“Ve onlar ki: ‘Ey Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl’ derler.” Furkan 25/74
*
Bilgi edinmenin sosyal medyadaki üzerine yazı yazılmış fotoğraflar seviyesine düştüğü şu zamanda bilgiden konuşmak, bilgiyi anlatmak epey çetin. İnsanların odak seviyesi, süresi on beş saniyeyi geçmeyen videoları aşamamasını da hesaba katınca bu iş epey çetrefilli bir hal alıyor. Çünkü konunun mahiyetine bağlı olmak kaydıyla bir şey anlatmak genel olarak ne iki cümleyle bitirilebilecek ne de yarım dakikada nihayete erdirebilecek bir durumdur. Anlatmak ve anlaşılmak, konuşmak ve dinlemek…
Anlatma tabiatıyla konuşanın, anlamaksa konuşulanın işi. Yani bir muhatap, bir dinleyici olmadan anlatmak beyhude bir çabadır ki kişiyi kendi kendine konuşmak gibi garip bir durumun içine sokar. Halk arasında kendi kendine konuşana deli dendiği ise meşhurdur. Konunun ehemmiyeti ve günümüzdeki kritik eşiği açısından bu kitap –konu- özelinde söylenenler için anlatana ya delidir bırakın konuşsun denecek ya da bilginin hangi aşamalardan geçip bilgi olduğunu bilen vicdan ve hak sahiplerince kulak kabartıp dinlenilecek.
Merhum Alatlı’nın Or’da Kimse Var Mı? seslenişi gibi hala orada bir yerde insaflı ve gayretli okur vardır diye, yazmaktan geri durmayalım.
*
Merhum Bekir Topaloğlu’nun 1965’te ilk baskısı yapılan kitabı aradan geçen yaklaşık 60 sene zarfında güncelliğini yitirmemekle kalmayıp ehemmiyeti belki o döneme kıyasla artmış durumda. İslam dinine saldıranların ilk duraklarından biri olarak kabul edebileceğimiz kadın meselesini aile kurmanın alenen kötülendiği, evliliğin en ufak olayda bozulabilen bir oyun sayıldığı, cinsiyet tanımlarının alt üst edildiği, kadın tanımının kadın kelimesi kullanılmadan dahi yapılamadığı bir dönemde ele
İslam'da KadınBekir Topaloğlu · Yağmur Yayınları · 198561 okunma
İslam'da kadının yerine dair okumalara başladım ve ilk okuduğum kitap bu oldu. İslam'da kadının yerine dair yaratılıştan başlayıp aile hayatı, kadınların hakları, miras, içtimai durumları vb. birçok konuyu akıl ve nass çerçevesinde anlatmış olduğundan dolayı faydalı buldum. İslamda kadının yerine dair derli toplu bir çalışma olmuş. Bu konu başlığında seçmiş olduğum ilk kitabın doğru bir tercih olduğunu görüyorum.
İslam'da Kadın
İslam'da erkek başlığında kitap okumadım hiç. Ama kadınlar hakkında bu tür basliklarda pek çok eser var. Esasında çizgiler sadece kadın için çizilmiş değil. Ama nedense hep kadın üzerinde duruluyor. Dezavantajlı grup olarak düşünülmesi en çok kadınları üzüyor. Hakikate bakarsak hayat bize bunu örneklerle gösteriyor maalesef. Kadının erkek tarafından ezilmisligi var tarihi seyirde. Ama İslam ezilmisligi gidermek için kadını hak ettiği konuma kavuşturmak için pek çok düstur getirmekte. İslamiyet'in ilk vahyedildahy edildiği zaman Mısır, Yunan, Roma, Çin medeniyetlerin de kadına yapılan muameleye bakıldığında İslam'ın kadınlara ne denli haklar verdiği daha net bir biçimde görülecektir.
Kitabın içerisinde bu örnekler yer almakta.
Ayrıca evlilik, eşlerin karşılıklı görevleri, İslam'da çok evlilik, boşama gibi konularda epey ayrıntılı bilgiler mevcut. Konularla ilgili pek çok Ayet ve hadisin de yer aldığı eserin bilgi birikimi edinmek için faydalı bulduğunu ifade edebilirim.
Okuyucuların özellikle kadın okurlarin hoşuna gitmeyeceğini düşündüğüm bölümler var.
Ama şunu da söylemek gerek. Allah'ın koyduğu hükümler hoşuna gitmeyen kimselerin durumu da herkesin malumudur.
O nedenle okunması faydalı olur diyorum.
İslam'da KadınBekir Topaloğlu · Yağmur Yayınları · 198561 okunma
Okuduğum İslamda Kadın adlı kitap, okurlar tarafından fazlaca rağbet görmüş ve ünlü bir gazetede yer alan asılsız bir başlık sebebiyle gazeteye ceza bile aldırmıştır. 2. el bir kitapçıda rastlayıp aldığım bu eser, 1996 yılında bir beyefendi tarafından okunmuş ve altı çizilmiş satırlarıyla bana kadınlara duyarlı erkeklerin de var olduğunu gösterdi. Kitap aynı zamanda dinî konularda eksik bilgilerimin farkına varmamı ve eleştirel düşünmemi sağladı.
Yazar, benim nazarımda kitapta çok güzel konulara değinmiş ancak bir erkek olması itibariyle bazı ataerkil düşüncelerini kitaba oldukça ustaca yansıtmış. Bazı metinlerde, başka insanların görüşleriyle harmanladığı kısımlarda, kadına yönelik bilgi eksikliği oldukça gözüme çarptı.
Yine de bu kitaba gösterilen ilgi beni mutlu etti. Bazı metinlerine karşı önyargılı olsam da “İyi ki okudum” dediğim bir eser oldu.
Şüphe yok ki kadınlar,erkeklerin dengi,benzeri ve bir eşidir.(Hadis)(sf.16)
Haya;kadının en kıymetli varlığıdır.(sf.180)
Günümüz konulara deginilmiş,Hadislerle takviye edilmiş.
Hakikati insanların ölçulerıyle değil, insanları hakikatin ölçüsuyle tanı.
Bir şeyi aşırı derecede sevmen seni gözü görmeyen ve kulağı işitmeyen bir şaşkına çevirir
Yaratana asi olacak yerde yaratılmışlara itaat yoktur
1936 yılında Trabzon Çaykarada (Dernek Pazarı) doğdu . Dedesi Mehmet Hanefi Kutluoğlundan hıfzını bitirdikten sonra tecvid okuyup tashih-i huruf yaptı. Aynı yerde ilk öğrenimiyle birlikte dedesinden Arapça ve dini ilimler tahsil etti, medrese geleneğine göre şeri ilimlerden icazet aldı. Bir yıl dedesinin yanında müderris kalfalığı yaptıktan sonra iki yıl kadar Trabzonun bir merkez köyünde imam-hatiplik yaptı.
1952 yılında İstanbul İmam-Hatip Okuluna girdi, 1959da mezun oldu. Bu öğrenciliği sırasında Diyanet İşleri Başkanlığı merkezinde açılan vaizlik imtihanını kazanarak İstanbulun muhtelif camilerinde, üç Ramazan da Manisa-Saruhanlıda fahri vaizlik yaptı. 1959-1963 yılları arasında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünde yüksek öğrenimini bitirdi. Bu öğrenciliği sırasında da imam-hatiplik görevi yaptı.
1963-1966 yılları arasında İstanbul İmam Hatip Okulu meslek dersleri öğretmenliği yaptı. Bu arada ilk eseri olan İslâmda Kadın kitabını yazdı. 1966 yılı başında mezun olduğu Yüksek İslam Enstitüsüne Kelâm asistanı oldu. Aslen Faslı olup sonradan Türk vatandaşlığına alınan Prof. Muhammed Tanci idaresinde İslam Kelâmcıları ve Filozoflarına Göre Allahın Varlığı adlı tezini hazırladı. Bir taraftan da derslerini Arapça takrir eden hocasının tercümanlığını yaptı. İki yıllık yedek-subaylık görevinden sonra 1971 yılında tezini vererek İstanbul Yüksek İslam Ensitüsü Kelâm öğretmenliğine atandı. Buradaki görevi sırasında eğitim-öğretim çalışmaları yanı sıra çeşitli eserler yayımladı, branşında asistanlar yetiştirdi, yurt içinde ve yurt dışında seminer, kurs ve ilmi kongrelerde görev aldı, konferanslar verdi.
İstanbul Yüksek İslam Ensitüsünün Marmara Üniversitesine bağlı İlâhiyat Fakültesi haline getirilmesinden sonra Topaloğlu, bu fakültede 1983 yılında doktor unvanını aldı ve aynı yıl yardımcı doçent, 1986 yılında da doçent oldu. Yüksek öğretim kurumundaki görev süresi fazla olduğundan süre şartından muaf tutulan Topaloğlu 1988 yılında, önce kadro imkansızlığı sebebiyle İslâm Felsefesi anabilim dalında, 1993 yılında da Kelâm anabilim dalında profesör oldu. Bir süre aynı fakültede bölüm başkanlığı da yaptı.
Ekim 2002 emekli olan Bekir Topaloğlu halen Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisinde İnceleme Kurulu Başkanlığı, Kelâm-Mezhepler Tarihi ilim heyeti başkanlığı ile telif ve redaksiyon görevlerini yürütmektedir.