azarlanır, şiddet görür, alay konusu olur, en olmayacak işler ona yaptırılır, takdir ve teşekkür edilmez, her olayın günah keçisi ilan edilir, cezalandırılır ve sonuç olarak hiç sevgi göremez. Çocukluğundan başlayarak ilgisiz bir ortamda yetişen Havuçkafa ise yaramazlıklara sığınır ve çok geçmeden kötülükle tanışır. Büyüyene kadar sevgiyi hep bekler. Ta ki babasıyla çıktığı o yürüyüşte içindekilere itiraf edene dek… Öncelikle şunu söylemeliyim: “Havuçkafa” bir çocuk kitabı değil. Yetişkinlerin bile rahatsızlık duyarak okuduğu bir kitap. Yazar da bunu amaçlamış olmalı. Yazarın hayatından izler taşıyan bu eserde masum çocuk ve çocukluğu okuyamıyoruz. İlgiden ve sevgiden mahrum bir ailede büyüyen çocukların geleceklerini görerek okuduğumuz bir eser. Yazar da eseriyle masum çocukluk ve kutsal annelik kavramlarını yıkmayı amaçlamış. Çocukların iyi, şefkatli, birleştirici, eşit, paylaşımcı, barışçıl, öz güvenli, hayatı ve insanları seven bireyler olmalarında ailenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Yoksa birçok çocuğun bu duygulardan mahrum bir şekilde hayata hazırlandığını da ne yazık ki biliyoruz. Dili oldukça sade olan eser, kısa aralıklarla ve bölüm bölüm yazılmış. Tiyatroya uyarlanmaya müsait diye düşünürken tiyatroya, sinemaya, diziye, animasyona da uyarlandığını öğrendim. Son olarak “Şeker Portakalı”nı hatırlayarak okuduğum bir eser oldu. Havuçkafa Jules Renard
Edebiyat
HavuçkafaJules Renard · Can Yayınları · 2022192 okunma

Yazar Hakkında

Jules RenardYazar · 6 kitap
1864'te Mayenne'de Chalons-du-Maine'de müteahhit bir baba ve işçi bir annenin dördüncü ve son çocuğu olarak dünyaya geldi. 1866'da babasının belediye başkanı seçilmesiyle aile Chitry-les-Mines'e taşındı. Pierre-Jules 1883'te Paris'te üniversite denkliğini aldı, ama Ecole Normale Supérieure sınavına girmeyi reddetti ve bunu sonra bir yazısında, "Ben eski ekolden, okuma bilmeyenlerin ekolündenim," diye açıkladı. 1885-86 arası, Bourges'da askerlik yaptı. Mezuniyetinden sonraki birkaç senesini ailesinden aldığı bir harçlıkla ve zamanını tamamen edebiyata adayarak geçirdi. Bu sürede okuyup yazdı, edebiyat çevresini tanımaya çalıştı ve bir roman yazmaya başladı. 1888'de Marie Morneau ile yaptığı mantık evliliği maddi durumunu iyileştirdi ve çiftin iki çocuğu oldu. 1889'da le Mercure de France adlı genç yazarlardan oluşan bir grupta aktif rol aldı. Üç yıl sonra yayımlanan ve edebi bir paraziti konu edinen hikayesi L'Ecornifleur ile başarı elde etti. Le Plaisir de rompre ve Le Pain de ménage adlı iki piyesi ün kazandı. 1900'da Jules Renard Légion d'Honneur'e layık görüldü ve belediye danışmanı oldu. İki sene boyunca gazete editörlüğü yaptıktan sonra 1904'te babası gibi belediye başkanı seçildi. Toplumsal cehaletin ortadan kaldırılmasına ve eğitim imkanlarının yaygınlaştırılmasına eğildi. 1907'de Goncourt Akademisi'ne seçilince orada da etkin rol aldı. Dreyfus Vakası'nda Emile Zola'ya destek verdi. Victor Hugo'nun büyük bir hayranıydı. Ölümünden sonra yayımlanan (1925-1927) günlükleri dönemin edebiyat çevresini tanımada önemli bir kaynak oluşturdu. Yazar, kalp-damar hastalığından ötürü 1910'da hayatını kaybetti.