Bazen bir kitap okursun… Ve sanki sayfalar arasında gözlerin değil, ruhun ilerliyordur. Heyula tam da böyle bir kitap. İlk cümlesiyle birlikte, artık yalnız değilsindir. Biri seni izliyordur. Arkandan hafifçe nefes alıyordur sanki. Sayfaları çevirdikçe, ses daha da yaklaşır; karanlık, sadece dışarıda değil, içeridedir artık.
Erol Çelik’in kalemi sadece anlatmaz, çağırır. Kendi karanlık tarafına, bastırılmış korkularına, çocukken adını bile anmaya çekindiğin o "şeye" doğru sürükler seni. Kitabı okurken adeta gözlerimin altı morardı, uykusuz kaldım, çünkü gözlerimi kapatmaya korktum. O kelimeler, zihnimde çınlayan yankılara dönüştü. Sadece bir korku öyküsü değil bu; insanın içini didikleyen bir varlıkla karşı karşıya kaldım: Heyula…
Ve beni en çok ürperten şey, hikâyelerin gerçek ile hayal arasında, tıpkı bir sis perdesi gibi salınıyor olmasıydı. Bazı anlarda kendi geçmişimden bir gölge beliriyor gibiydi sayfalarda. Düşündüm… Acaba ben de bir heyula mı taşıyorum içimde, yıllardır görmezden geldiğim?
Anlatımı öyle doğal, öyle yalın ki… Sanki köyde dedemin anlattığı bir cin hikâyesinin ortasındayım ama bu kez hikâyeyi ben yaşıyorum. Her parça tanıdık geliyor; o terk edilmiş evler, gece gelen gölgeler, dilsizleşen tanıklar, ansızın bozulan elektrikler… Hepsi birer işaret gibi.
Heyula, korkuyu edebi bir büyüyle harmanlayıp, doğrudan kalbime sapladı. Çünkü Erol Çelik sadece bir kitap yazmamış… İçimize çöreklenmiş, adı konmamış bir varlığı kelimelere dökmüş. Ve ben o varlığın gözlerinin hâlâ üzerimde olduğunu hissediyorum.
Sen de okursan... kapını dikkatli kapat. Ve mümkünse... karanlıkta okuma..
Akıcı bir kitap lakin korkutan, geren bir kitap değil. Bir kitabın içinde ruh hastası olması, üç harflilerden bahsediyor olması o kitabın gerilim olmasını sağlamıyor. Korku gerilim denince benim anladığım;film yada kitap bittiğinde mutfağa su almak için ayaklanacak cesareti düşünmek. Öyküler güzel ama germiyor.
HeyulaErol Çelik · Avrupa Yakası Yayınları · 201048 okunma
Çok amatörce yazılmış bir kitaptı bence...!
İnsan ismine veya kapağına bakınca biraz gerilim veya korku ümit ediyor ama çocukça yazılmış birkaç hikayeyle karşılaşıyor. Bütünüyle eleştirel yaklaşamam elbette , hikayelerin akıcılığı iyiydi ama dediğim gibi fazla çocukça olmuş bence . . .
HeyulaErol Çelik · Avrupa Yakası Yayınları · 201048 okunma
Güzel bir korku gerilim romanı. İçerisinde 3 adet hikaye barındırıyor. İmza, Hoşt ve Heyula. İlkinde imza takıntısı olan zengin bir adamın sağ eli kırıldıktan sonra yaşadıkları, ikincisinde evliliğinin 21. yılında çıldıran karısı yüzünden bütün yaşlı kadınlardan nefret eden Hasan Çavuş'un öyküsü, en sonunda da Şavşat'ta yer alan bir gömüyü bir cami hocası ile bulmaya çalışan Ömer ve Recep'in topal cin ile olan mücadelesi yer alıyor. Keyifle okunan bir roman.
HeyulaErol Çelik · Avrupa Yakası Yayınları · 201048 okunma
Okuduğumda ilk önce çok kötü hatalar farkettim. kitapla ilgili böyle yorumlar var. ama öyküler çok iyi. bence yeniden iyi bir editörün elinden geçerek yayınlanırsa çok başarılı bi,r kitap olur.
1973 Artvin'de doğdu. Tahsilini, Bakırköy Endüstri Meslek Lisesi Elektronik Bölümünün ardından İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol Sistemleri Bölümünü tamamladı.
Dokuz yıla yakın, ülke genelinde yayın yapan Süper Fm, Joy Fm gibi birçok yerel ve ulusal radyoda programlar hazırladı ve sundu. Halihazırda; NTV isimli ulusal bir kanalda ses operatörü olarak çalışmaktadır.
Toplumun genel konularından yola çıkarak kurguladığı gerilim öyküleri, aldığı teknik eğitim ve çalıştığı mesleğin önüne geçmiştir. İlk kitabının yayınlanmasının ardından, kısa metraj film senaryoları yazmaya başladı. Konularını; yayınladığı öykülerden aldığı, yönetmenliğini de üstlendiği kısa filmleri, birçok festivalde gösterilmiştir.
Evli ve bir çocuk babasıdır.
Kitapları
Heyula (Avrupa Yakası Yayınları - 2007)
Satranç Ve Şövalye (Avrupa Yakası Yayınları - 2009)
19 Numaralı Koltuk (Avrupa Yakası Yayınları - 2011)
Ağlatan (Avrupa Yakası Yayınları - 2014)