"İKAME AŞKLAR"
"Hiçbir zaman özgür olamayacağına dair bir korku yerleşti içine, hep bir insana, bir kuruma, bir alışkanlığa bağlı olacağını fark etti. Ne kadar koşarsa koşsun, geçmişin bulutunun gölgesinden kurtulamayacağını düşündü. İçi karardı."
Hayat bazen sessizce öğretir bize; eskisini unutturur, yenisini ise bir süre sonra kalbimizin en kıymetli köşesine yerleştirir.
Geçmişin ağır yükünü sırtında taşıyan iki insanın, kırık dökük kalplerinden yeniden filizlenen bir sevdayı nasıl keşfettiğinin hikâyesi bu kitap.
Her yara bir hikâye anlatır…
Her acı, aslında gizli bir öğretmen gibi durur yanı başımızda. Kahramanlarımız da böyle başlıyor yola. Yaşadıkları kırgınlıklar, yitip giden hayaller, kapanmamış defterler… Ama aynı zamanda yeniden başlamanın ürkek ama umutlu adımları.
Geçmiş… Bazen hafifçe omzumuza dokunur, bazen de ayağımıza dolanıp adım atmamızı zorlaştırır.
Ama hayatın bize sunduğu en kıymetli armağanlardan biri, en zor anlarımızda bile elimizde tuttuğumuz küçücük umut kırıntılarıdır. O umut, bazen bir buğday tanesi kadar küçüktür; ama bizim için bir dağ kadar büyüktür. Çünkü onsuz geçen günlerin karanlığını biliriz.
Peki, yalnız mıyızdır acılarımızda?
Cevabı biliyoruz: Hayır.
Aynı acıdan geçmiş, benzer yaralar taşıyan insanlar mutlaka vardır. Ve bazen, kader onları bir araya getirir. İşte Selman ve Banu da böyle karşılaşan iki yaralı kuş…
Bu iki karakter, acılarından tanıyor birbirlerini. Yara izlerini okuyor, sessizliklerini anlıyor, suskunluklarının ardındaki hikâyeyi görüyorlar. Ama hayat bu; kimi zaman karşımıza çıkan insan yaralarımızı sarar, kimi zaman da yeni bir yara açar. İyileştirir ya da daha derinlere çeker… Ve biz bunu ancak yaşayarak öğreniriz.
Roman, Selman ve Banu’nun ortak acılarından filizlenen, hem kırılgan hem de derin bir bağın