KAĞIT BEBEK
.
" Hayat birçok şeyden yapılma, sadece güzel şeylerden değil. Ama içinde güvenebileceğimiz şeyler ve insanlar da var. Ve hepsi birlikte bizi hayal edebileceğimizden de güzel bir yere götürüyorlar. "
.
Hangimiz kusurlu değiliz ki? Kusursuz bir insan olabilir mi? Peki, kimler kendini bilerek hayatı kucaklıyor aramızda?
İşte #kağıtbebek anlatıyor bize bunu.
Pera' da bir hediyelik eşya dükkanına konuk oluyoruz; #harikalardükkanı na.
O, bir hayal kırıklığı idi.
O, genç bir sanatkârın(Bay Amir) kendine öfkesiydi.
Kusurluydu ve ne kadar yalvarsa da sesi duyulmuyordu.
O, #kağıtbebek ti.
Süs bebekleri rafında, onlara gıpta ile bakan ve dükkanın en muhteşem parçası olduğunu düşündüğü bebek evine hayran bir kağıt bebek. Kendinden utandığından ve sıradan olduğu için süs bebeklerinin arasında olmaması gerektiğini düşündüğünden bırakır kendini raftan aşağıya bir gün. O gün, kendi kutup yıldızına kavuşur. Önce, kitap ayraçları arasında kendine yer arar; bir kitaba ait olamayınca para olmaya karar verir. Sonra da bir kağıt mendil. En sonunda da yapma kanatlarıyla melek oluverir bizim kağıt bebek. Fakat kendimizi olduğumuz gibi kabullenip sevmezsek arayışımız hiç bitmez ki!!
Tüm hediyelik eşya dükkanını telaşlandıran sonbahar temizliği haberiyle birlikte gerçekler ortaya çıkar bir bir...
Ve işte o anda kimsenin kusursuz olmadığını, kendi kusurunu kapatmak uğruna karşısındakine yaşatılan zorbalıkları, herkesi olduğu gibi sevmeyi ve en önemlisi de en güzel yaşadığımız yerin kendimiz olduğumuz yer olduğunu anlatan bir okumaya eşlik ettiğimizi fatk ediyoruz okumada.
Bayan Flora ve Bay Amir, kutup yıldızı, süs bebekleri, iyilik meleği ve kağıt bebek ile her çocuğun, hatta büyüklerin de! ,her birinin kusurlarıyla da olsa eşsiz kanatlara sahip olduğunu, önce kendinin