Tarık Bin Ziyad’ın İspanya’ya geçip neredeyse Güney İspanya’nı tamamını fethettiği 711 yılından 1492 yılına kadar İslamiyet’in yarattığı en gelişmiş medeniyettir Endülüs. Mimaride, sanatta, bilimde ve şehircilikte çağının çok ötesindedir. Cordoba, Sevilla, Gırnata birer ilim irfan yuvasıdır adeta. Bu gelişmişliğin sebebi Endülüs’ün çok kültürlü bir yapıda olmasıdır. Sadece Araplar ve Berberiler değil İspanyollar, Sefarad Yahudileri de bu yapının birer parçasıdırlar. Yüz yıllar boyunca bu barış ve hoşgörü ortamı Endülüs’te hayat bulmuştur. Ancak bir süre sonra bölgeler kendi aralarında anlaşmazlığa düşüp birçok beyliğe bölünmüştür. Bu da sonun başlangıcıdır. Zira hem birbirleriyle hem de Hristiyan güçlerine karşı mücadele etmektedir her biri. Gitgide zayıflama başlayıp tek tek Hristiyanların eline düşmeye başlar Endülüs Beylikleri. En sonunda da Gırnata (Granada) Sultanlığının yıkılışı ile Endülüs varlığı tamamen sona erer. Bu noktadan sonra İspanya’daki Mağribilerin, kitaptaki deyişle Morisko’ların dramı başlar.
Savaşın galipleri II.Fernando ve I. Isabel Katolik klişesinin desteğini alarak hızlı bir asimilasyon program başlatırlar. Morisko’ların dinlerini değiştirmeleri, tüm örf ve adetlerini unutmaları için yoğun bir çalışma başlatılır. Engizisyon bu sürecin lokomotifi gibidir. Dinlerini değiştirmeyi ret edenler türlü işkencelere uğrar. Birçok Morisko öldürülür ya da sürgün edilir. Doğal olarak bu duruma tepki olarak isyanlar çıkar, sert bir şekilde bastırılırlar. En sonunda Felipe’nin başa geçmesiyle 5 yıllık tasfiye süreci başlar. Mallarını, mülklerini terk edip Kuzey Afrika’ya geçmek zorunda bırakılırlar. Ancak bu yolculuk boyunca yolculuk ettikleri gemilerde tecavüzlere uğrarlar ve öldürülürler. Aç bırakılar, o duruma gelirler ki bir parça ekmek için çocuklarını
Avrupada yapılan ilk soykırım çok açık bir şekilde anlatılıyor mutlaka okuyun 800 yıllık bir medeniyet yavaş yavaş nasıl yok ediliyor okuyan anlatım akış çok iyi
Kan ve İmanMatthew Carr · Alfa Yayıncılık · 201527 okunma
Kitabı yarım bıraktım. Bunun iki sebebi var:
1. Kitabın dilinin anlaşılır olmaması bu gerek çeviriden gerek içinde çok fazla yabancı kelime barındırdığından oluşan bir sorun.
2. Kitabı okumak için bir altyapımın olmaması yine kelimeleri anlayamamam.
Bunun hakkında gerekli altyapıya sahip olduktan sonra ve kelimelere aşina olunca tekrardan okumaya döneceğim inşallah.
Kan ve İmanMatthew Carr · Alfa Yayıncılık · 201527 okunma
“Kan ve İman” yürekleri dağlayan, her hatırlandığında insanın sinesinden derin bir ah yükselten acının, baskının, zulmün, zorunlu göçün, ölümün, katliamın kitabı. Müslümanların İspanya’dan tasfiyesinin ya İslami İspanya’nın tasfiyesinin… Evet, Müslümanların İspanya serüveni 711 yılında Tarık Bin Ziyad’ın yanındaki yedi bin civarında savaşçıyla Cebel-i Tarık’a ayak basmasıyla başladı. Büyük kumandan bu seferden geri dönülmesin diye bütün gemileri yaktırmıştı. Cebel-i Tarık, Akdeniz ile Atlas Okyanus’unu birleştiren 60 kilometre uzunluğunda 44 metre genişliğinde bir boğaz. Boğazın iki yakası sarp kayalıklardan ibaret. Tarık Bin Ziyad askerleriyle buraya çıktığında karargâh kuruyor ve boğazın güvenliğini sağlamak için kale inşa ettiriyor. Büyük komutan bölgede hükümran olan Vizigotları yenerek bütün İber Yarımadası’nın Müslümanların eline geçmesini sağlıyor. Vizigotların İberya Hıristiyan Krallığını çok küçük bir orduyla Tarık Bin Ziyad’ın devireceğine ve bölgeyi Müslümanlaştıracağına kimsenin inancı yoktu aslında. Ama bütün zorluklara rağmen Müslümanlar vizigotları bozguna uğrattılar ve yarımada üzerindeki kontrollerini hızla arttırdılar. Buradaki Hıristiyan varlığı üç yıl içerisinde Asturias dağlarında kuşatma altındaki küçük bir bölgeye sıkıştırıldı ve Vizigot İspanya’sının varlığı fiilen sona erdi.
dibace.net/kitaplik/islami...
Kan ve İmanMatthew Carr · Alfa Yayıncılık · 201527 okunma
1609 yılında İspanya kralı III. Philip, İspanya’nın Müslüman sakinlerinin sapkın, hain ve mürtet olduğunu ilan eden bir ferman yayımladı. Bütün Müslüman nüfusa üç gün süre verildi, aksi halde ölüm cezasına çarptırılacaklardı. Zalim ve travmatik bir göçle bütün aileler kuşaklardır yaşadıkları köylerini, evlerini terke zorlandılar. Aragon ve Katalonya'da Müslümanlara hükümet komiserleri eşlik ediyordu; öyle ki, ırmaktan su içtiklerinde ya da bir gölgeye sığındıklarında ücretini talep ediyordu.
Beş yıl boyunca süren bu ülke dışına sürgünde toplam 300.000 Müslüman İspanya topraklarını terk etmek zorunda kaldı. 1614 yılına gelindiğinde İspanya’da Müslümanların varlığı silinmişti.
“Kan ve İman, Avrupa’nın ilk çok-kültürlü ulusu olabilecek bir toplumun kendisini ölümcül bir şekilde sakatlamasını anlatırken, inançların tartışıldığı günümüzde dinsel ve ırksal baskının nelere yol açabileceğine dair de kasvetli dersler veriyor.”
-Profesör David Levering-Lewis, İslam and the Making of Europe
“Modern ırkçılığın temelini oluşturan ‘kan’ın inançtan daha önemli olduğu yaklaşımının nasıl doğduğunu anlatırken, bir yandan da Avrupa’daki ilk etnik temizliğin dökümünü de veriyor. Yol açıcı bir kitap."
-Profesör Kvvame Anthony Appiah, Princeton University
Kan ve İmanMatthew Carr · Alfa Yayıncılık · 201527 okunma
Matthew Carr, bir dizi şiddet uyuşmazlığı bildiren bir yazar, yayıncı ve gazeteci. Kan ve İnanç'ın yanı sıra, Müslüman İspanya'nın Temizlenmesi, Avrupa Kalesi: Bir Geçişli Kıta'dan Alınan İğneleme Makinesi: Terörizmin Tarihi ve Sherman'ın Hayaletleri: Askerler, Siviller ve Yazarlar gibi çeşitli kuramsal çalışmaların yazarları arasında yer almaktadır.