Bir Taşra Hikayesi

Haydut

Oğuzhan Öz
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
230
Basım Tarihi:
2024
Yayınevi:
Liman Yayınevi
ISBN:
9786256758353
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
Manisa Salihli'nin yokluk yoksulluk acı dolu günlerine götürdü beni. Yokluk deyince maddi yoksulluktan bahsetmiyorum duygusal ve manevi yokluktan babasız büyümek zorunda kalan Cemal'in hikayesini okudum. Biliyorum bu acılar sadece kitaplarda değil yetim bir çocuğa bakiş açısı dul kadına yaklaşım tarih boyunca değiştiremediğimiz bir tutum ne yazık ki Süreyya gencecikk yaşında hayatının baharında kocasının her şeyinden razı olduğu sevdiceğinin kurmuş oldukları düzenin türlü zorluklarla aldıkları evin kucağına aldığı çocuğun huzur içinde yaşayacağını düşünüyordu. Unuttuğu bir şey vardı hayatın çok acımasız olduğu! Cemal daha 4 yaşındayken babasızlığın yalnızlığın içindeydi. Annesi tarlalarda çalışarak ihtiyaçlarını karşılasa da duygusal yokluğu hiç dolduramamış. Genç bir delikanlı olduğunda bir işte çalışmak yerine içki ve kumara başlayan Cemal olacaklardan habersiz. Yazarımız kitapta sosyal ve ekonomik etkileri de göz öneme alarak farkı bir bakış açısından karakterlerin psikolojik olarak içinde bulunduğu durumdan yola çıkarak yazmış. Evet bir taşra düşünün tek gelirin üzüm bağlarında çalışılarak geçim sağlandığı kadına bakış açısının " erkeğin malıdır" düşüncesi ile hareket eden bir toplumda yalnız başına çocuğunu yetiştirmeye çalışan Süreyya'nın öyküsü. Evet evet yanlış duymadınız kadın evinde kocasının ayağının dibinde yaşamaya mahkum olan bir varlıkmış gibi yüzyıllardır devam eden cıkmaz bir döngünün içerisinde. Ataerkil toplumun uygun gördüğü kostümde . Ne yazık ki yüzyıllar geçmesine rağmen değiştiremediğimiz bakış açısı hala devam ediyor. Eğitim seviyesi düşük işlerin silahla halledildiği adalet ve saygınlığı zorbalıkla kazanıldı bir dönemden geliyor kitap. Karakter analizleri ile kurgusundaki bütünlük sayesinde kitabı çok kısa sürede okudum. İtiraf
HaydutOğuzhan Öz · Liman Yayınevi · 202426 okunma
10/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2025 326. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 00:00
"HAYDUT" "Ne kıymetliydi bir canın canını düşünmek. Ve ne manalıydı beraber yaşadığımız kâinatın, sadece biz insanlara ait olmadığı fikriyle yaşamak. Ve ne kadar kıymetliydi Tanrı'nın yarattığı evrenin, hepimize fazla fazla yetebileceği fikri !" Hayat… İçine adım attığımız andan itibaren bizi türlü yollara, çıkmaz sokaklara, beklenmedik kavşaklara sürükleyen dev bir labirent. Her adımımızda bir iz bırakıyoruz; kimi zaman görünmez, kimi zaman silinmez. Ama sorulması gereken asıl soru şu: Bunca yolu yürüdükten sonra heybemize ne kattık? İnsan, çoğu zaman farkında olmadan dünyanın yüklerini sırtına vurur. Bir ömür boyu taşıdığı bu yüklerin ne kadarı kendi seçimi, ne kadarı zorunluluk? Binalar, evler, villalar, topraklar, yatlar, katlar… Ya da tam tersi: yoksulluk, açlık, sefalet… Hepsi bu yeryüzünün koca mezarlığında yan yana yatıyor. Zengin de fakir de aynı toprağın koynuna giriyor; geriye yalnızca hatıralar ve hikâyeler kalıyor. Savruluyoruz zamanın akışında. Aklı ile ruhu aynı yerde olmayan insanların vicdanında yaşanan zelzeleler, nice hayatı karanlığın içine itiyor. Kim bilir kaç hayal, kaç umut, kaç inanç sessizce gömülüyor toprağa… Bazı olaylar vardır ki önünde durmak imkânsızdır. Bir dağın zirvesinden kopup gelen çığ gibi, ne kadar direnmeye çalışsak da altında kalırız. Feryatlarımız duyulmaz, çırpınışlarımız görünmez olur. Bazı hikâyeler vardır, sadece satırlarda değil, hayatın tam ortasında yaşanır. Manisa Salihli’nin yokluk ve yoksulluk dolu yıllarına götüren bu kitap da öyleydi. Ama burada bahsedilen yoksulluk, yalnızca maddi değil; çok daha derin, çok daha sessiz bir yoksulluktu: duygusal ve manevi yoksunluk. Süreyya, henüz çocuk sayılacak yaşta hem annesiz hem babasız kalır. Aile özlemini ve sevgisini Alişan’da bulur; evlenirler, mutlu ve huzurlu bir
Edebiyat
HaydutOğuzhan Öz · Liman Yayınevi · 202426 okunma
10/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2024 71. kitabı
Merhaba bugün sizlere @oguzhanozresmi nin kaleme almış olduğu "HAYDUT-Bir taşra hikayesi" kitabı ile geldim. Bu kitapta bir gencin hayatinin nasılsın heba olduğunu okuyacağız. Süreyya henüz cocuk sayılacak yaşta hem annesiz hem de babasız kalınca,onun aile özlemini ve sevgisini Alişan'da bulacaktır. Onunla evlenip mutlu,mesut bir yaşamları varken bir gece ansızın tüm hayallerinin yerle bir olacağını nerden bilebilirlerdi ki? Süreyya,hain bir pusuya kurban giden eşi Alişan'dan sonra henüz bebek olan oğlu ile tek başına kalacaktır. Alişan herkesten sağlamıştı ama aslında kumara batmıştır ve borçlardan kurtulamadığı için de öldürülmüştür. Bundan sonra Süreyya hickimseden bir yardım almayarak,zor şartlarda çalışarak oğlu Cemal'i büyüyecektir. Cemal genç çağlarında çok akıllı,efendi bir çocuk iken ; babasının olum sebebini öğrenince onun için de hayat kötü yüzünü gösterecektir. Cemal intikam ateşi ile yanıp tutuşurken kötü arkadaşlıklar kuracaktır ve tıpkı o da babası gibi kumar batağına düşecektir. Süreyya oğlunun bu haline hiçbir şekilde yardımcı olamayacak,sonunda da eli kolu bağlanacaktır. Bir gün Süreyya'ya ahlaksız teklifte bulunan patronunu duyan Cemal,elini kana bulayıp Mümtaz'ı vuracaktır. Ama ölmeyecektir. Daha sonra babasının katilini bulmak için giriştiği olaylar neticesinde uzun süre hapis yatacaktır. Hapisten çıktıktan sonra da eskisinden daha kötü bir yaşam onu beklemektedir. Birbirini kovalayan hatalar silsilesi içerisinde Cemal babasının katilini bulabilecek midir? Peki Süreyya'nın akıbeti ne olacaktır? Bu sürükleyici kitabı okumanızı tavsiye ederim. Ancak şunu da soylemem gerek ki bilerek yayinevini etiketlemedim.Güzel bir kitap ancak bu kadar mahvedilir.... Sacede Yazarın emeğine sağlık...
Edebiyat
HaydutOğuzhan Öz · Liman Yayınevi · 202426 okunma
6/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2024 162. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2024 00:00
Yazar Oğuzhan Öz iç dünyasında çıktığı yolculukta yaşama dair hissettiği herşeyi #haydut bir taşra hikayesi ile sunmuş okuyucuya. Bir ayna olmak istemiş okuyucusuna. Bir insanda oluşabilecek tüm duyguları aşkı, nefreti, intikamı, karanlığı, ruhsal çalkantıları ve bunların insana olan getirisini göstermek istemiş sayfalar arasında. Bazen gerçeklerin bazen de hayallerin konuştuğu farklı bir yolculuğa hazırsanız kitaptan bahsedeyim. Cemal daha otuz sekiz yaşında, iri yapılı, uzun boylu, saçları birbirine karışmış, çatık kaşları altında maviyeşil gözleri ile hüznün ve acının yüzüne yansıdığı bir adamdı. Annesi Süreyya ve babası Alişan mutlu bir hayat kurmak için çıktıkları bu yolculuğun daha ilk yıllarında ölümle ayrılmış Süreyya 3 yaşında ki Cemal'le yapayalnız kalmıştı. Alişan'dan geriye kalan ev dışında tutunacak tek dalları yoktu ama Süreyya oğlunu güzel yetiştirmek için mücadele etmişti Manisa'nın Salihli ilçesinde. Acılarla başlayan hayat Cemal'i de savurmuş, babasının gittiği yoldan gitmesine sebep olmuştu. Özellikle babasının ölüm nedenini öğrenen Cemal içki ve kumar bakanlığına girmiş, intikam ateşi ile yanmaya başlamıştı. Bu öyle bir yangındı ki defalarca eline silah almasına sebep olup katil olmasına kadar götürmüştü. Süreyya güçlü ama yalnız kadın çaresizlikler içinde boğulmuş kendini art niyetli insanlardan korumaya çalışırken oğlunu ilk zamanlar korumaya çalışsa da gücü yetmeyince bırakmıştır yakasını. Cemal babasının intikamını almayı başarabilecek miydi? Süreyya'yı bu zorlu hayatta neler bekliyordu? Alişan neden öldürülmüştü? Hayat herkese eşit değil maalesef. Bazıları düz yolda ilerlerken bazıları dağ taş aşmak zorunda kalıyor. Kendi halinde bir ailenin yıkılışına ve bir gencin hem ruhsal hem çevresel etkenlerle savruluşunu yok oluşunu okuyoruz
HaydutOğuzhan Öz · Liman Yayınevi · 202426 okunma
Puan vermedi
Kader yazılınca bize sadece yaşamak düşer ama bazen her şeyi biz yapıyoruz yanılgısına düşeriz. Bu hikaye Cemal in haydut olma yolunda bahtsız hayatını ele alan yoğun betimlemelerle kan,ter,göz yaşı dedikleri ve hikaye boyunca neredeyse tebessüm bile edemediği bir hayat... Annesi ve babası fakir insanlardı ama umut doluydular aslında. Hayat mücadelesi için çalışıp ,bir ev bir araba hayalleri vardı. Babası ev almış araba için hazırlık yapıyordu ,bonkör, eli açık sevilen bir adamdı ama bu parayı getirdiği yer bir kumarhaneydi. Zamanla kendiside bulaştı bu illete ,zalim para hırsı yüzünden borca battı. Kötü namını bilmeyen yoktu Patronu Raşit in, borcunu ödemeyenin canını alan bir tabiri caizse mafya babasıydı. Ödeme yapamayınca karısı ve 3 yaşında çocuğunun yanı başında öldürüldü babası Alişan. Zaman geçti Cemal'i tek başına büyüttü annesi Süreyya hanım. Cemal büyüdü ama armut dibine düşmüştü ,kumar oynarken edilen bir küfürle eve döndü ve annesine intikam almak istediğini söyleyip silah almaya gittigi adamla katil oldu. Ama bu ilk cinayeti olmayacaktı. Kendi halinde bir delikanlı iken intikam ateşiyle eli kanlı bir katile dönüş hikayesinde hapishane günlerinde yaşadıkları onun ruh haline balta vurması ile dibe sürüklenip bir insanı nasıl insanlıktan çıktığına eşlik ediyoruz. Peki intikamını alabildi mi ? Annesi de neden katil oldu ? Raşit le tekrar nasıl bir araya geldi? Herşey kitabın içinde.
HaydutOğuzhan Öz · Liman Yayınevi · 202426 okunma
10/10
Ömrün heybesine kattıkları, yalnızca bir sınavın şahitliğidir. Ve geriye dönüp bakıldığında tek bir soru kalır zihinde: Sizin yolculuğunuzun sonunda heybenizde ne kalacak?
Alıntı
HaydutOğuzhan Öz · Siyah Beyaz Yayınları · 202526 okunma

Yazar Hakkında

Oğuzhan ÖzYazar · 0 kitap
1992'de İstanbul'da doğdu.Üniversite dönemine kadar öğrenim hayatına İstanbul'da devam etti. Çalkantılı bir üniversite sürecinde ilk olarak Celal Bayar Üniversitesi'ni tamamladı. Askerlik görevini tamamladıktan sonra Manisa'ya tamamen yerleşti. Lise yıllarımdan beri müzikle iç içeydi. On beş yaşında bağlama icra etmeye başladı. On altı yaşından itibaren de yaşamını müzikten kazandığı kazançla sürdürmeye devam etmektedir. 2018 yılında MYD Müzik ile tanışarak ilk profesyonel eseri "Yar Gelsin" eserini MYD Müzik etiketi ile yayımladı. Sözü ve müziği kendisine ait olan eserler, türküler ve enstrümantal çalışmalarda bulunarak profesyonel müzik hayatına devam etmektedir. Aynı zamanda çeşitli sahneler, konserlerle müzik yaşamına dahil olmaktadır. 2021 yılında radikal bir kararla konservatuar okumaya karar vererek Ege Üniversitesi, Devlet Türk Müziği Konservatuarı,Türk Halk Müziği Ana Sanat Dalı, Ses Eğitimi bölümünü kazanarak müzik kariyerinin en ciddi adımını atmış oldu. Yazarlık adımlarını ise kısa yazılarla attı. Söz yazarlığının yanı sıra şiirlerde yazarken kendisini uzun bir hikayenin içinde buldu. Müziğe dair aşkı, sanatsal kaygıları ve dünyaya dair fikirleri ile dünyanın bir köşesinde hâlâ umutla nefes almaktadır.