İslam Estetiği

·
Okunma
·
Beğeni
·
841
Gösterim
Adı:
İslam Estetiği
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753895330
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İSAM
Baskılar:
İslam Estetiği
İslam Estetiği
İslâm’ın estetik değer telakkisi onun bağlı olduğu hakikat anlayışı ile çok sıkı bir ilişki içindedir. İman tecrübesi bir yönüyle estetik bir tecrübe olup İslâm sanat eserleri bu gerçeğin somut birer göstergesidir.En güzel bir şekilde yaratılmış olan insan duygu, düşünce, idrak, sezgi ve ilhamlarını ifade edebilmek için “ilâhî sanatçı” tarafından çeşitli yetilerle donatılmıştır. Bu bilinç sanatı, İslâmî hayat tarzının çok önemli bir unsuru kılmıştır. Din-sanat ilişkisi söz konusu olduğunda İslâm sanatı, bütün tarihî tezahürlerinde kaynağı ile ayrılmaz bir bütünlük sergiler. İslâm sanatının temelini İslâm’a ait değerlerin birliği ilkesi oluşturur. Bu sanatta güzel ile iyi, işe yarama ile zevk verme birbirinden bağımsız değerler olarak görülmez. İslâm sanatının epistemolojik gayesi görünenin arkasındaki görünmeyene ulaşmak olurken, pratikteki gayesi de dünyayı ve hayatı güzelleştirmektir.
222 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Çapı küçük mahiyeti büyük bir kitap okudum. Kitabın sadece 2. bölümü üzerine hem özet, hem yorum niteliğinde bir inceleme yapmak istiyorum:
Spoiler içerir!

Bütün meseleyi belki tek bir cümleyle açıklayabiliriz; 'Allah insanı seçti..'
O her şeyi yoktan varetti, insan "yokluk", Allah ise gerçek "varlık". Sonra:" Ben bilinmeyen bir hazineydim,bilinmek istedim ve isnanı yarattım." buyurdu. İnsanın varlığını bir duvar olarak düşünürsek Allah madde madde o duvarı tamamladı. Bütün organlarını tenasüple, hiçbir tuhaflık olmadan yarattı. Görebilmeyi, duyabilmeyi, konuşabilmeyi, düşünebilmeyi ve daha pek çok sıfatı İnsanın ana kodlarına yerleştirdi. Adım adım tamamlandı insan.
Allahın bütün esmasını nefsinde tezahür ettirebilecek, Allahın sıfatlarını temaşa edeceği tek varlık insandı. Seçilmişti. Allahın dünyadaki temsilcisiydi.
Hayra da şerre de meyyal yaratılmıştı insan, imtihan bu ya. Kendisine verilen cüzi iradeyle tercihini yaptı. Ya muttaki ya facir oldu.
Fakat Allah bütün sıfatlarını görebilmeyi murad etti insanda. İstedi ki halki en güzel olan insanın, Hulku da en güzel olsun. Bir peygamber gönderdi model olarak. O'nun sireti bir insanın yakalayabileceği en nihai noktaydı. Allahın ve Kuran'ı Kerimin ahlakını muntazam bir şekilde kendinde barındırandı.
İnsan doğarken içinde sonsuzluğa özlemle doğar. O özlem hiç geçmez, her yerde her şeyde onu arar.
Ona yürümek, hatta koşmak ister. Sonsuz olan Allahtır, insansa fâni. Oysa ruh sahibi olması insanın ebediliğine vesile olmuştur. Bedenen fâni ruhen bâki olmuştur insan..
Dünyada onu aramaktan vazgeçmez, sanki ulaşmak yoktur da, aramak vardır hep. Bu arayışta yolda karşılaşılan güzellikler ise sanattır..
https://www.instagram.com/...igshid=1pnz0f3b0vfj8
222 syf.
·7 günde·5/10 puan
Selâmlar efenim. Çok farklı bir kitapla karşı karşıyayız. Neden farklı? Bildiğini sandığın çoğu şeyi bilmediğini, daha doğrusu bakış açıların farklılığı nedeniyle düşündüren bir kitap. Bazı kısımlarda içimdeki sorulara yanıt verdiği de oldu. Okuyalım mı derseniz okuyun derim. Bir Müslüman olarak estetik anlayışımızı bilmek gerekir diye düşünüyorum. Ha aramızda henüz bu din ile tanışmamış olanlar olabilir. Onlara da ufuk açıcı bir eser tavsiyesi olsun. Bu nedenle dediğim amaçlar doğrultusunda okunabilir. İyi okumalaaar gencolar.
175 syf.
·Puan vermedi
Eser, İslam sanat ve estetik anlayışının mahiyetini ve muhteviyatını romantik bir uslûp kullanarak kelami-tarihi bir perspektifle açıklama yolunu seçmiştir. Yer yer sanat felsefesinden alıntılarda bulunsa da akademik/entelektüel bir kaygıyla okunulası bir eser olduğu kanaatinde değilim. Kant’ın, metafiziğe yaptığı gibi, İslam sanat ve estetik anlayışına interdisipliner bir metotla yaklaşılması, eseri bir miktar hacimli kılsa da eserin yazılış gayesine -naçizane- çok daha uygun olurdu. Bu hususlar haricinde eserin romantik dinamiği ve duygulanım boyutu takdire şayan bir bütünlüğe sahip.
İslâm sanatının mahiyetini anlama girişimi, İslâm kültürünün mânevî kök ya da dayanaklarını anlamanın önemli bir yoludur. Zira bu sanatın, zaman üstü duygusu veren asaleti bu mânevî dayanaklardan gelir.
Var olan görünmek ister. Kendini göstermeye çalışan varlık gerçekten mevcuttur. Kendini göstermek de kendini imkanlarını en kâmil şekilde geliştirmek demektir. Dolayısıyla yaşamak insanın kendini geliştirmesiyle aynı kapıya çıkar.
Şairlerimiz millî ve dinî duyarlılığımızı, mutluluğumuzu, ihtişam ve inceliğimizi, öfkemizi dile getiren, şiirlerinde kendimizi bulduğumuz burçlardır. Onlar kelimelere hayat verirken aynı zamanda topluma da hayat vermişlerdir.
İbn Haldûn’un açıkça ifade ettiği gibi, sanat söz konusu olduğunda olsa olsa bir gelişmişlik düzeyinden söz edilebilir.
Varlık ontolojik olarak cemal ve kemalin sergilenmesi olduğundan, âlemdeki hiçbir şey özü itibariyle çirkin değildir.
Güzellik asli, çirkinlik ârızi veya itibarî bir durumdur.
O, birbirine uyumlu yedi gök yarattı.
Hiçbir düzensizlik görmezsin rahmânın yarattığında.
Hadi, çevir gözünü bak.
Bir kusur görebiliyor musun?
Sonra tekrar çevir gözünü, bir daha bak.
Göz yorgun ve bitkin halde sana dönecektir.
(Mülk 67/3-4)
Her şeyden önce, eylem ve etkinlikler dinin kuralları içinde olmalı, anlayış iman esaslarıyla uyum göstermeli ve karakter de ihsan, ihlas, sevgi ve takva tarafından biçimlendirilmelidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslam Estetiği
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753895330
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İSAM
Baskılar:
İslam Estetiği
İslam Estetiği
İslâm’ın estetik değer telakkisi onun bağlı olduğu hakikat anlayışı ile çok sıkı bir ilişki içindedir. İman tecrübesi bir yönüyle estetik bir tecrübe olup İslâm sanat eserleri bu gerçeğin somut birer göstergesidir.En güzel bir şekilde yaratılmış olan insan duygu, düşünce, idrak, sezgi ve ilhamlarını ifade edebilmek için “ilâhî sanatçı” tarafından çeşitli yetilerle donatılmıştır. Bu bilinç sanatı, İslâmî hayat tarzının çok önemli bir unsuru kılmıştır. Din-sanat ilişkisi söz konusu olduğunda İslâm sanatı, bütün tarihî tezahürlerinde kaynağı ile ayrılmaz bir bütünlük sergiler. İslâm sanatının temelini İslâm’a ait değerlerin birliği ilkesi oluşturur. Bu sanatta güzel ile iyi, işe yarama ile zevk verme birbirinden bağımsız değerler olarak görülmez. İslâm sanatının epistemolojik gayesi görünenin arkasındaki görünmeyene ulaşmak olurken, pratikteki gayesi de dünyayı ve hayatı güzelleştirmektir.

Kitabı okuyanlar 64 okur

  • BBÇ
  • Pisinoza
  • sena
  • Elifnaz ilgar
  • okuyan gelin
  • Semih Tekin
  • Ahvali Okur
  • Ufuk Şamil
  • Nurettin Dayan
  • Rabia Ak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.5 (4)
9
%17.6 (3)
8
%11.8 (2)
7
%5.9 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0