Herkese selam,
Çok nadir okuduğum bir kitap türüyle karşınızdayım. Yazarın ilk çalışması olan kitap, mafya kurgulu aşkla bezenmiş, dramı iliklerinize kadar yaşatıyor. Kitabın seri olmasına sevinirken ilk kitabında karakterleri tanıyıp her birinin üzerinden ilerleyen olaylara tanık oldum. Devam kitaplarını merakla beklediğimi de söylemeden edemeyeceğim. Bu arada yayınevi ihmali söz konusu. Basım ve editör hataları oldukça fazla. Bazı cümlelerin sıkça tekrar edilmesi dışında kitabı okumayı çok sevdim. Hatta yer yer gülüp, duygulandıran kısımlar da oldu. Oldukça uzun bir kitap olmasına rağmen kendini değişik bir şekilde okutuyor. Her şeyden önce ciddi bir emek var ortada, bunun göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum ve kitabın daha özenli bir basımla tekrar okurlara sunulmasını diliyorum. Bu tarz kurgu severlerin keyifle okuyacağı bir kitap. Islak Yeşil'in hakettiği yere gelmesi ümidiyle tavsiye listemde yerini aldı. Bir de sonlarına doğru tutkulu aşkın anlatımı var ki waaow dedirtiyor.
İçerik: Kan kokusuyla sınavı olan Rana, karanlık geçmişinden kalan psikolojisiyle baş etmeye çalışıyordur. Hayatın acımasız yüzünü hiç çekinmeden gösterdiği kızcağızın başına gelen her şey evlerinin önünde buldukları babasının cesediyle başlıyor. Olayın iç yüzünü öğrenmek için yanına gittiği adamsa babasının patronu Barbaros'tur. Rana o gece Barbaros'la konuşmak için girdiği depoda mahsur kalıyor, yetmiyor bir de üzerine kapı kilitleniyor. Sonra içeride yalnız olmadığını anlıyor. Cansız bir beden bulduğunda oradan kaçmaya çalışıyor ve kaderi kendisini kurtaran adam tarafından tamamen değişiyor. Kız kardeşi bir yana sevdiği adamın geçmişiyle ve babasının ölümüyle olan bağlantısı Rana'ya neler yaşatacak dersiniz? Tüm bunlardan habersiz 'katiline aşık olmak' dedikleri cinsten bir aşkın