Güneşin tüm gün kendini gösterdiği hava bir anda değişmiş, yerini sağanak bir yağmura bırakmıştı. Böyle havaları kendimi bildim bileli seviyordum. Su hayattı. Saftı. Rahatlatıcıydı. Sanki yere düşen damlalar, öfkeli darbeleriyle kirletilen ne varsa temizliyor, izlerini yok ediyordu.
“Gülümsediğinde cennetin kapıları aralanıyor sanki. Öyle güçlü bir ışık yayıyor ki etrafına, kimse, benden başka hiç kimse görmemeli diye düşünüyorum."
Cennetin tadını almıştım dudaklarında. Kokusunu soluyup uyumuştum onunla. Karşı koyamamış, yasak meyvenin tadına bakmış ve şimdi de büyüsüne kapılmıştım.