Okumanız size bir şeyler kazandırır mi bilmiyorum fakat biraz zamanınızı çalacağı muhakkak.
Aşk, entrika aldatma, terk etme… bu kavramlar arasında bocalamış bir kitapla karşıyayız. Kitabın baş kişisi Okan ne yapacağını bilemeyen, duygularını dışa net yansıtamayan, nereye çekersen oraya sürüklenen bir karakter. Öyle ki, sevgilisi Yeliz tarafından aldatıldığında bile tepki gösterememiş. O kadar pasif bir karakterle karşı karşıyayız. Kitap bu şekilde ilerleyecek ve asla bir sonuca bağlanmadan sonlanacak. Kitapta neden bir son yok merak ettim açıkçası. Acaba sayın yazar bizim mi tamamlamamızı istedi ? Bilemiyorum. Kitapta beni kurgusundan ziyade en rahatsız eden taraf diliydi. Bu kadar duygu yüklü, şiirsel bir anlatıma sahip olması kitabı çok fazla basite indirgemiş. Tabiki her kitabın bir okuyucu kitlesi var. Düşüncelerime katılmayanlar olacaktır elbette ama sevemedim çok sıkıldım.
Ataol Behramoğlu bu kitap için şu cümleye yer vermiş;
Ahmet’in romanının konusunu tek bir sözcükte özetlemem istense, yanıtım ‘aşk’ olurdu.
Sanırım bir tek buna katılıyorum. Keyifli okumalar dilerim!!!