Hyperion Kantoları #1

Hyperion

Dan Simmons

Puan

8.910 üzerinden
81 kişi
8/10
·597 syf.··
2025 20. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 20:37
Hyperion serisinin ilk kitabı bize olay örgüsünden ziyade evrenini tanıtan uzun bir giriş kitabı. Hikaye 29. Y.Y.'da geçer. Hyperion adlı ağ dışında kalan gezegene yolculuk yapan bir grup hacının hikayesini anlatır kitap. Hyperion'da Shrike adlı kadim bir varlık tarafından tehdit altındadır, bu yaratık zamanı kontrol edebilen, 3 metre boyunda olduğu düşünülmektedir. Ekibimizin üyeleri: Konsül, Albay Kassad, Brawne Lamia, Het Masteen, Sol Weintraub, Peder Hoyt ve Martin Silenus... Bu ekibimiz Hyperion yolculuğunda Shrike ile yaşadıkları öyküleri anlatır. Bu öykülerde evren hakkında bilgi sahibi oluruz. Kitabın bilimkurgu yönünü çok sevdim; günümüzde popüler olan konular Simülasyon, Yapay zeka, Periton diyalizi ve zamanda yolculuk gibi birçok konuya değinir Dan Simmons. Özellikle Sol Weintraub'un hikayesini çok sevdim; kızı nadir rastlanan bir hastalığa yakalanarak, ters etkileşimle gençleşmeye başlar, bu bölüm çok duygusaldı. Dediğim gibi uzun bir giriş kitabıydı, evreni tanıtan, olaylar için fragman niteliğinde bir kitap. İkinci kitap Ağustos’ta gelecek, o zaman seriye devam edeceğim.
Bilim-Kurgu
HyperionDan Simmons · İthaki Yayınları · 2025145 okunma
7/10
·600 syf.··
2026 3. kitabı
Hyperion bilim kurgu klasiklerini okuduğum için karşılaştığım, daha önce adını duymadığım ama adından oldukça iddialı bahsedilen bir kitap. Benim içinse açık ara okuduğum en ama en zor bilim kurgu klasiği. Normalde kitapların hızlanan ve yavaşlayan yerleri olur ama Hyperion baştan sona o kadar zor okunuyor ki çevremden kimseye bu kitabı kolay kolay öneremem. Kitabın çok ciddi bir kurgusu var hatta daha önce karşılaştıklarıma benzemeyecek kadar etraflı ve derin diyebilirim. Yazar koskoca bir evren oluşturmuş ama bana sorarsanız bunun içine girmek veya her ayrıntısıyla takip etmek çok zor. Kitapta ciddi bir konu ve kavram kalabalığı var bence. Yazarın kafasının zehir gibi olduğunu düşünüyorum ama bana sorarsanız aklına gelen her fikri her hikayeyi ve sevdiği tüm kavramları bu kitapta kullanmış ve çorba olmuş. Kitap 7 kişinin Hyperion denen gezegene bir görev için onların deyimiyle Hac seferi için seçilmesiyle başlıyor. Sonradan bu hacılar yan yana geliyor ve bir yandan Hyperion'a giderken bir yandan da birbirlerine hikayelerini anlatıyorlar ki anladığım kadarıyla bu anlatılanlar niye bu seferde olduklarıyla yakından alakalı. (Burada anladığım kadarıyla diyorum çünkü özellikle bu hacıların Hyperion'a gidip ne yapacaklarını, Hyperion'un neden bu kadar önemli olduğunu veya Shrike denen yaratığın amacının ne olduğunu katiyen anlamadım ama ümit ediyorum ki diğer kitaplarda anlarım.) Kitabın neredeyse tamamı bu hikayelerle geçiyor ki devamının olduğu buradan anlaşılıyor. Her bir karakterin hikayesi o kadar derin o kadar ilginç ki kitap karmaşık olsa da yazara hayranlık duymamak elde değil. Rahatlıkla söyleyebilirim ki her yerde karşılaşabileceğiniz türden hikayeler anlatmıyor karakterlerin hiçbiri. Genel olarak baktığımda kitabı beğendim diyebilirim çünkü konu olarak da
Edebiyat & Roman
HyperionDan Simmons · İthaki Yayınları · 2025145 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·600 syf.··
2026 27. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 15:24
Muhteşem! Bilimkurgu ağacının alt türlerinden oluşan dallarına tutuna tutuna ( askeri bilimkurgu, cyberpunk, bilimkurgu korku vb.) bilimkurgu konularının meyvelerini toplaya toplaya ( zaman yolculuğu, ışınlanma, uzak gezegenler vb.) bu edebiyat türünün zirvesine uzanan bir başyapıt. Edebiyat tarihinden, bir şairin bir şiirinden ilhamla bir bilimkurgu eseri yazma fikrine ve ortaya çıkan bu müthiş, dopdolu romana şapka çıkarıyorum. Bilimkurgu severlerin mutlaka okuması gerekiyor bence. Not: İthaki baskısında belirtilmemiş ama romanın merkezindeki Shrike karakteri adını, İngilizcesi shrike olan örümcek kuşundan alıyor. Bu kuş türü, avlarını ağaç dikenlerine ya da dikenli çalılara saplayarak depoluyormuş. Dikenlerle dolu vücudu nedeniyle romandaki o korkunç varlığa Shrike adı verilmiş muhtemelen Hyperion sakinleri tarafından.
HyperionDan Simmons · İthaki Yayınları · 2025145 okunma
10/10
·600 syf.·
2026 13. kitabı
Bilimkurgu denince akla genellikle uzay gemileri, yapay zekâlar ve uzaktaki gezegenler gelir. Hyperion ise bunların da ötesine geçerek bilimkurguyu edebiyatla, felsefeyle ve insan ruhunun en derin korkularıyla harmanlıyor. Bilimkurgunun üç büyük ödülü olan Hugo, Nebula ve Locus ödüllerini tek başına alarak bile önemini belli eden bir başyapıt. Hikâye, Hyperion gezegenine doğru yola çıkan yedi hacının yolculuğunu anlatıyor. Ancak kitabın asıl gücü, bu yolcuların geçmişlerini ve neden bu yolculuğa çıktıklarını anlattıkları bölümlerde yatıyor. Her biri farklı bir türde yazılmış gibi hissettiren bu hikâyeler; aşk, yapay zeka, cyberpunk, dini inanç, savaş ve askeri bilimkurgu, fedakârlık, zamanda yolculuk, kavramları üzerine unutulmaz anlatılar sunuyor. Kitapta 6 ayrı hikaye anlatarak aslında tek başına bir romandam ziyade 6 ayrı minik hikaye içeren, 4 kitaplık hyperion kantalorı serisine bir giriş kitabı gibi. Ayrıca korku ögeleri içeren bir bilimkurgu kitabı ilk defa okudum. Ve kitaptaki korku ve gerilim hissini bu kadar iyi yansıtması gerçekten çok başarılı. Ve tabii ki Shrike… Bence bilimkurgu edebiyatın en ürkütücü ve gizemli figürlerinden biri. Onun hakkında her yeni bilgi merakı artırırken, cevaplardan yeni sorular doğuyor. 29. yüzyılda insanlığın galaksiye yayıldığı bir evrende uzak bir gezegen olan Hyperionda Shrike adı verilen insan-dışı bir varlığa karşı yolculuk ve yaşanmışlıklar… Hyperion, sadece bir macera değil; sabır isteyen, düşündüren ve okurunu ödüllendiren bir eser. Bence bilimkurgu okumayanların bile şans vermesi gereken, türün sınırlarını aşan bir başyapıt. Kitapta belki tek sevmediğim şey ise yazarın John Keats adlı bir şaire olan takıklığı. Edebi ünlü bir şair olduğunu anlayabiliyorum ama hiç tanımayan insanlar için bir noktadan sonra can sıkıcı
HyperionDan Simmons · İthaki Yayınları · 2025145 okunma
Hyperion Kantoları
8/10
·600 syf.··
2026 1. kitabı
"Hayat hikâyedir. Ve bir insanı sevmek, onun hikâyesini sevmektir." der Martin Heidegger. 7 yoldaş, 7 sırdaş, 7 hikaye ve bir amaç... Her hayatın amaca giden yolunda bir hikayesi vardır. Kitabı okudukça Matruşka gibi içi içe geçmiş ama hepsinin sonucu birbirine bağlı hikayelerle karşılaşıyoruz. Peki neyi arıyoruz? Bir gücü mü, bir intikamı mı, bir iblisi mi, bir ilhamı mı yoksa cevapları mı? En iyisi herkesin hikayesini dinlemeli ve ona göre karar vermeli. Bu noktada karar size kalmış. Karşınızda Hyperion Kantoları... Okuyunuz, okutunuz... Okunma skalamız ise 'Arkadaşıma hediye ederim' şeklinde olacak. Teşekkürler...
HyperionDan Simmons · İthaki Yayınları · 2025145 okunma