4 kitaplık bir serinin ilk kitabı Hyperion, yazarın anlatım dili,bilinmeyen bir evrene dair terminolojisi, kavramsal yapısı açısından okunması zor ve yorucu bir kitap olması yanında; zengin bilimkurgu içeriği, vurucu hikayeleri ve kurgusu ile etkilendiğim bir kitap oldu.
Uzak bir gelecekte insanların "Büyük Hata" olarak adlandırdığı bir olgu meydana gelmiş, teknolojinin gelişmesi ile güneş sisteminde ve ötesinde bulunan yeni gezegenlerde koloniler kurulmuştur. Alanaştıran adı verilen geçitler çok uzak mesafelere anında yolculuk yapmayı sağlamaktadır. Hakimiyet adı verilen bir oluşum 200' den fazla gezegene hükmetmektedir. Dünyalarağı olarak adlandırılan bu gezegenler, anında iletişim kurulmasına izin veren ışılhatlar,
elektromanyetik araçlar, ekranoplanlar, iletiaracıları ve ömrü uzatan, tıbbi gelişmelerden faydalanabilmektedir.
"Gaspçı" olarak adlandırılan yerçekimsiz yıldızlararası boşluklarda yaşayan, insanlardan evrimleşen bir topluluk da Hakimiyet'in himayesinde bulunan gezengenleri tehdit etmektedir.Hakimiyet kontrolünde olmayan Hyperion isminde bir gezegende, zamanı kontrol etme yetisine sahip, hakkında efsaneler bulunan Shrike isminde bir varlık insanlar için büyük tehdit oluşturmaktadır. Bazı insanların taptığı , bazı insanların merak ettiği, bazılarının kaçındığı bu varlığı görmek için her sene hac ziyaretleri yapılmaktadır.
Son savaş öncesi, Hakimiyet ve Shrike kilisesi tarafından son hac yolculuğu için bir rahip, bir konsolos, bir asker, bir şair, bir âlim, bir dedektif, bir ağaç efendisi seçilmiştir. Ölümle yüzyüze olduklarını düşünen bu hacılar neden seçildiklerini anlamak amacı ile geçmiş yaşam öykülerini birbirine anlatmaya karar verir. Her biri ortak bir temaya sahip, bu etkileyici hikayeler, aynı zamanda bu evreni anlamaya yardımcı olacak