Puan

810 üzerinden
2.493 kişi
Çocukluk Geçer, Vicdan Kalır
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 15:50
Çocuk kitabı olarak geçse de, bence herkesin okuması gereken bir öykü kitabı bu. Akıcı, anlaşılır ama etkisi düşündüğünden daha derin. Okurken insanı alıp çok basit bir ana götürebiliyor; çocukken yaptığı küçük bir hataya, yüzleşmekten kaçtığı bir ana… Belki de bu yüzden yer yer karamsar bir tarafı var. Ama burada asıl soru şu: Yazar bunu özellikle mi yapıyor? Okuru vicdanla baş başa bırakmak, yaptığı bir şeyin peşini yıllarca bırakmayacağını hissettirmek… Bireyin kendi iç mahkemesini kurmasını sağlamak ve ahlaki sorumluluğu, vicdanı daha en baştan, hissettirerek öğretmek gibi. Basit bir nezaket eğitiminden ziyade, çocukken yapılan bir hatanın bedelinin bir ömür boyu ruhun karanlık bir köşesinde nasıl taşınacağını göstererek bizi erkenden uyandırıyor. Kaşağı bu anlamda kitabın en vurucu hikâyesi. Sadece çocuklara değil, yetişkinlere de dokunan bir tarafı var. İnsan ister istemez kendi geçmişine dönüyor; “Ben de böyle bir şey yaşadım mı?” diye düşünmeden edemiyor. Belki de bu yüzden bir “vicdanla hesaplaşma hikâyesi” demek yanlış olmaz. Hangimizin çocukken hatası olmadı ki? İlk Namaz ise bambaşka bir yerden yakalıyor. O çocukluk saflığı, o ilk duygular… Ve sonrasında gelen o kırılma. Özellikle şu düşünce çok çarpıcı: geçmişteki o saf hâl ile bugünkü insan arasındaki uçurum. İnsan okurken sadece bir anıyı değil, kaybettiği bir hissi de fark ediyor. İlk Cinayet ise vicdan üzerine can sıkıcı bir darbe. Dört yaşındaki bir çocuğun bilinçli olarak bir martı yavrusunu öldürmesi ve bunu “ilk cinayetim” diye hatırlaması… Düşünsenize, çocukken yaptığınız bir şeyi yıllarca unutamamak ne büyük bir acı. Ant ise tam anlamıyla bir nostalji hikâyesi. Çocukluk, arkadaşlık, verilen sözler… O yaşta edilen yeminlerin ne kadar saf ama bir o kadar da güçlü olduğunu hatırlatıyor. Birinin
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
1999 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Şubat 1999 00:00
Kaşağı her kardeşin okuduğunda kalbini yaralayacak,kahramanın yerinde olmadığı için şükrettirecek türden bir hikaye. Ufakcık bir çocukken bu hikayeyi okumak ve şüphesiz etkilenmek ne büyük bahtsızlık. Ömer Seyfettin, olay öykülerinde kahramanları günlük hayattan hepimizin bildiği ,aşina olduğu karakterlerden seçiyor ve oldukça yalın bir Türkçe ile yazıyor. Genelde öykülerini çocuk yaşta okumaya başlarız.Kolay okunması bunun bir sebebi belki,ama çocukluk çağı bu hikâyeler için biraz erken. Gerek seçtiği konular,gerekse toplumsal aksayışlara yaptığı vurgular sebebiyle eserlerini yetişkin kategorisi içinde değerlendirmek gerekiyor .
KaşağıÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk · 201719,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·112 syf.··
2023 11. kitabı
Olay hikâyeciliğinin Türk edebiyatında akla gelen ilk ismi Ömer Seyfettin... Kendisinin okuduğum ilk kitabı ve okumaya da devam edeceğim bir yazar oldu. Öncelikle türünün asla çocuk kategorisine girmesine katılmıyorum. Yetişkinlere hitap eden ve çocuk psikolojisini etkileyebilecek hikâyeler bulunduruyor. Bunun haricinde içerisinde 6 tane ayrı ayrı öyküler var. Her biri etkileyici ve ders çıkartma niteliğindeydi . Özellikle "Kaşağı"içerisinde kahramanın yaptığı iftiradan dolayı, kardeşinin geldiği durumun vicdan azabını ben bile çektim. İftiranın getirebileceği en uç şeyi kahramanımız kötü bir şekilde yaşıyor, yerinde olmak istemezdim şahsen. Bu hikâyeye ek olarak milli benlik duygularının yoğun bir şekilde işlenildiği "Primo Türk Çocuğu Nasıl Doğdu?" ve "Primo Türk Çocuğu Nasıl Öldü?" öyküleri de beni cezbetti. İçerisinde ki Primo bir diğer adıyla Oğuz karakterinin Türklere karşı yapılan durumda gösterdiği cesaret, milli benliğine bağımlılığı, yetiştirilme tarzı her ne kadar farklı bir etnik kökene uygun olsa da bir zaman sonra aslında içerisinde bulundurduğu Türklük kanının babası sayesinde de farkına varması ve ilkesine bu denli bağımlı hâle gelmesi çok etkiledi beni. Uzun lafın kısası her hikâyeden kendi hayatınıza uyarlayacağınız kısımlar bulunuyor. Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. İyi okumalar.
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2026 47. kitabı
Ömer Seyfettin’in “Kaşağı” adlı hikâyesi, çocukluk döneminde işlenen küçük bir yalanın nasıl büyük bir trajediye dönüşebileceğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan bir eserdir.İki kardeşin arasındaki kıskançlık ve çekişme üzerinden ilerleyen olay örgüsünde, küçük kardeş ağabeyinin yaptığı bir hatayı gizlemek için suçu onun üzerine atar. Bu masum görünen yalan, babalarının sert tepkisiyle birleşerek ağabeyin hastalanmasına ve sonunda ölmesine yol açar. Yazar, sade ve akıcı diliyle dürüstlüğün önemini, pişmanlığın insan ruhunda bıraktığı derin izleri ve çocuklukta yapılan hataların telafisi olmayan sonuçlar doğurabileceğini güçlü bir şekilde vurgular. “Kaşağı”, kısa olmasına rağmen Türk edebiyatında unutulmaz bir yere sahip olmuş, hem duygusal etkisi hem de ahlaki mesajıyla nesiller boyunca ders kitaplarında okutulan ve üzerinde düşünülen bir klasik olarak değerini korumuştur.
1000Kitap
KaşağıÖmer Seyfettin · Parıltı Yayınları · 201219,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 5. kitabı
Masum birine iftira atılması sonucunda olaylar kötü bir şekilde ilerler ve istenmedik bir sonuç ortaya çıkar. Vicdan azabı geç gelirse bir ehemmiyeti kalmaz, en değer verdiklerimiz yitip gider. Ve biz de.
KaşağıÖmer Seyfettin · SİYAH YAYINLARI · 200719,8bin okunma
Reklam
Reklam