Hegel ve Diyalektik Materyalizmin Gölgesi

Hiçten Az

Slavoj Zizek
Çevirmen:
Erkal Ünal
Tahmini Okuma Süresi:
29 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
1048
Basım Tarihi:
Ocak 2016
İlk Yayın Tarihi:
Temmuz 2015
Yayınevi:
Encore Yayınları
ISBN:
9786059949255
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ontolojik Bir Çatlakta Vals ve Varlığın Sabıkası;
Puan vermedi·1048 syf.··
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 19:48
Slavoj Žižek, Hiçten Az ile modern düşüncenin üzerine oturduğu o sağlam zeminleri sarsmakla kalmıyor, zeminin altındaki o dipsiz uçurumu evimiz gibi benimsememizi teklif ediyor. Kitap, Hegel’in diyalektiğini Lacancı psikanalizin divanına yatırarak, evrenin bir "doluluk" değil, bir "eksiklik" üzerine kurulu olduğunu ilan ediyor. Žižek’e göre varlık, tamlığa ulaşmış bir bütünlük değil; kendi içinde bir türlü kapanmayan, sürekli sızdıran bir yaranın, bir çatlağın etrafındaki dolanımdır. Bu "hiçten az" olan boşluk, her türlü yaratıcılığın, arzunun ve devrimin yegâne yakıtıdır. Kitabın lirik derinliği, insanın kendi trajedisini bir zafer nişanı gibi taşımasında gizli. Žižek, ideolojinin bizi sadece kandırmadığını, aynı zamanda o dayanılmaz "Gerçek" ile aramıza şefkatli bir perde çektiğini savunur. Bizler, o perdenin ardındaki boşluktan korktuğumuz için fantezilere tutunuruz; oysa özgürlük tam da o perdenin yırtıldığı, fantezinin çöktüğü ve elimizde koca bir "hiçliğin" kaldığı o tekinsiz anda başlar. Bu anlamda kitap, okuru kendi içsel çölüyle barıştırmaya çalışan bir rehber gibidir. Felsefi bir meydan okuma olan bu eser, "Mutlak Bilgi"nin her şeyi bilmek değil, "neyi asla bilemeyeceğimizi" kavramak olduğunu fısıldar. Hegelci tözün öznelleşmesi, insanın kendi noksanlığını evrenin noksanlığıyla eşleştirmesidir. Bizler evrenin dışındaki gözlemciler değiliz; evrenin kendi kendisini tam olarak kavrayamadığı o kör noktalarız. Bu lirik ama sert farkındalık, bireyi hem önemsizleştirir hem de onu kozmik bir dramın tek gerçek aktörü haline getirir. Žižek’in üslubu, bu ağır teorik yükü zekice espriler ve popüler kültür referanslarıyla hafifletirken, aslında bizi en derin ontolojik kaygılarımıza doğru sürükler. Aşk, siyaset ve sanat; hepsi bu temel "hiçlik"ten payını alır. Aşkın bir
Hiçten AzSlavoj Zizek · Encore Yayınları · 201668 okunma
4/10
·960 syf.·
2016 56. kitabı
Çok saçma bir kitap okudum ama fazla bir şey anlamadım ve ben bu kitaptan sonra asla ama asla felsefe kitapları okumayacağım
Felsefe
Hiçten AzSlavoj Zizek · Encore Yayınları · 201668 okunma
Puan vermedi··
Beğendi
Hiçten Az ele alınıp baştan sona okunacak bir kitap olarak yazılmamış bence. Bunu yaptığını iddia eden hiç kimseye de inanmıyorum. Okumak gözlerin değil, beynin bir edimidir. Anlama eylemi ise (Zizek söz konusuysa) klasik alman felsefesinin izleğinden yola çıkmadan başarıya ulaşamayacak bir denemedir yalnızca. Yazar bu kitapta bir sistem sunmasa bile önceki ve sonraki eserleri (özellikle Kendini Tutamayan Boşluk ve henüz türkçeye çevrilmeyen "hegel in a wired brain" -ağla çevrili beyin- ) arasında bir köprü işlevi taşıyor. Bu sebeple de Hiçten Az´ı Zizek´in önceki eserlerinde henüz olgunlaştıramadan değinip geçtiği fikirleri tamamladığı, gelecek kitapları için de bir temel sunmaya çalıştığı bir kılavuz gibi görmek gerekiyor. Kılavuz, hayatın her alanında elde tutulabilecek dogmatik prensipler bütünü değil, belirli bir uğrakta belirli bir amaçla kullanılabilecek bir bilgi-deneyim aktarımıdır. Bir şehir rehberini otobüste, evde, kütüphanede okuyamazsınız. Yeni bir kente gittiğiniz zaman bile rehber, sizi sadece gidip gördüğünüz veya görmek istediğiniz yerler konusunda bilgilendirmek/merakınızı uyandırmak amacıyla ilgilendirir. Detaylara ancak görmek istediğiniz yere vardığınızda dikkatinizi verirsiniz. Diğer türlü mesela bir freskonun detayları hakkında yazmanın da okumanın da hiçbir faydası yoktur. Şunu demek istiyorum: Kant, Fichte, Schelling, Hegel, Kierkegaard, Nietzsche, Heidegger gibi yazarların ismi size yabancıysa, onların eserlerini biraz da olsun anlamdıysanız, okumayı bırakın adlarını bile doğru düzgün yazıp telaffuz edemiyorsanız Hiçten Az bomboş bir kitaptır. Okumanıza da hiç gerek yoktur, hayatınıza hiçbir şey katmaz. Sizi olduğunuzdan daha entelektüel göstermez ve "yeni biri" yapmaz. Her okunduğunda farklı tatlar veren romanlar vardır ya hani, işte
Felsefe
Hiçten AzSlavoj Zizek · Encore Yayınları · 201668 okunma
9/10
·1048 syf.··
Beğendi
·
2018 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2018 17:46
İçerisinde her şeyin yok olacağı bir ilksel boşluktan varolan her şey ve J. Baudrillard’ın sorusu “Neden her şey hala yok olup gitmedi”... Sanırım 35 yıllık ömrümün en bilinçli olduğu ancak çok az biliorum dediğim bu son 7 yılında en fazla kafamı teoride meşgul eden iki tema...Marksist bir 20. yy, başarısız bir komunist akım, felaket ile sürüklenen ekonomi, politika ve doğa kıyımları... Hegel bu yüzden mükemmel ve de muhtemelen etkisi bende fazla ki Zizek de alıntılıyor bknz. “Felsefe gelecekte ne olacağıyla uğraşmamalı. Felsefe ancak burada olanı inceleyebilir” ...Yön vermiyo, akımın ne olması veya yönün ne olması gerektiğinde diretmiyo, zamanı tarihin tekrarına veya bayağı kalıplarına girdirmiyo..En başarısız anda dahi ki bu Çin’ in kapitalizmi çatır çatır koşturduğu rejimine uygunsuz koşusundaki paradoksta dahi “özgürleşme teşebbüsü”nde (alıntıdır) bulunuyor. Genetiğimize dokunan Hegel’i seven Zizek. Düşüncede evrimleşirsek “özgürleşme teşebbüsünün gölgesinde” kalmayız diyo. Bi çok defa her değişik açıdan net bir vizyonla yazılmış 3 seferde dahi anlaşılamayacak eser...9/10 eğer anlayabilirsem puanımı azaltıcam....
Siyaset
Hiçten AzSlavoj Zizek · Encore Yayınları · 201668 okunma

Yazar Hakkında

Slavoj ZizekYazar · 66 kitap
Lübliyana, Slovenya'da (o tarihte Yugoslavya'nın bir parçasıydı) doğdu. Felsefe doktorasını Ljubljana'da aldı ve Paris Üniversitesi'nde Psikanaliz eğitimi gördü. Batı ülkeleri tarafından saygı görmesinden ötürü sosyalist Yugoslavya'da fazla baskıya maruz kalmadığını belirtmektedir. 1990 yılında Slovenya Cumhuriyeti Başkanlığı için Slovenya Liberal Demokrat Partisi'nin adayıydı. Žižek popüler kültürün yeniden okunmasında Jacques Lacan'ın çalışmalarını kullanmasıyla ünlüdür. Şu konuları da içeren sayısız konuda yazmaktadır; ideoloji, köktendincilik, hoşgörü, politik doğruluk, küreselleşme, öznellik, insan hakları, Lenin, mit, internet, postmodernizm, çok kültürlülük, post-marksizm, David Lynch ve Alfred Hitchcock. Düşünürün sevdiği ve önerdiği filmler Hero'dan Korkunç Ivan'a kadar çeşitlilik göstermektedir. Çağdaş felsefenin görmezden gelinemeyecek önemli bir ismidir. Žižek Sosyoloji Enstitüsü, Ljubljana Üniversitesi, Slovenya'da uzman araştırmacı olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda, burada sıralanan üniversitelerin yanı sıra başka üniversitelerde de misafir profesör olarak ders vermektedir: The University of Chicago, Columbia, London Consortium, Princeton, The New School, The European Graduate School, The University of Minnesota, The University of California, Irvine and The University of Michigan. Bugünlerde Birkbeck Institute for the Humanities Birkbeck, Londra Universitesi'nde uluslararası yönetici olarak çalışmaktadır. Žižek 2004 yılında 26 yaşındaki Arjantinli model Analia Hounie ile ikinci evliliğini yaptı, daha önce Renata Salecl ile evliydi. Žižek mesleğinin başlangıcında 1970'lerin Yugoslavya'sının politik ortamında engellendi. 1975'te master tezinin siyasi açıdan şüpheli görülmesinden sonra Ljubljana Üniversitesi'nde bir yer sahibi olması önlendi. Takip eden yıllarda Yugoslavya Ordusu'nda görev aldı ve sonunda Jacques Lacan'ın psikonalitik teorisine dönük kuramsal odaklanmaları olan bir grup Slovenyalı bilgin ile yakınlaştı. Žižek'in büyük bir sosyal kuramcı olarak uluslararası tanınması 1989'da İngilizce basılan ilk kitabı The Sublime Object of Ideology'ye kadar sürdü. Žižek'in en dünya çapında en çok tartışılan kitabı The Ticklish Subject (1999), onu açıkça dekonstrüksiyonizmcilerin, Heideggercilerin, Habermascıların, bilişsel işlemlerle uğraşan bilimadamlarının, feministlerin ve Žižek'in New Age "obskürantizmciler" olarak tanımladıklarının karşısına koyar. Žižek'in çalışma ve düşünceleri belirlemedeki sorunlardan birisi onun kuramsal konumunu çok sık olarak kitapları arasında, hatta bazen aynı kitabın farklı sayfalarında değiştirmesidir (mesela, Lacan'ın yapısalcı mı yoksa post-yapısalcı mı olduğu konusunda). Bu nedenle onu eleştiren bazı kişiler, onu tutarsızlık ve entelektüel düzey eksikliği ile suçlamaktadır. Ne var ki Ian Parker herhangi bir "Žižekyen" felsefe sistemi bulunmadığını öne sürmektedir çünkü Žižek, bütün tutarsızlığıyla beraber, bize, bizim bir tek yazardan neyi almak ve onda neye inanmak istediğimiz konusunda daha derinlemesine düşünmemiz konusunda yardımcı olmaya çalışıyor.(Parker, 2004) Aslında, Žižek'in kendisi, bir felsefecinin tavrının, bizim kendi ideolojik ön kabullerimizi sorgulamak yerine bize dünyayı anlatan Büyük Öteki gibi davranmak olmaması gerektiğini tartışarak, Jacques Lacan'ın kendi kuramlarını sürekli yenilemesini savunmaktadır. Žižek için felsefeci, soruları yanıtlamaya çalışan birisinden daha çok, eleştiren birisidir. En son olarak Žižek Abercrombie & Fitch için hazırlanan bir katalogda yer alan Bruce Weber'in fotoğraflarına eşlik edecek bir metin yazdı. Büyük bir entelektüelin reklam metni yazmasının uygun olup olmadığı sorulduğunda, Žižek Boston Globe'a şunları söyledi: "Eğer para kazanmak için bu tür işler yapmak veya tam zamanlı çalışan Amerikalı bir akademisyen olarak imtiyazlı bir yer kapmak için kıç öpmek zorunda kalmak arasında bir seçim yapmam istenseydi böyle yerlerde yazı yazmayı seçmekten zevk alırdım!" Kendisine dönük ters ifadelerden utanmayan ateşli ve renkli bir öğretim üyesi olarak kabul edilmektedir. Üç bölümden oluşan 'The Pervert's Guide to Cinema' belgeseli İngiltere kanalı More4'da Temmuz 2006'da yayınlandı.