Adı:
Kabuklar
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
70
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058672987
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ecorces
Çeviri:
Elif Karakaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Lemis Yayın
“O halde şunu asla söyleyemeyiz: Görecek hiçbir şey yok, görecek hiçbir şey kalmadı. Gördüklerimizden şüphe edebilmek için, hala görmeyi, her şeye rağmen görmeyi bilmemiz gerekir. Yıkıma rağmen, her şeyin silinmesine rağmen. Bir arkeolog gözüyle bakmayı bilmemiz gerekir. Ve işte böyle bir bakış, böyle bir sorgulama sayesinde, şeyler saklı mekânlarından ve mazilerinden bize bakmaya başlar.”
70 syf.
Konusu Ağustos 1944'te Auschwitz-Birkenau'da mahkumlar tarafından çekilen ve dehşeti belgeleyen dört fotoğrafla ilgili. Fransız sanat tarihçisi Georges Didi-Huberman, ölüm kamplarının dehşetini önemsizleştirmeden veya ölenleri tekrar rencide etmeden dört fotoğrafın yollarını titizlikle yeniden yapılandırıyor. Bu Holokost tarihine başka bir yön eklemekle ilgili değil, daha çok bu utanç verici tarihin farklı bir incelemesi gibi düşünebilirsiniz.
Sessiz tanıkların, yani ağaçların, çiçeklerin ve farklı zeminlerin bir sesi gibi dünyanın en büyük mezarlığından izlemlerini bir sanat tarihçisi ve arkeolog olarak bizlere aktarıyor.
Kitap kesinlikle farklı bir bakış açısı sunuyor ve bu benim çok hoşuma gitti ancak okurken yüreğim sızladı ve bir yerde hayal gücüm beni yarı yolda bıraktı....
70 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Nazi zamanında Birkenau bölgesindeki Yahudilerin katledildiği krematoryumların, gaz odalarının bulunduğu en dehşet verici kamp olan Auschwitz kampının her bölümünü araştırıp fotoğraflamış yazar. Olaylara yaklaşırken antropolojik ve felsefi bir kültürle değerlendirirken bir yandan da kültürün aslında görsel sanatlar müzesine dönüşmeden önce yaşayan bir tarih ve üzerinde düşünülmesi gereken bir hegemonya olduğunu gösteriyor aslında. Hatta bu durumu "Kültür, tarih pastası üzerindeki bir çilek değildir; tarihin ne kadar barbar olsalar da- kararlar ve eylemlerin tam ortasında biçim ve görünürlük kazandığı bir çatışma yeridir daima. " diye açıklıyor.

Nazi katliamı her zaman dikkatimi çekmiştir. Herhangi bir araştırma konusu kapsamında okuyup yararlanabileceğiniz bir kitap.
70 syf.
·3 günde·10/10 puan
Auschwitz dramının bir anlatısıdır Kabuklar, ama mimarlar için ruhlarının gıdası da olabilir. Mekan, zaman, madde, öz, imge... o kadar güzel bir araya getirilmiş ki, ben doyamadan bitti. Her defasında, kaldığım yerden değil de birkaç sayfa geriden, okuduğum sayfalara özlemle geri dönüp tekrar ederek ilerledim. Yine de bitti.

Daha fazla Didi istiyor bu bünyeler, malesef çeviri yok.
Auschwitz-Birkenau kompleksine bir pazar saba­hı çok erken, giriş henüz serbestken (düşününce ne tuhaf bir sıfat, ama hayatımıza her an anlam veren, mesela meşhur demir kapıda son derece belirgin harflerle yazılı arbeit macht fre; cümlesini okudu­ğumuzda kuşkuyla yaklaşmayı bilmemiz gereken bir sıfat bu), daha iyi bir ifadeyle, ziyareti bir rehber eşliğinde yapmanın henüz zorunlu olmadığı bir vakitte vardım.
Bana öyle geliyor ki, kuş tarih ve mekanın aynı parçasının çok farklı iki düzenlenişinin, fena halde ayrışmış iki zamansallığın arasında duruyordu. Kuş bilmeden barbarlık ile kültürün arasında duruyordu.
Aktarmak için basitleştirmek mi gerekir? Eğitmek için güzelleştirmek mi gerekir? Soruyu şöyle daha da radikalleştirebiliriz: Hakikati söylemek için yalan söylemek mi gerekir?
Bir yalıtım malzemesini veya bir tiyatro dekorunun duvarını andırıyordu. Nafoş bir his - zira burada hiçbir ibare beni gördüklerimin gerçekliği hakkında bilgilendirmiyor, Auschwitz'in duvarları her zaman doğruyu söylemiyor.
...
Duvarlar burada hiçbir yerde olmadığı kadar yalan söylüyor: Bir bloğun içi bir sergi alanı olarak baştan ayağa "yeniden tanzim edildiğinden" bloğun kendisini göremiyorum.
Kabuğun gövdeye tutunduğu kısım -bir bakıma altderi - için ise Latinler, ilkinin tam olarak öteki yü­züne karşılık gelen ikinci bir kelime icat etti: Yazı malzemesi olmaya cortex'ten daha elverişli kısmı karşılayan liber kelimesini. Böylece doğal olarak adını, hatıralarımızı parça parça kaydetmek için bunca gerekli olan şeylere verdi: Yüzeylerden oluşan, ağaçlardan elde edilen selülozdan yapılan ve üzerinde kelimeler ile imgelerin buluştuğu şeylere. Düşüncemizden dökülen ve kitap [livre] adını verdi­ğimiz şeylere. Derimizi yüzmemizle [ecorchement] dökülen şeylere, bir araya getirilip düzenlenen imgeler ile metinlerin kabuklarına.
Zemin, sağ kaldığı sürece bi­zimle konuşur ve tarafsız, manasız, önemsiz görüldüğü sürece sağ kalır. Tam da bu nedenle dikkatimizi hak eder. O, tarihin kabuğu gibidir.
... şunu asla söyleyemeyiz: Görecek hiçbir şey yok, görecek hiçbir şey kalmadı. Gördüklerimizden şüphe edebilmek için, hala görmeyi, her şeye rağmen görmeyi bilmemiz gerekir. Yıkıma rağmen, her şeyin silinmesine rağmen. Bir arkeolog gözüyle bak­mayı bilmemiz gerekir. Ve işte böyle bir bakış, böyle bir sorgulama sayesinde, şeyler saklı mekanlarından ve mazilerinden bize bakmaya başlar.
Her bedenin kendi yitirdiğini arayarak gezindiği barınak. Öyle geniş ki tüm arayışlar nafile. Öyle dar ki tüm kaçma girişimleri nafile. Çok geçmeden her şey donup kalıyor. Belki de barınaktaki günlerimin sonu geliyor.
Bir kaç saniye sonra her şey yeniden başlıyor. Bu ışığın arayış halindeki gözlere etkisi. Aramayı bırakıp yere dikilen veya kimsenin olamayacağı uzak tavana doğru kaldırılan gözlere etkisi.


Samuel Beckett

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kabuklar
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
70
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058672987
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ecorces
Çeviri:
Elif Karakaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Lemis Yayın
“O halde şunu asla söyleyemeyiz: Görecek hiçbir şey yok, görecek hiçbir şey kalmadı. Gördüklerimizden şüphe edebilmek için, hala görmeyi, her şeye rağmen görmeyi bilmemiz gerekir. Yıkıma rağmen, her şeyin silinmesine rağmen. Bir arkeolog gözüyle bakmayı bilmemiz gerekir. Ve işte böyle bir bakış, böyle bir sorgulama sayesinde, şeyler saklı mekânlarından ve mazilerinden bize bakmaya başlar.”

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • Defne A.
  • Umut Ök
  • keda
  • Alara E.
  • tabula rasa
  • Nyx
  • Toprak Bora Cebeci
  • Zelaley
  • Ayşenur
  • hatice sınar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (2)
9
%28.6 (2)
8
%0
7
%28.6 (2)
6
%0
5
%0
4
%14.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0