Hyperion Kantoları #1

Hyperion

Dan Simmons
Tahmini Okuma Süresi:
17 sa. 0 dk.
Sayfa Sayısı:
600
Basım Tarihi:
Mart 2025
İlk Yayın Tarihi:
1989
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Orijinal Adı:
Hyperion / Hyperion Cantos Book One
Orijinal Dil:
İngilizce
ISBN:
9786052655313
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·597 syf.··
2025 20. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 20:37
Hyperion serisinin ilk kitabı bize olay örgüsünden ziyade evrenini tanıtan uzun bir giriş kitabı. Hikaye 29. Y.Y.'da geçer. Hyperion adlı ağ dışında kalan gezegene yolculuk yapan bir grup hacının hikayesini anlatır kitap. Hyperion'da Shrike adlı kadim bir varlık tarafından tehdit altındadır, bu yaratık zamanı kontrol edebilen, 3 metre boyunda olduğu düşünülmektedir. Ekibimizin üyeleri: Konsül, Albay Kassad, Brawne Lamia, Het Masteen, Sol Weintraub, Peder Hoyt ve Martin Silenus... Bu ekibimiz Hyperion yolculuğunda Shrike ile yaşadıkları öyküleri anlatır. Bu öykülerde evren hakkında bilgi sahibi oluruz. Kitabın bilimkurgu yönünü çok sevdim; günümüzde popüler olan konular Simülasyon, Yapay zeka, Periton diyalizi ve zamanda yolculuk gibi birçok konuya değinir Dan Simmons. Özellikle Sol Weintraub'un hikayesini çok sevdim; kızı nadir rastlanan bir hastalığa yakalanarak, ters etkileşimle gençleşmeye başlar, bu bölüm çok duygusaldı. Dediğim gibi uzun bir giriş kitabıydı, evreni tanıtan, olaylar için fragman niteliğinde bir kitap. İkinci kitap Ağustos’ta gelecek, o zaman seriye devam edeceğim.
Bilim-Kurgu
HyperionDan Simmons · İthaki Yayınları · 2025144 okunma
7/10
·600 syf.··
2026 3. kitabı
Hyperion bilim kurgu klasiklerini okuduğum için karşılaştığım, daha önce adını duymadığım ama adından oldukça iddialı bahsedilen bir kitap. Benim içinse açık ara okuduğum en ama en zor bilim kurgu klasiği. Normalde kitapların hızlanan ve yavaşlayan yerleri olur ama Hyperion baştan sona o kadar zor okunuyor ki çevremden kimseye bu kitabı kolay kolay öneremem. Kitabın çok ciddi bir kurgusu var hatta daha önce karşılaştıklarıma benzemeyecek kadar etraflı ve derin diyebilirim. Yazar koskoca bir evren oluşturmuş ama bana sorarsanız bunun içine girmek veya her ayrıntısıyla takip etmek çok zor. Kitapta ciddi bir konu ve kavram kalabalığı var bence. Yazarın kafasının zehir gibi olduğunu düşünüyorum ama bana sorarsanız aklına gelen her fikri her hikayeyi ve sevdiği tüm kavramları bu kitapta kullanmış ve çorba olmuş. Kitap 7 kişinin Hyperion denen gezegene bir görev için onların deyimiyle Hac seferi için seçilmesiyle başlıyor. Sonradan bu hacılar yan yana geliyor ve bir yandan Hyperion'a giderken bir yandan da birbirlerine hikayelerini anlatıyorlar ki anladığım kadarıyla bu anlatılanlar niye bu seferde olduklarıyla yakından alakalı. (Burada anladığım kadarıyla diyorum çünkü özellikle bu hacıların Hyperion'a gidip ne yapacaklarını, Hyperion'un neden bu kadar önemli olduğunu veya Shrike denen yaratığın amacının ne olduğunu katiyen anlamadım ama ümit ediyorum ki diğer kitaplarda anlarım.) Kitabın neredeyse tamamı bu hikayelerle geçiyor ki devamının olduğu buradan anlaşılıyor. Her bir karakterin hikayesi o kadar derin o kadar ilginç ki kitap karmaşık olsa da yazara hayranlık duymamak elde değil. Rahatlıkla söyleyebilirim ki her yerde karşılaşabileceğiniz türden hikayeler anlatmıyor karakterlerin hiçbiri. Genel olarak baktığımda kitabı beğendim diyebilirim çünkü konu olarak da
Edebiyat & Roman
HyperionDan Simmons · İthaki Yayınları · 2025144 okunma
10/10
·600 syf.··
2026 27. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 15:24
Muhteşem! Bilimkurgu ağacının alt türlerinden oluşan dallarına tutuna tutuna ( askeri bilimkurgu, cyberpunk, bilimkurgu korku vb.) bilimkurgu konularının meyvelerini toplaya toplaya ( zaman yolculuğu, ışınlanma, uzak gezegenler vb.) bu edebiyat türünün zirvesine uzanan bir başyapıt. Edebiyat tarihinden, bir şairin bir şiirinden ilhamla bir bilimkurgu eseri yazma fikrine ve ortaya çıkan bu müthiş, dopdolu romana şapka çıkarıyorum. Bilimkurgu severlerin mutlaka okuması gerekiyor bence. Not: İthaki baskısında belirtilmemiş ama romanın merkezindeki Shrike karakteri adını, İngilizcesi shrike olan örümcek kuşundan alıyor. Bu kuş türü, avlarını ağaç dikenlerine ya da dikenli çalılara saplayarak depoluyormuş. Dikenlerle dolu vücudu nedeniyle romandaki o korkunç varlığa Shrike adı verilmiş muhtemelen Hyperion sakinleri tarafından.
HyperionDan Simmons · İthaki Yayınları · 2025144 okunma
10/10
·600 syf.·
2026 13. kitabı
Bilimkurgu denince akla genellikle uzay gemileri, yapay zekâlar ve uzaktaki gezegenler gelir. Hyperion ise bunların da ötesine geçerek bilimkurguyu edebiyatla, felsefeyle ve insan ruhunun en derin korkularıyla harmanlıyor. Bilimkurgunun üç büyük ödülü olan Hugo, Nebula ve Locus ödüllerini tek başına alarak bile önemini belli eden bir başyapıt. Hikâye, Hyperion gezegenine doğru yola çıkan yedi hacının yolculuğunu anlatıyor. Ancak kitabın asıl gücü, bu yolcuların geçmişlerini ve neden bu yolculuğa çıktıklarını anlattıkları bölümlerde yatıyor. Her biri farklı bir türde yazılmış gibi hissettiren bu hikâyeler; aşk, yapay zeka, cyberpunk, dini inanç, savaş ve askeri bilimkurgu, fedakârlık, zamanda yolculuk, kavramları üzerine unutulmaz anlatılar sunuyor. Kitapta 6 ayrı hikaye anlatarak aslında tek başına bir romandam ziyade 6 ayrı minik hikaye içeren, 4 kitaplık hyperion kantalorı serisine bir giriş kitabı gibi. Ayrıca korku ögeleri içeren bir bilimkurgu kitabı ilk defa okudum. Ve kitaptaki korku ve gerilim hissini bu kadar iyi yansıtması gerçekten çok başarılı. Ve tabii ki Shrike… Bence bilimkurgu edebiyatın en ürkütücü ve gizemli figürlerinden biri. Onun hakkında her yeni bilgi merakı artırırken, cevaplardan yeni sorular doğuyor. 29. yüzyılda insanlığın galaksiye yayıldığı bir evrende uzak bir gezegen olan Hyperionda Shrike adı verilen insan-dışı bir varlığa karşı yolculuk ve yaşanmışlıklar… Hyperion, sadece bir macera değil; sabır isteyen, düşündüren ve okurunu ödüllendiren bir eser. Bence bilimkurgu okumayanların bile şans vermesi gereken, türün sınırlarını aşan bir başyapıt. Kitapta belki tek sevmediğim şey ise yazarın John Keats adlı bir şaire olan takıklığı. Edebi ünlü bir şair olduğunu anlayabiliyorum ama hiç tanımayan insanlar için bir noktadan sonra can sıkıcı
HyperionDan Simmons · İthaki Yayınları · 2025144 okunma
Hyperion Kantoları
8/10
·600 syf.··
2026 1. kitabı
"Hayat hikâyedir. Ve bir insanı sevmek, onun hikâyesini sevmektir." der Martin Heidegger. 7 yoldaş, 7 sırdaş, 7 hikaye ve bir amaç... Her hayatın amaca giden yolunda bir hikayesi vardır. Kitabı okudukça Matruşka gibi içi içe geçmiş ama hepsinin sonucu birbirine bağlı hikayelerle karşılaşıyoruz. Peki neyi arıyoruz? Bir gücü mü, bir intikamı mı, bir iblisi mi, bir ilhamı mı yoksa cevapları mı? En iyisi herkesin hikayesini dinlemeli ve ona göre karar vermeli. Bu noktada karar size kalmış. Karşınızda Hyperion Kantoları... Okuyunuz, okutunuz... Okunma skalamız ise 'Arkadaşıma hediye ederim' şeklinde olacak. Teşekkürler...
HyperionDan Simmons · İthaki Yayınları · 2025144 okunma
9/10
·568 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2021 12:32
4 kitaplık bir serinin ilk kitabı Hyperion, yazarın anlatım dili,bilinmeyen bir evrene dair terminolojisi, kavramsal yapısı açısından okunması zor ve yorucu bir kitap olması yanında; zengin bilimkurgu içeriği, vurucu hikayeleri ve kurgusu ile etkilendiğim bir kitap oldu. Uzak bir gelecekte insanların "Büyük Hata" olarak adlandırdığı bir olgu meydana gelmiş, teknolojinin gelişmesi ile güneş sisteminde ve ötesinde bulunan yeni gezegenlerde koloniler kurulmuştur. Alanaştıran adı verilen geçitler çok uzak mesafelere anında yolculuk yapmayı sağlamaktadır. Hakimiyet adı verilen bir oluşum 200' den fazla gezegene hükmetmektedir. Dünyalarağı olarak adlandırılan bu gezegenler, anında iletişim kurulmasına izin veren ışılhatlar, elektromanyetik araçlar, ekranoplanlar, iletiaracıları ve ömrü uzatan, tıbbi gelişmelerden faydalanabilmektedir. "Gaspçı" olarak adlandırılan yerçekimsiz yıldızlararası boşluklarda yaşayan, insanlardan evrimleşen bir topluluk da Hakimiyet'in himayesinde bulunan gezengenleri tehdit etmektedir.Hakimiyet kontrolünde olmayan Hyperion isminde bir gezegende, zamanı kontrol etme yetisine sahip, hakkında efsaneler bulunan Shrike isminde bir varlık insanlar için büyük tehdit oluşturmaktadır. Bazı insanların taptığı , bazı insanların merak ettiği, bazılarının kaçındığı bu varlığı görmek için her sene hac ziyaretleri yapılmaktadır. Son savaş öncesi, Hakimiyet ve Shrike kilisesi tarafından son hac yolculuğu için bir rahip, bir konsolos, bir asker, bir şair, bir âlim, bir dedektif, bir ağaç efendisi seçilmiştir. Ölümle yüzyüze olduklarını düşünen bu hacılar neden seçildiklerini anlamak amacı ile geçmiş yaşam öykülerini birbirine anlatmaya karar verir. Her biri ortak bir temaya sahip, bu etkileyici hikayeler, aynı zamanda bu evreni anlamaya yardımcı olacak
HyperionDan Simmons · Pegasus Yayınları · 2021144 okunma
Hyperion İncelemesi: Zaman Mezarları Vadisi’nde, Shrike Herkesi Bekler
Puan vermedi·568 syf.··
2021 4. kitabı
"Hyperion incelemesi sizlerle. Amerikalı bilimkurgu yazarı Dan Simmons imzalı eser 1990 yılında Hugo Ödülü alan; galaksilerin arasında notaların fırtınalara eşlik ettiği yakut ve kanla sarmalanmış bir uzay operası. 1970’lerde küçük bir kasabada öğretmenlik yapan Dan Simmons zamanla öğrencilerine öykü anlatmaya başladı. Hyperion’un ilk temelleri de böylece atılmış oldu. 1989 yılında yayınlanan Hyperion, 1990 yılında En İyi Roman dalında Hugo ve Locus En iyi Bilimkurgu Roman ödülünü alarak adını geniş kitlelere duyurdu." Agape Khaven İncelemenin tamamı: kayiprihtim.com/inceleme/hyperi...
HyperionDan Simmons · Pegasus Yayınları · 2021144 okunma
10/10
·568 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2019 10:16
Yapı olarak Canterbury Hikayeleri'nden esinlenmiş kitap, savaşın arifesinde yapılacak son hac için seçilmiş 7 hacının yolculuğunu işliyor. Her hacı sırasıyla kendi hayat hikayesini ve Shrike'dan ne dileyeceğini anlatıyor. Her biri bir film tadında olan bu hikayeler ile sadece karakterleri tanımıyoruz, aynı zamanda genel hikaye için yapboz parçaları da topluyoruz. Hikayeler hem temaları açısından çeşitli, hem de oldukça vurucu. İki yıl sonra bile detaylarını hatırlıyorum çünkü hepsi bambaşka bir tat sunuyor. Dünyası ise aşırı zengin. Bilim kurgu deyince aklınıza gelebilecek her konuyu bulacaksınız: yapay zeka, uzun yaşam, ışınlanma, dijital dünya, kolonileşme, transhümanizm... Dan Simmons bu dünyayı oluştururken sadece önceli olan bilim kurgu yazarlarından etkilenmemiş. Fransız Cizvit paleontolog Teilhard de Chardin, İngiliz şair John Keats, İskoç çevreci John Muir, Amerikan ekolog Thomas S. Ray ve Çinli kesiş Yunmen Wenyan gibi isimlerin de dünyada bıraktığı izleri göreceksiniz. Bu muhteşem kitabın tek sorunu, genel hikayenin sonuçlanmasının ikinci kitaba sarkması. Tek başına da okuyabilirsiniz, o zaman da harika bir öykü derlemesi olur. Okuduğum ilk bilim kurgu kitaplarından biriydi ve açık ara favorim olmuştu. Üzerinden iki yıl ve 50 küsur bilim kurgu kitabı geçti, ve Hyperion hala favorim.
HyperionDan Simmons · Pegasus Yayınları · 2021144 okunma
9/10
·568 syf.··
2021 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2021 17:33
Son zamanlarda en yavaş okuduğum kitaplardan birisi oldu Hyperion, çünkü hem hard sci-fi olması hem de bilim kurgu kadar felsefe ögeleri ve edebi referanslar içermesi sebebiyle sindirerek ilerlemek istedim. Ayrıca kayıprıhtım forumda düzenlenen okuma etkinliğinde anlamadığım yerleri sormam ve teoriler üzerinde tartışmamız da çok faydalı oldu. Kitap bir yolculuğa çıkmış birbirinden alakasız 7 kişinin (ya da 6 diyelim) hikayesini anlatıyor. Kitaptaki en etkileyici şeylerden birisi, her yolcunun hikayesini anlatırken kendi kişiliğine göre anlatımın değişmesi. Mesela asker daha net, keskin cümleler kullanırken şair ise daha edebi bir dil ve şairane cümleler kullanıyor. Bununla birlikte en sevdiğim öykü alimin öyküsü oldu, sebebini de onunla ebeveyn olmam sebebiyle daha rahat empati kurabilmem. Simmons'ın birçok yazardan etkilendiği açık. Bunların listesini yapsak yorumlarımdan uzun sürer sanırım. Ama bu kadar referansı anlayabilecek donanımda bir okuyucu olmadığım için yer yer böyle sanki cehalet zırhımdan "tink, tink" diye sekti bu referanslar. Bütün bunlar yazar Simmons'ın bir deha olduğunu göstermiyorsa başka ne gösterir bilmiyorum. Son olarak, çevirisi için Yaprak Hanım'a, editörlüğü için de Kemal Bey'e teşekkürlerimi sunuyorum. Çeviri konusunda gözüme çarpan neredeyse hiçbir şey olmadı, görebildiğim bir iki typo'yu da kendilerine ilettim. Çok zor bir işin altından layıkıyla kalkmışlar. Dilerim ikinci kitap da bu yıl içerisinde gelir zira çok can alıcı bir yerde bitiyor kitap. Yine de bu durum okumanıza engel değil, okuduktan sonra devam etmek istemeyenler için bu kitabı bir "hikaye kitabı" olarak değerlendirmek de mümkün. Kitaba notum 9/10. 1 puanı neden kırdım ben de bilmiyorum ama elim 10 puana gitmedi nedense. Büyük ihtimalle her hikayenin başlarının bir tık
HyperionDan Simmons · Pegasus Yayınları · 2021144 okunma
10/10
·568 syf.··
Beğendi
·
2021 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2021 19:13
Dan Simmons'un Terör adlı kitabını okumuştum, gerçek bir olaydan esinlenmiş, Kuzey Kutbuna doğru yola çıkan ve akıbeti bilinmeyen iki geminin hikayesiydi. Açlık, soğuk ve yaşananların, gerçekçi ve gotik bir dille anlatıldığı gerilim çok başarılıydı. Hyperion ise başka bir şey. Issac Asimov, Ursula Le Guin, Arthur C. Clarke benim için Bilim Kurgu'nun duayenleridir. Frank Herbert, Ray Bradbury, Philip K. Dick, Orson Scott Card, Heinlein, Douglas Adams, Roger Zelazny, Larry Niven... daha bir sürü dahi. Dan Simmons sadece Hyperion'la bile bu yazarlar arasında olmayı sonuna kadar hak etmiş. Eser o kadar çok katmana sahip ki anlatmak çok zor, ne söylense eksik kalır, yanlış anlaşılır. Kısaca yedi kişi ve bir bebeğin hac yolculuğu diyebiliriz. Altı kişi hikayelerini anlatıyor ve her hikaye değişik bir anlatım ve dünyayı barındırıyor. Her hikayenin ortak noktası ise Hyperion. Başta okurken zorlanabilirsiniz ama vazgeçmeyin. Çevirmeni için eminim çok zor bir eser olmuştur ama başarmış. Çünkü muhteşemdi.
HyperionDan Simmons · Pegasus Yayınları · 2021144 okunma

Yazar Hakkında

Dan SimmonsYazar · 3 kitap
Daniel Joseph Simmons, Amerikalı bir bilim kurgu ve korku yazarıydı. Hyperion Cantos ve Ilium/Olympos döngülerinin yanı sıra, bazen tek bir roman içinde bilim kurgu, korku ve fantastik türlerini kapsayan diğer eserlerinin de yazarıydı. Simmons'ın türleri iç içe geçiren eseri Kali'nin Şarkısı (1985), Dünya Fantastik Ödülü'nü kazandı. Ayrıca, bazıları sürekli karakter Joe Kurtz'u içeren gizem ve gerilim romanları da yazdı. Illinois, Peoria'da doğan Simmons, çocukken hikayelerini dinleyenleri büyülemek amacıyla hikaye yazmaya başladı. Simmons, 1970 yılında Wabash College'dan İngilizce lisans derecesi aldı ve 1971 yılında St. Louis'deki Washington Üniversitesi'nden Eğitim Yüksek Lisans derecesi aldı. Simmons kısa süre sonra kısa öyküler yazmaya başladı, ancak kariyeri 1982 yılına kadar pek ilerlemedi. O yıl Harlan Ellison'ın yardımıyla Simmons, Ellison'ın “dünyanın en iyi bilim kurgu yazma atölyesi” olarak gördüğü Milford atölyesine davet edildi. Simmons, Ellison'ı akıl hocası, arkadaşı ve tam zamanlı yazarlık kariyerine devam etmesinin nedeni olarak görüyordu. Simmons'ın “The River Styx Runs Upstream” adlı kısa öyküsü yayınlandı ve Twilight Zone Magazine öykü yarışmasında birincilik ödülünü kazandı. Ellison'ın menajeri Richard Curtis, Simmons'ı müşterisi olarak kabul etti. Simmons'ın ilk romanı Song of Kali 1985 yılında yayınlandı. 1989 yılına kadar ilkokul öğretmenliği yaptı. Simmons, 21 Şubat 2026'da Colorado, Longmont'ta geçirdiği felcin komplikasyonları nedeniyle 77 yaşında hayatını kaybetti.