"KAÇAK YAPI"
"İşte tüm dünyanın konuştuğu o Türk, benim. İyi bir gözlemci olursanız; fısıltıyla da olsa, Sahra çöllerinde ya da Sibirya düzlüklerinde benden bahsedildiğini, tüm o insanların, işlerini güçlerini bırakıp beni konuştuğunu duyabilirsiniz."
Öyküler... Kısa fakat etkileyici, hayattan kesitler âdeta. İçerisinde on üç farklı öykü, on üç farklı hayat, on üç farklı yüz, on üç farklı ahenk yer alıyor. Sıradan insanların, sıradanlıkları.
Her şeyi sıradanlaştırdığımız, basite indirgediğimiz bu düzende, nedense sağır, dilsiz, tepkisiz oluyoruz. Hiç bir şey dikkatimizi çekmiyor, taştan duvarlar örüyoruz etrafımıza. Bakmıyor, fark etmiyoruz. Oysaki ne çok kayıp giden hayat, insan var yanıbaşımızdan. İçimizi acıtmadığı gibi düşünme eylemini de faaliyete geçirmiyoruz. Akıcı, duru bir içerikle; ev hayatına, gecekondu yaşamlarına ve buradaki insanların sıradan hayatlarına değinmiş. Her birimizin vereceği normal tepkileri gösteren, kendi hayat çizgisinde, kendi doğrularıyla yürümeye çalışan karakterler. Her öykü karakterin ağzından yazıldığı için onları daha iyi tanıyor ve okurken içselleştiriyoruz. Karakterlerin kendi içlerinde yaşadıkları içsel hesaplaşmaları, ev yaşamlarını, çalıştıkları iş yerinde kendilerine yaptıkları haksızlıklar, kavgaları, hüzünleri, umutları...
Diploma
Hakkımı Arıyorum
Öteki Yüz
Parçaları Birleştirmek
Her Şeyin Hayırlısı
Çıkış
Grev Gibi Bir Şey
Gecekondu Notları
Üçüncü Cadde
Uzaktan Seslendi Eşim
Saçlar Şekil
Şükrü Erbay
Tüm Dünyanın Konuştuğu Türk
Her birinin bize anlatmak istediği mesajlar çok farklı. Hüzün veren olaylar, umudun içerisinde gönül kırıklıkları, her bir karakterin ete kemiğe bürünmüş halleriyle hepsi bizden biri. Herkesin kendi hayatından kesitler bulacağı, ruhumuzda derinlikler yaratan, yer yer esprili ve eğlenci bir