Puan

1010 üzerinden
4 kişi
Puan vermedi·172 syf.··
2026 6. kitabı
Bir orkestra şefinin duyma yetisini kaybedeceğini öğrendikten sonra gelişen olaylar bambaşka bir boyuta geçti. Ali Kemal’ in hem bireysel hem de toplumsal hesaplaşmaları ile yüzleşirken yazarın asıl anlatmaya çalıştıkları da su yüzüne çıkıyor kitap boyunca. Toplumsal duyarsızlık zemininde anlatılan her şeyi çok sevdim. Sessizlik kültürü içinde mağdur olanların nasıl görmezden gelindiğinin de altını çiziyor. Beraberinde getirdiği travmanın yarattığı içsel yaraların da derinine iniyor. Onların sessizliği her zaman bir teslimiyet değil, bazen ise bir direniş olduğunu hatırlatıyor diğer yandan. Dolayısıyla görünmez sandığımız her şeyi görünür kılıyor. Yazar sadece toplumsal sorunların altını çizmiyor, hem okura empati yapıp sorunları çözmeye de davet ediyor. Suç, adalet, hukuk, güç gibi kavramları ise yine aynı çerçevede ele alıyor. Özellikle çocukların ve görünmezlerin yaşadıkları adaletsizlik ve travmalarının ardından gelen kimlik krizleri etkileyici bir anlatımda sunulmuş. Bunun için toplumsal duyarlılığı artırmak gerekmektedir. Dolayısıyla sessiz kalanların hikayelerini dinlemek, onların acilarini anlamak ve bireysel olarak eyleme geçmek önemlidir. Özellikle yaşadığımız dönemde sosyal medyanın gücünü düşünürsek, sorunları görünür kılabiliriz. Toplumun sağırlaşmamasının önüne geçmek giderek çürüyen insan neslinin de önüne geçecektir diye düşünüyorum. Bunun için de toplumsal katılım dahilinde bilinçli bir iletişime ihtiyacımız var. Aksi taktirde sağır olduğumuz her olay gün gelir hayatımızın merkezinde yer edinir. Yetiştirme yurdunda çalışan Beste, Kadir, orkestra şefi Ali Kemal, gazeteci Reyhan ve diğerleri… özellikle diğerleri… Hassas ve incelikli konular üzerinden toplumsal eleştiri zemininde çok etkileyici bir kitap olduğunu düşünüyorum. İstismara uğrayan
Edebiyat
HezarYonca K. Tandoğan · Metinlerarası Kitap · 202421 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2025 60. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 01:35
Hezar, farklı hayatların ve farklı seslerin kesiştiği çok katmanlı bir hikaye anlatıyor. Roman; gazeteci Reyhan, “mutlak kulak” olarak anılan ünlü orkestra şefi Ali Kemal, içine kapanık dünyasıyla Beste ve olayların peşine düşen Komiser Murat etrafında şekilleniyor. İlk bakışta birbirinden bağımsız gibi duran bu karakterler, ilerleyen sayfalarda ortak bir geçmişin ve bastırılmış gerçeklerin etrafında birbirine bağlanıyor. Hikâye, bir gazetecilik araştırmasıyla açılıyor; zamanla bireysel hayatların ardında saklı kalan, kurumlara, sessizliklere ve görmezden gelinen gerçeklere uzanan bir yapıya dönüşüyor. Beste’nin günlüğü, karakterlerin geçmişi, Reyhan’ın araştırmaları ve Murat Komiser’in soruşturması, okuru parça parça ama giderek derinleşen bir yüzleşmeye götürüyor. Evet, kitap çok zor bir meseleyi merkezine alıyor. Ama Hezar, “ürkütücü bir konu” başlığına sıkışıp kalmıyor. Aksine, güçlü kurgusu ve edebi diliyle okuru içine alıyor; meseleyi hayatın içinden, insanın içinden anlatıyor. İstismar ve çocuk kelimelerinin yan yana gelmemesi gerekirken, bu ülkede çocukların bizzat bu kelimelerin içinde yaşamak zorunda bırakıldığını hatırlatıyor bize. Özellikle yetim ya da öksüz çocukların, korunmaları gerekirken daha büyük karanlıklarla karşılaşmaları düşüncesi bile insanın içini ürpertiyor. Kitap kurgu olsa da, yaşadığımız coğrafyada bunun bir gerçeklik olduğunu bilmek sarsıcı. Bu noktada Yonca hocaya ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Bu büyük bir yük, büyük bir cesaret. Bu ülkede yaşananlara sağır olmamayı seçmek, bu hikâyeleri yazmayı göze almak ve okuru da bu yüzleşmenin içine davet etmek…Hezar, tam da bu farkındalık hâliyle okurda kalıcı bir iz bırakıyor. “Hezar” kitabı tüm okurlara tavsiyemdir.
HezarYonca K. Tandoğan · Metinlerarası Kitap · 202421 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·172 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
#Hezar karakterlerin kendi ağzından hikayelerini anlattığı, toplumun sessiz kaldığı gerçekleri gözler önüne seren bir roman. Yok saymak ile sorunların ortadan kalkmadığını, başka bir şekilde tekrar hayata müdahale ettiğini, hakkını aramak için sonuna kadar başka yolları da denemenin önemini vurguluyor, tıpkı yaşadıklarını günlük sayfalarına döken Beste Bülbül gibi... Beste Bülbül yurtdışında müzik eğitimi alırken yaşadığı taciz olayından sonra konuşma yetisi kaybetmiş tedavisi devam ederken çareyi oda kitaplarda aramış. Kütüphanecilik okumuş ve özürlü kadrosundan Sosyal Hizmetler Kurumu vasıtasıyla hayatının belki de en güzel günlerini yaşadığını sandığı bu yurda atanmıştır. Burada kalan çocuklar ile bazen yazarak bazen de isaret dilini kullanarak güzel bir bağ kuran Beste, kurum müdürü Kadir Avcı ile de aşka yelken açar. Onun da çocuklar için çabaladığı düşünürken kendi elleri ile hazırladığı kuş kafeslerinin sırrını öğrenmesi ile hayatı alt üst olur. 8 hezar ve onlar için hazırlanmış 8 kafes. Hezar; bülbüle verilen isimlerden biriydi. Kadir' in kuşlara karşı bir ilgisi vardı ama konu kuşlar değildi. O, bu kafesleri 8 kimsesiz çocuk için hazırlamıştı. Yurtdışında büyümüş ve orada müzik eğitimi almış Ali Kemal ise son gösterisine hazırlanan ünlü bir orkestra şefiydi. Duyu kaybı yaşamaya başlamıştı ve tüm sesleri kaybetmeden önce herkesin hatırlayacağı bir gösteri ile sanatına veda etmek için hazırlanırken, Murat komiser ile yolları kesişir. Böylece geçmişte herkesin sağır kaldığı olay ve mağdurları da bu gösteriye dahil olur. @metinlerarasikitap @yonca.tandogan @burcununseckileri ile okuyoruz #neokumalı #reklamdeğiltavsiye
HezarYonca K. Tandoğan · Metinlerarası Kitap · 202421 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2026 12. kitabı
Bu roman, dışarıdaki gürültüden ziyade insanın kendi içindeki o bitmek bilmeyen fısıltıya odaklanıyor. Okurken olayların akışından çok, karakterlerin zihninde biriken o görünmez tozun ağırlığını hissettim. Suç ve masumiyet kavramlarının ne kadar kaygan bir zeminde durduğunu, birini yargılamanın aslında ne kadar sığ kalabildiğini görmek beni sürekli bir huzursuzluğun içinde tuttu. Hikâye boyunca en çok aklımda kalan, adaletin o soğuk yüzü ile sessizce taşınan acıların yan yana duruşu oldu. Kitapta müzikle, özellikle de piyanoyla kurulan bağ bu duyguyu çok başka bir yere taşıyor. Sanki kelimelerin bittiği, boğazda düğümlendiği yerde notalar devreye giriyor; söylenmesi imkânsız olan her şey bir melodiye sığınıyor. Tempo yavaşladığında bile hikâyeden kopmadım; aksine o durağanlığın içinde karakterlerin omuzlarındaki yükü ben de taşıyormuşum gibi hissettim. Kapaktaki o kafeslerin içine hapsolmuş figürlerin bizzat yazarın elinden çıkmış olması da bu duyguyu pekiştiriyor; sanki her bir çizim, karakterlerin kendi sessizliğine hapsoluşunun somut bir kanıtı gibi karşımızda duruyor. Görünürde sakin ilerleyen ama etkisi insanın içinde ağır ağır büyüyen bir anlatı bu. Olayların peşinden koşmak yerine, ruhun o karanlık ve dilsiz köşelerinde dolaşmayı sevenler için çok samimi bir yol arkadaşı.
HezarYonca K. Tandoğan · Metinlerarası Kitap · 202421 okunma
10/10
·170 syf.··
2025 7. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2025 00:00
Herkese merhaba. Bugün size #fethiyekitapkulübü ile birlikte okuduğumuz ve bu konuda kendimizi çok şanslı hissettiğimiz bir kitap ile karşınızdayım. Şanslı hissetmemize neden olan şeye gelecek olursam, kitabın yazarının da bizimle aynı grupta olmasıydı. Kitabın sonunda yapılan söyleşi de hem duygulandırdı hem üzdü hem de kitabın konusundaki olay için daha fazla bilinçlenmemize, bu duruma maruz kalan insanlara karşı neler yapabileceğimizi düşünmemize yardımcı oldu. Peki olay neydi, hadi gelin birlikte bakalım. Beste, çocuk esirgeme kurumunda görev yapan genç bir kadındır. Çocukluğunda bir travma yaşar. O travmadan sonra da sesi çıkmaz olur Beste’nin. Ne yaşadıklarını anlatabilir ne de bu olaya neden olandan hesap sorabilir… Yıllar sonra çocuk esirgeme kurumunda Kadir ile tanışır. Kadir, kendi gibi gördüğü birlikte çocukları koruyacaklarına inandığı genç bir adamdır. Biraz ileri bir tarihe gidecek olursak, Komiser Murat, Ali Kemal ve Reyhan çıkıyor karşımıza. Ali Kemal Mutlak Kulak olarak bilinen, yurtdışında eğitim almış bir orkestra şefidir. Kendini hep üstte görmüş, etrafın kötülüklerine karşı kulaklarını tıkamıştır. Onun için mükemmellik kadar önemli başka bir şey yoktur. Ta ki doktorun söylediği o sözleri duyana kadar… Ali Kemal bir duyu kaybı yaşamaya başlamıştır, ilerleyen zamanlarda duyma yetisini tamamen kaybedecektir. Kariyerinin son gösterisine kadar dayanmaya ve herkesten gerçeği gizlemeye karar verir vermesine ama diğer taraftan gizli mesajlar da almaya başlar. Geçmişte göz ardı edilen bir gerçek vardır ve şimdi ona tehdit oluşturuyordur. Gazeteci Reyhan ve Komiser Murat da konuya dahil olunca olaylar iyice karmaşıklaşacaktır. Kitabı içinize işleyen öyle hassas bir konusu var ki… Çocuk istismarı ve buna göz yuman insanlar… Kitabın üzerine söylenecek çok
HezarYonca K. Tandoğan · Metinlerarası Kitap · 202421 okunma