Selamlar. Ne kadar az #kabadayı detayı olsa da özlediğim tadı yakalamış bir kitabın yorumuyla geldim. Yazardan daha öncede kitaplar okumama rağmen bu kitabı daha çok sevdiğimi itiraf edeyim. Lakin biraz fazla betimlemeye sahip olduğunu da söylemek isterim. Bu kitap sadece karakterlerin değil, okuyucunun da ruhunu sıkıştıran bir roman. Yazarın kalemi oldukça sade ama duygusal anlamda yoğun. Özellikle iç dünyaları karanlık, kırılgan karakterlerin anlatımı çok etkileyiciydi. Kitap boyunca, karakterlerin kendi iç kafeslerinde nasıl debelendiğini, bazen bir sevgiye, bazen bir geçmişe, bazen de sadece kendi zihinlerine hapsolduklarını görmek, insanın içine işliyordu diyebilirim. Betül ve Fersah. Bana göre ilginç bir ilişkileri vardı. Aşk yavaş başlayıp, anlık hızlanan bir şekilde işlenmişti.
Acılar yoğundu ve bu sizi ister istemez etkiliyordu. Yani şöyle söyleyebilirim. Yazar, ruhsal sıkışmışlığı öyle samimi bir dille aktarıyor ki, bazı satırlarda adeta durup nefes almak zorunda kalıyorsun. Diyaloglar doğal, anlatım kişisel gibi geliyor. Okurken sanki bir arkadaşının günlüğünü okuyormuşsun gibi hissediyorsun. Bu da kitabın en güçlü yanı olarak ortaya çıkmıştı. Yani duygusal bir samimiyet oluşuyor kitapla aranızda. Ancak kitap aynı zamanda ağır işlenmişti. Konu, atmosfer ve karakterlerin yaşadıkları kolay hazmedilecek türden değil. Bu yüzden herkesin ruh haline göre değişebilir etkisi desem yeridir. Eğer ruhsal çözümlemeleri, karanlık ilişkileri ve bireyin içsel hesaplaşmalarını seviyorsanız bu kitap sizleri fazlasıyla tatmin edecektir diyebilirim.