Hadi, düşün bakalım!
Bir insan bir duvar karşısında saatlerce yalnız başına kaç saat oturabilir! Zihninin içinde, aynı anka kaç ses yükselebilir?
Dayanamayıp konuşur musun kendinle? Kahkahaların mı, hıçkırıkların mı yırtar gökyüzünü? Öylece sessiz oturuken geçer mi her şey, biter mi acılar? Bitecekse neden başlar? Sesini duyar gibiyim. "İyi misin?" Eh işte, peki ya sen? Ama gerçekten iyi dinle ruhunu; öyle cevap ver. İYİ MİSİN?
Ne kadar etkileyici bir giriş değil mi? Soruma cevap verdin mi peki? Yazar @gulbaharbilgiin bu kitabıyla iyi olmasını istediği kişilere, kendini yalnız hissedenlere, toplumun dışladığı kişilere iyi misin diye sormuş. Yazarın okuduğum ikinci romanı ve bu kitapla çok büyük gelişme göstermiş muhteşem kurgu, bilgi birikimi, araştırılan konuların derinliği, mistik konular, mitoloji,
muazzam sır ve hikayelerle taçlanan, hayal mi gerçek mi bilemediğiniz satırlarda polisiye- psikolojinin derinlerine inmeye ne dersiniz?
Çığlıklarını sadece kendileri duyan insanlar adına adaleti sağlamaya çalışan ve kendisi de zihninin bir köşesinde eksik kalan Hamsa.... Hamsa masumlara zarar veren canileri öldürmeye başlar ve öldürdüğü kişileride bir gazetede kimliğini gizleyerek insanların dertlerine çözüm sunan psikolog Barış'a yazarak anlatır. Devreye Başkomiser Ozan girer. Bu kadar cinayetin içinde Barış ve komşu kızı Zeynep'in aşkı kalbinize dokunurken, Muzeffer amcanın şiir dinletileri ile de ruhunuz doyuma ulaşacak...Harika bir kitap bitirmenin mutluluğu varken sizede şiddetle tavsiye ediyorum
"Gittiği yolun farkına varmayan, tesadüflerin yolcusudur"
Kitapla kalın...