Camilla Grebe / İhanet
Psikolojik yönü ağır basan, geçmiş ve günümüz şeklinde ilerleyen bir İskandinav polisiyesi #İhanet . Kadın erkek ilişkileri, görünen ile gerçek arasındaki farklar, geçmişin izleri ve karakter travmaları kurgunun iskeletini oluşturarak gerilim ve bilinmezliğin cazibesiyle bütünleşmiş. Akıcı olmasına rağmen bence gereksiz uzatmaların da yer aldığı bir romandı.
Stockholm’de geçen hikayede, ünlü bir giyim mağazası zincirinin CEO’su olan Jasper Orre’nin evinde kimliği belirsiz bir kadın cesedi bulunur. Tüm aramalara rağmen Orre’ye ulaşılamaz. İşlenen cinayetin korkunçluğu ve benzerliği polisleri on yıl önce çözüme ulaştıramadıkları başka bir davayı yeniden gündeme getirmeye iter.
Hikayenin üç anlatıcısı var. Cinayet masası dedektifi Peter, geçmiş davada da görev almış profil uzmanı Hanne ve Orre ile ilişki yaşayan Emma. Aralarda geçmişe dönüp karakterin yaşamlarını ve ilişkilerini mercek altına alıyoruz. Hayal kırıklıklarının izlerini, ihanet ile yıkılan güvenlerini ve görünenin yanıltıcı tarafını hissediyoruz. Karakter analizleri çok başarılı yansıtılmış. Kendi iç çatışmaları ile davanın ilerleyişi iç içe geçmiş.
Suçluyu bulmak zor değildi. Zaten yazar da saklamak için çaba sarf etmemiş. Her şey ortada ama finale doğru giderken kitabın esas gizemi tüm hikayeye etkileyici bir nokta koyuyor. Polisiye olarak istediğim etkiyi alamasam da psikolojik olarak doyuma ulaştığım bir okuma oldu.
Bazı kısımlar fazla uzatılsa da karakter analizlerindeki başarısı, akıcı oluşu, yalın bir anlatımla ilerlemesi ve beklenmeyen finali ile güzel bir okuma deneyimi yaşattı. Keyifli okumalar…
İhanetCamilla Grebe · Yabancı Yayınları · 2017101 okunma
İhanet, sanırım yazarın dilimize çevrilen ilk ve şimdilik tek kitabı.
•
Kış soğuğunun çöktüğü Stockholm’de korkunç bir cinayet işlenir. Kimliği belirsiz bir kadının başı, ünlü bir giyim mağazası zincirinin CEO’su Jesper Orre’nin lüks evinde bulunur. On yıl önce işlenmiş bir cinayetin izlerini taşıyan olayın şüphelisi Orre kayıplara karışmıştır. Kayıp işadamını arayan yalnızca polisler değildir. Zincire bağlı mağazalardan birinde çalışan Emma Bohman, Orre’yle iki ay önce tanışmış ve aralarında bir ilişki başlamıştır; Orre’nin yok olmasıyla hızlı bitmiştir. Aynı adamı farklı sebeplerle arayan polis ve Emma’nın yolları saplantıyla, intikamla ve delilikle örülü bir yolda kesişecek; olaylar çözülmeye başladıkça hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkacaktır.
(Arka Kapak)
•
Kitabın güzel yanı akıcı olması ve çok rahat okunması. Yazarın dili sade olduğundan ve fazlaca bilimsel terim içermediğinden haliyle okuru yormuyor. 400 sayfalık bir kitap olmasına rağmen iki günde rahatlıkla bitirilebilir.
Olay örgüsü ve kurgu üst düzeyde değildi bana göre. Hatta kitabın fazladan uzatıldığını ve gereksiz olduğunu düşündüğüm 100 küsür sayfa vardı. Ama yazar karakter profili oluşturma konusunda başarılıydı diyebilirim.
Kısacası ilk başta da dediğim gibi kitabın tek artı yönü kolay okunur olması. Onun dışında ortalama bir polisiye-gerilim kitabıydı. Okusanız da okumasanız da fark etmez diye düşünüyorum. Özellikle Polisiye-Gerilim türünü seven ve bu türde bolca kitap okumuş biriyseniz bu kitabı okuduğunuzda türünün üst seviye kitaplarından olmadığını anlayacaksınız.
İskandinav polisiye-gerilim yazarları her ne kadar bulundukları ülkede soğuk bir iklimin insanı olsalarda şimdiye kadar okuduğum kitaplarda kendilerini hem samimi hem de sıcak bulmuşumdur.
İskandinav polisiye eserler bir de İsveç edebiyatındansa okurların büyük bir çoğunluğun aklına hemen kitapta yerini alması beklenen ' Stockholm Sendromu ' gelir.Çünkü patenti kendilerine aittir.
Acele etmeden sabırla okursak bu defa bu sendrom yerine yazar bizi pek aşina olmadığımız yeni bir terimle tanıştırıyor.
.
' EROTOMANİ '
.
Kitabın kurgusu bu tıbbi terim üzerinden ilerliyor. Ben tabii ki siz sevgili okurlara bu konuda yardımcı olamayacağım. En ufak bir bilgi aktarımı sizin kitapla olan bağlantınızı koparabilir. Konu açıklığa kavuşur, yazarın okur üzerinde bırakmak istediği etki bir anda yerle yeksan olur.
Yazar hakkında, eserlerini okuduğum şu yazara göre daha iyiydi ya da beklentimin altında kaldı gibi yorumda bulunmayacağım. Çünkü kendisini bu kitabıyla tanıdığımı belirtmeliyim.Henüz çok erken olsa da az çok üslubuyla kendini okura açık ediyor.Sade bir dilin hâkim olduğu satırlar devamında okurları nelerin bekliyor olabileceğinin ipuçlarını açık ediyor. Sizi sona neyin götüreceğini, nelere sürükleyeceğini bilerek ilerliyorsunuz.
Yazarın 'İHANET ' kitabı yaptığım küçük bir araştırma sonucunda kardeşinden bağımsız sadece kendinin yazdığı ilk roman olduğunu öğrendim.
Vahşi şekilde işlenmiş bir cinayetle yazar kitaba hızlı bir giriş yapıyor.
.
.
.
.
Bu satırlardan sonrası spoiler içerebilir.
.
.
.
.
Bu cinayet öyle masum değil ortada kafası kesik halde bulunan bir kadın cesedi ve çözülmesi gereken bir vaka var. Yıllar önce aynı şekilde işlenen bir cinayeti işaret eden bu olay kitapta üç kişinin ağzından aktarılıyor.
Yazar, olaydan daha ziyade üç karekteri ön plana
Yazarın ilk romanı olmasına rağmen gayet başarılı. Ara-sıra polisiye romanların klişeliyini de kendinde barındıran, lakin kendine özgü bir akışı olan bir kitap. Sıkılmadan okuyacaksınız.
Bu kısımdan sonrasını kitabı okuyanların okuması daha iyidir. Aralarda spoiler vericem.
*****************************************
İlk önce kitabın isminin klişe, çok kolay bulunan olmasının aksine bu hikayeye çok yakıştığını düşünüyorum. Çünki Emma'nın beyni kendine ihanet ediyordu. Daha açık konuşursak, beyni Emma'nı kötü olmaya zorluyordu. Bu yüzden ismin hikayeye tam olduğunu düşünüyorum.
İkinci kısım yine dedektiflerin arasında romantizm olsa da, burdaki daha farklıydı. Klişelerden ziyade, yaş farkı vardı. En önemlisi kadın erkekten 10 yaş büyüktü. Bu daha çok dikkatimi çekti çünkü nadir rastlanan bir şey (hep romantizmde erkek kızdan büyük olur, erkek zengin, kız fakir olur). Yine sıradan dedektiflerin kendi hayatlarındaki engeller de anlatılıyordu.
Bazı makamlar karanlık kalmadı da değil. Mesela, daha küçükken neden halaları annesine garip olduğunu söylemişlerdi? Küçükken de bir şey yapması gerekirdi oysa o sadece kavanozdaki tırtılına bakmakla meşguldu.
İşden kovulması kısmı bana biraz zorlanma gibi geldi. Yani Emma'nı ordan uzaklaştırmak için yazar baya uğraşmış gibiydi. Bunun yine Emma'nın kendi kurduğu oyunun parçası olmasını isterdim. Aniden hastayım ayaklarına yatıp, işe gitmemeğin cezası olarak işten çıkarıldığını düşüne bilirdi.
*****************************************
Uzun lafın kısası, iyi bir polisiye romanıydı. Polisiye roman okumak istiyorsanız, hem klişe hikayeler ortada dönsün, hem de garip şeyler olsun diyorsanız alıp okuya bilirsiniz.
Zamanında Okuoku indiriminden arka kapak yazısına bakarak almıştım.Stockholm'da geçmesinden İskandinav polisiyesi okuyayım farklı olur düşünerek almıştım.Ama pek umduğumu bulamadım.
Kitap üç kişinin ağzından anlatılıyor ilk dedektiften ve maktulün bulunmasıyla başlıyoruz.Başlar kitaba alışma evresidir bana göre ve yazar burada ilk hatayı yapıyor olay yeri inceleme yapılacağı yerde dedektif geçmiş hayallere dalıyor çok saçma biçimde.Neyse derken ikinci karaktere geçiyoruz sonra üçüncü sonra tekrar böyle devam ediyor.Yazar sürekli geçmişi deşme geçmişten anılar yazma derdindeydi bana kalırsa.Polisiye kısmı yerine dram kısmı daha yoğundu kitapta.İlk başlarda bu gözüme çok battı sonradan alıştım sanırım.Bazı şeyleri anlatmasa da olurdu gereksizdi.100 sayfa daha kısa olabilirdi kitap.
Gelelim kitabın sonuna yazar son yazmaya üşenmiş son bir kaç sayfada katil tutuklandı ve kitap bitti.Kitabın en iyi tarafı akıcı olmasıydı.Orta halli bulduğum bir kitap oldu polisiye okumak isteyenlere pek tavsiye etmeyeceğim ama biraz polisiye dram olsun diyenler okuyabilirler yoksa daha güzel polisiyeler var.
İhanetCamilla Grebe · Yabancı Yayınları · 2017101 okunma
Ön bilgi: Camılla Grebe' nin ilk romanı.
İlk roman olmasına rağmen oldukça başarılı.
Görünüşte işlenen cinayet vakası ve katililin araştırılmasından öte, karakterlerinin tahlili insanı etkiliyor.
Özellikle beni Emma karekteri etkiledi.Masum ,evet kendince masum aldatıldığını zanneden zanlı.Geçmişinde, geçinemeyen anne ve babası, baskın alkol bağımlısı anne.
Birlikteliğinden bir çocuğu olan ancak onlara karşı ve hiçbir ilişkisini sahiplenemeyen polis Peter.
Kısa bir özetle Stockholm'de ünlü Jesper Orre' nın evinde başı kesik bir kadın cesedi bulunur.Jesper kayıptır ve aranmaktadır. Onu sadece polisler değil onunla ilişkisi olduğunu ve aldatıldığını ifade eden Emma'da aramaktadır.
Olaylar çözüldükçe hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkar.
İhanetCamilla Grebe · Yabancı Yayınları · 2017101 okunma
Evet uzun bir süre sonra bu kitap bitti. Neden uzun sürdü ? Kendime bu soruyu defalarca kez sordum ve bir anlam da çıkaramadım açıkcası. Beni boğdu, çok uzadı... Gereksiz 100 sayfa var kitapta. Bunlar sanırım başlıca sebepler. Kitap ise; hani netflix'de bazen boş boş gezeriz izleyecek bir şey bulamayız o anda önerilenler kısmında iskandinav polisiyesi dizileri görürsünüz, tıklarsınız izlersiniz. İlk 2 3 bölüm sarmaz, sonra açılır sonra tekrar bayar.. Bence bu örnek bu kitap için muazzam. Uzun bir süre iskandinav eserlerinden uzak duracağım.
Geçmişin travmalar karanlık bir geleceğe hapseder. Duygusal travmalar fiziksel şiddetle sonlanır.
Alttaki buz kırılmadan; kimin dost kimin düşman olduğunu anlayamazsın.
İhanetCamilla Grebe · Yabancı Yayınları · 2017101 okunma
Kitap akıcı ve sürükleyici yazarın ilk kitabı olmasına rağmen güzel bir anlatım dili kullanmış kendisine bağlıyor resmen ama sona doğru tıkanıp kalmış ve ansızın bitirilmiş açıklanmamış çok şey kalmış başlandığı gibi aynı tempoda bitirilememiş çat diye kesilmiş gibi ama insan duyguları ve bir psikopatın duyguları cok iyi yansıtılmış
İhanetCamilla Grebe · Yabancı Yayınları · 2017101 okunma
#serpilyorumluyor
.
#besgundeucyabanciokuyorum birinci kitabi seçerken çok da düşünmedim ama keşke azıcık daha düşünseymişim.
Aslında kitap çok iyi başladı. Baya merakta okutuyor, heyecanla sayfaları çevirmeme neden oluyordu. Sonra ikinci çeyreğinde şıp diye kurguyu çözünce tüm heyecanım söndü. Hem katili hem geçmişi hem de nedenini anlamak öyle sadece okumama neden oldu.
.
Emma, akşam erkek arkadaşı ile nişanlılık kutlaması yapacağı için hummalı bir hazırlık yapar. Geç saatlere kadar gelmemesi bir yana telefonlarına dahi çıkmayan sevgili bir anda ortadan kaybolmuştur. Uzun bir süre iz peşinde olan Emma yüzleştiği gerçeği kabullenmekte oldukça zorlanır.
Emma ile olan bölümler bir ay öncesinden başlıyor ve biz diğer bölümlerde günümüzde yaşanan akıl almaz bir cinayeti araştırıyoruz.
Mağazalar zincirinin CEO'su Jesper'in evinde başı kesilmiş bir kadın cesedi bulunur. Kimliği tespit edilemeyen bu kadının Jesper'in evinde ne iai var diye de ayrıca araştırılır. Zira CEO hiçbir yerde yoktur ve doğal olarak tüm işaretler de kendisini gösteriyordur.
.
Konu bu, etrafında, içerisinde, kıyısında köşesinde dolanıyor ama bir yerden sonra, şayet sıkça psikolojik gerilim romanları okuyorsanız konunun nereye gittiğini de anlıyorsunuz.
.
Okumak Iptiladir Müptelâlara Selam Olsun...
İhanetCamilla Grebe · Yabancı Yayınları · 2017101 okunma
20 Mart 1968 doğumlu ve Stockholm dışında, Fairfield büyüdü Camilla batağan, bir İsveçli yazar.
O başka şeylerin yanı sıra, sesli kitap yayıncısı Side Story kurucularından ve aynı zamanda bir pazarlama yöneticisi ve başkan olarak çalıştı, oldu. Bugün o yazı tarafında bir danışmanlık şirketi çalışır. 2009 yılında filmi ile onun kız kardeşi Åsa brifing yazdığı barış Bazı tür onu yaptı. 2010 ölümden daha acı netice geldi ve 2012 yılında üçüncü bölümü geldi: Eğer ölmeden önce. Ölümden ve önce acı İyi İsveç Suç Romanı 2010 ve 2012 için İsveç Suç Yazarlar Oscar'a hem aday öldü.
2013 Mayıs ayında Thriller Toz Yayıncı İsveç'te Paul Leander Engström ile yazılmış St. Petersburg, bir iletkenin geldi. 2014 de Paul Leander Engström ile yazılı gerilim filmi "Omsk tüccar," idi. Başka bir kitap Moskova Noir üçlemesinin planlanıyor.
Batağan Stockholm İktisat Fakültesi'nden bir iş derecesine sahiptir.
sv.wikipedia.org/wiki/Camilla_Grebe