Huban Arığ Destanlaşan Kadın Kahraman

8,0/10  (2 Oy) · 
3 okunma  · 
2 beğeni  · 
522 gösterim
Elinizdek kitap, Hakas Türklerinin ve ataları Yenisey Kırgızlarının yiğitlik dolu tarihe bir anlamda ışık tutan ve zaman perdesini aşan bir köprüdür. Günümüzü ve geçmişi birbirine bağlayan bu köprü, dal, kök, yaprak ve gövdesinde kodlanan bilgelik ansiklopedisi ve daha nice yeni bulgu ve keşifler için el dokunmamış bir alan olarak değerlendirilebilecek bir hayat ağacı gibi, Sibirya'da, Asya kıtasının tam ortasında bulunan Altay dağlarında yaşayan bu insanların gelenek ve göreneklerini, inanç ve yaşam tarzlarını okuyucuya ulaştırarak tanıtmaktadır.
  • Baskı Tarihi:
    2005
  • Sayfa Sayısı:
    394
  • ISBN:
    9757076910
  • Yayınevi:
    Yurt Kitap
  • Kitabın Türü:
Ruh Adam 
19 Eki 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Eğlenceli bir kitap, Hakas Türklerinin 3000 yıllık destanını konu alıyor. Alıntılardan da anlayacağınız gibi betimlemeler çok farklı ve benim çok hoşuma gitti. İkinci mitolojik romanımdı, ilki yine aynı yazarın Han Mirgen kitabıydı. Mitoloji tarzına meraklıysanız bu kitabı seversiniz diye düşünüyorum.

Doğu Soytürk 
16 Haz 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yazarımız Hakas Türk'ü olup engin bilgilere sahip bir ŞAMAN araştırmacısıdır. Şamanizm ile ilgili öğrenmek istediğiniz bir çok bilgiye yazarın sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz. Kitabımızda da tam bir destan anlatıcısı karşımıza çıkıyor. Özellikle olayların anlatımındaki betimlemeler daha önce hiç karşılaşmadığınız türden.

Kitaptan 20 Alıntı

Ruh Adam 
09 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sevdiğim can balalarım, arı gücümüz kalırsa eğer, tok ve semiz malımızı kurtararak yurdumuza döneriz. Aksi takdirde burada öleceğiz. Ulu gücümüz yeterse onurlu halkımızı kurtarırız, ulu gücümüz yetmezse, bu el ülkesinde bu dünyadan göçeriz. İleriye yürürken yere bastığın ayak geri çekilmez, kılıcı tuttuğun el savaş bitmeden aşağı inmez.

Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 106 - Yurt)Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 106 - Yurt)
Ruh Adam 
09 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Önünde ay parlıyor, arkasında güneş yanıyor gibiydi.

Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 73 - Yurt)Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 73 - Yurt)
Ruh Adam 
09 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İleri yordamı daha üstün geldiğinden, zavallı özüm şimdi bu dünyadan göçmekteyim. Yer-toprağın üstünde, üstün akıllıya az yaşamak nasip oldu. Dolaştığım engin yer, arkamda kalacak. Yer-toprağın üstünde bir daha dolaşamayacağım. Bana ışık veren kutsal güneş, benden sonra da dünyayı aydınlatmaya devam edercek. Sevdiğim güneşin ışığını bir daha asla görmeyeceğim. Güneşin aydınlığını bırakıp ayrılmak, nasıl da zor şimdi. Üstün düşünce tasladığımdan, ölmekteyim. Gökte güneş ve ayı bir daha duyumsamamak ne kadar da güç şimdi. Bunun farkında olmak, insana derin bir acı veriyor. Bir daha etraftaki yeşilliğe dokunamamak, onları koklayamamak yüreğimi parçalıyor.

Huban Arığ, Timur Davletov (Yurt)Huban Arığ, Timur Davletov (Yurt)
Ruh Adam 
09 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yaşın uzak, yaratanın yüksek olsun,
Yolun açık, yaşamın mutlu olsun.
Önünde ay ışınlasın,
Arkanda güneş parıldasın.
Bitmemek üzere canlı ol,
Aşınmamak üzere yurtlu ol.
Dökülmemek üzere kanlı ol,
Bitmemek, düşmemek üzere yurtlu ol.

Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 142 - Yurt)Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 142 - Yurt)
Ruh Adam 
09 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kağanım, beyim, Kara Han, yer-toprağın üstünde sana yeterince yardım edemedim, senden, halkımdan, ülkemden, bu dünyadan ayrıldım. Arı gücüm bu kanlı savaşta tükendi, ulu gücüm bu ölesiye şiddetli savaşta çarpışmaya yetmedi. Doğadan, sevdiğim ak çayırlarımdan, dorukları ak karla kaplı dağlardan, üzerlerindeki yemyeşil çayırlarından, engin genişlikteki yaylalardan ayrıldım. Kemiğimi, yabancı ülkelerde bırakmayın, ana yurduma ulaştırın, yurdunu düşmana karşı savunan savaşçıya yakışır bir biçimde toprak anaya geri verin ki yüce yurdumuzu düşmanlara karşı savunurken ölenlere eklenip Ak Üzütün ülkesinde rahat ve huzur içinde bir hayat yaşayayım.

Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 111 - Yurt)Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 111 - Yurt)
Ruh Adam 
09 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kara Han ile Huban Arığ çatal kamçılarını kara uzaya kadar kaldırıp atlarına vurdular. Kara yer değirmen gibi döndü, beşik gibi sallanmaya başladı. Atları ok gibi ileri atıldı, kuş gibi uçtu. Atlar dağdan dağa atladılar, dağ sırtından başka dağ sırtına geçtiler. Dağ sırtlarının başlarını bu yıldırım gibi hızlı koşu esnasında ayaklarıyla teperek kırdılar. Aya kadar yüksek ak karlı bir dağ doruğuna çıktıktan sonra yiğitler atlarını durdurdu. Kırk kat yerin altına gidilen yere ualşmışlardı. Ancak buralarda felaketlerin yaşandığı anlaşılıyordu. Yolları tüy kadar yumuşak otlar kaplamıştı. Atların ayaklarının teptiği yerlerde çiçekler büyümüştü. Kara doru atın ön ayağının değdiği yerlerde, altın göller duruyordu. İçlerinde altın tüylü ördekler yüzüyordu. Gümüş tüylü ördekler, o göllerde yüzmekteydiler.

Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 93 - Yurt)Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 93 - Yurt)
Ruh Adam 
09 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kara Han'ın, gözbebeği gibi üzerinde titrediği, sevdiği, halkının giyili, atlı, huzurlu yaşamasını istediği ve uğruna bu yaşına kadar nice savaşa canını, kanını acımadan, tereddüt etmeden döktüğü, güneş ve ay kadar değerli, bir öz balası gibi yakın, evren gibi engin öz yurdu yad güçlerin saldırıları karşısında düşmüş, düşmanlar tarafından ele geçirilmişti. Yurdunun her köşesine yabancılar dolmuş, düşmanlar konumlanmıştı. Öz yüreği gibi yakın olan onurlu halkı ise tutsak olmuş, insandan boşalmış, tamamen ıssız, kimsesiz kalmıştı. İnek güdülecek çayırlarda, hiçbir işe yaramayan esnek başlı ot bitmişti. Yılkı otlatılacak çayırlarda ise malın yemediği kaygan başlı ot bitmişti.

Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 97 - Yurt)Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 97 - Yurt)
Ruh Adam 
13 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Huban Arığ ak karlı dağ doruğunun içine girerek alp kişi Hirotay Mirgen'in kırk ayaklı demir bir yatakta horlayarak uyuduğunu gördü. Güçlü horlamasından dolayı kara yer bile sallanmakta, kara uzay bile titremekteydi. Ağzını açıp havayı içine çektiğinde, Huban Arığ kendine hakim olamayarak solukla birlikte ona doğru gidiyor, dev alp yiğidin ağzına kadar gelip duruyordu. Bu alp kişi soluğu geri verdiğinde ise solukla birlikte alp kızımız Huban Arığ evin kapısından dışarı uçuyordu.

Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 185 - Yurt)Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 185 - Yurt)
Ruh Adam 
13 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Az mı uz mu olduğu anlaşılmayan bir yolculuktan sonra aralıklı bir dağ sırtına çıkıp atlarını durdurdular. Gökle yerin çarpıştığı yere geri gelmişlerdi.

Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 193 - Yurt)Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 193 - Yurt)
Ruh Adam 
09 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İleri giden övünmemek, arkada kalan darılmamak üzere anlaştıktan sonra üç alp atlarını kamçıladılar. Alp atlar ön ayaklarıyla ak karlı zirveleri parçaladılar. Arka ayaklarına gök karlı zirveleri ufaladılar. Köklü ağaçlar yere yapışıp ezildi, kök salmış otlar dağa yapışıp ezildi. Yer-toprağın üstünde, ulu gürüldü, ulu gıcırtı yükseldi. Yiğit atlar, sansar gibi uzandılar. Bu koşudan dolayı yatan ağaç yatay yarıldı, duran ağaç dikey kırıldı. Ayın gözü beyazlaştı, güneşin gözü mavileşti. Dalgalanarak akan hızlı sular kıyılarında taştı, sivri duran karlı dağ dorukları kum gibi ezildi.

Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 88 - Yurt)Huban Arığ, Timur Davletov (Sayfa 88 - Yurt)
2 /