Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
70
Basım Tarihi:
Temmuz 2018
Yayınevi:
Lemis Yayın
Orijinal Adı:
Ecorces
ISBN:
9786058672987
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·70 syf.·
2020 78. kitabı
Konusu Ağustos 1944'te Auschwitz-Birkenau'da mahkumlar tarafından çekilen ve dehşeti belgeleyen dört fotoğrafla ilgili. Fransız sanat tarihçisi Georges Didi-Huberman, ölüm kamplarının dehşetini önemsizleştirmeden veya ölenleri tekrar rencide etmeden dört fotoğrafın yollarını titizlikle yeniden yapılandırıyor. Bu Holokost tarihine başka bir yön eklemekle ilgili değil, daha çok bu utanç verici tarihin farklı bir incelemesi gibi düşünebilirsiniz. Sessiz tanıkların, yani ağaçların, çiçeklerin ve farklı zeminlerin bir sesi gibi dünyanın en büyük mezarlığından izlemlerini bir sanat tarihçisi ve arkeolog olarak bizlere aktarıyor. Kitap kesinlikle farklı bir bakış açısı sunuyor ve bu benim çok hoşuma gitti ancak okurken yüreğim sızladı ve bir yerde hayal gücüm beni yarı yolda bıraktı....
KabuklarGeorges Didi-Huberman · Lemis Yayın · 201878 okunma
8/10
·70 syf.··
2025 3. kitabı
Ataları Polonya mirasına sahip, sanat tarihçisi ve Filozof Georges Didi Huberman, imge ve imgenin gerçeklikle ilişkisine dair kısacık, fakat çokça sorgulama içeren bir anlatı ortaya koymuş.19 adet siyah-beyaz fotoğraf; bir kaç ağaç kabuğu, kışla kapısı, huş ağacı ormanı, beşinci krematoryumun çatlak zemini, iki dikenli tel arasında tüneyen bir kuş, gözetleme kulesinin bir penceresi, bir tel örgü... Bu fotoğraflar kendi büyük annesinin de maruz kaldığı bir dehşetten, Birkenau- Auschwitz kampında yaşananlardan arta kalanların izleri. Hafıza ve kültür ilişkisi üzerine söyledikleri ise çok ilgi çekici, ağacın yüzeyinden dökülen bir kaç kabuk parçasından yola çıkarak, bir 'insanlık ayıbının' özüne bir kaç farklı açıdan bakmak ve sorgulamak benim açımdan faydalı bir deneyim oldu. Severek okudum. .. .. "Görecek hiçbir şey yok, görecek hiçbir şey kalmadı. Gördüklerimizden şüphe edebilmek için, hala görmeyi, her şeye rağ­men görmeyi bilmemiz gerekir. Yıkıma rağmen, her şeyin silinmesine rağmen. Bir arkeolog gözüyle bak­mayı bilmemiz gerekir. Ve işte böyle bir bakış, böyle bir sorgulama sayesinde, şeyler saklı mekanlarından ve mazilerinden bize bakmaya başlar."
KabuklarGeorges Didi-Huberman · Lemis Yayın · 201878 okunma
10/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2023 174. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2023 13:00
"O halde şunu asla söyleyemeyiz: Görecek hiçbir şey yok, görecek hiçbir şey kalmadı. Gördüklerimizden şüphe edebilmek için, hata görmeyi, her şeye rağmen görmeyi bilmemiz gerekir. Yıkıma rağmen, her şeyin si­linmesine rağmen. Bir arkeolog gözüyle bakmayı bilme­ miz gerekir. Ve işte böyle bir bakış, böyle bir sorgulama sayesinde, şeyler saklı mekanlarından ve mazilerinden bize bakmaya başlar."
Hayata Dair
KabuklarGeorges Didi-Huberman · Lemis Yayın · 201878 okunma
Kültür ve Barbarlık
9/10
·70 syf.··
2022 1. kitabı
— Spoiler İçerir — Huberman, bir pazar sabahı elinde fotoğraf makinesi ve kafasında binlerce soru ile bunu yapmaya kendisini zor ikna etmiş bir hâlde, Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampı olan Auschwitz-Birkenau'ya gidiyor ve izlenimlerini kaleme alıyor, bir arkeolojik kazı edasıyla. Soykırım üzerine yazmak ve şüphesiz düşünmek ağır ve yıpratıcı. Her ne yapılıyorsa -kısa bir süreliğine dahi olsa- önemsiz ve anlamsız kılan bir etkinin girdabına dalıp, hafakanlar bastıran, kapı pencere açtıran, 'bundan başka konuşulacak ne var ki’ dedirten bir ruh hâliyle yaşamını sürdürmek… Auschwitz-Birkenau bugün bir müze, devlet müzesi! Kılavuzları, rehberleri, gezi düzenleyen turizm firmaları ve turistleri vs. olan bir müze. Buradan bakınca bile anlam vermekte zorlandığın bir absürtlük. Gelgelelim, böyle bir yer dahi Huberman'ın deyimiyle belirli bir kültürle mümkün oldu: ❝Barbarlık yeri -orada milyonlarca insanın hayatını hiçe saymak için uğraşan herkesin fiziksel ve tinsel enerjisiyle tasarlandığı, düzenlendiği ve desteklendiğinden- belli bir kültürle mümkün oldu: antropolojik ve felsefi bir kültürle (örneğin ırk), siyasi bir kültürle (örneğin milliyetçilik), hatta estetik bir kültürle (örneğin bir sanatın ‘aryan’, bir diğerinin ‘dejenere’ olabileceğini söylemeye imkân veren). Kültür, tarih pastası üzerindeki çilek değildir; tarihin -ne kadar ‘barbar’ veya ‘ilkel’ olsalar da —kararlar ve eylemlerin tam ortasında biçim ve görünürlük kazandığı bir çatışma yeridir daima.❞ Huberman çektiği fotoğraflardan birine (dikenli teller arasında duran bir kuş) bakarken bir şey fark ediyor: Kampın pastan ötürü çoktan kararmış öndeki dikenli tellerinden farklı, kendine has bir “örgüsü” olan
KabuklarGeorges Didi-Huberman · Lemis Yayın · 201878 okunma
10/10
·70 syf.··
2021 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2021 23:33
Auschwitz dramının bir anlatısıdır Kabuklar, ama mimarlar için ruhlarının gıdası da olabilir. Mekan, zaman, madde, öz, imge... o kadar güzel bir araya getirilmiş ki, ben doyamadan bitti. Her defasında, kaldığım yerden değil de birkaç sayfa geriden, okuduğum sayfalara özlemle dönüp tekrar ederek ilerledim. Yine de bitti. Daha fazla Didi istiyor bu bünyeler, malesef çeviri yok.
KabuklarGeorges Didi-Huberman · Lemis Yayın · 201878 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Georges Didi-HubermanYazar · 1 kitap
Paris'te yaşayan filozof ve sanat tarihçisi Georges Didi-Huberman, École des Hautes Études en Sciences Sociales'te ders veriyor. 2015 Adorno Ödülü sahibi, görüntülerin tarihi ve teorisi üzerine elliden fazla kitabın yazarıdır; bunlar arasında Hysteria'nın İcadı: Charcot ve Salpêtrière'nin Fotografik İkonografisi (MIT Press), Bark (MIT Press), Images in Her Şeye Rağmen: Auschwitz'den Dört Fotoğraf ve Hayatta Kalan Görüntü: Zamanın Hayaletleri ve Hayaletlerin Zamanı: Aby Warburg'un Sanat Tarihi.