"Ben genellikle hiç yağmur yağmayacak bir havada elinde şemsiye taşıyan tek kişi veya sağanak yağmur altında herkesin şemsiyesi varken, olmadığı için ıslanan kişi olabilirim."
Kemikler
Merhabalar herkese... Jan Burke'nin kaleminden 'Kemikler' isimli kitabın kendimce incelemesi ile buradayım. Yine aşırı derecede övgü almış romanlardan bir tanesi ve yine çeşitli güzellemelerle insanın merakını uyandıran ve kesinlikle okunması gerekiyormuş gibi algı yaratan bir kitap. Çok fazla eleştirmek istemiyorum ama okurken bariz bir şekilde sıkıldığımı söyleyebilirim. Konusu itibarıyla ilgi çekici fakat okurken ayrıntılarda boğulduğum bir kitap olduğunu da ekleyeyim.
Konusuna gelecek olursam; dört yıl önce ortadan kaybolan Julia Sayre, muhabir Irene için bir hikayeden fazlası olur. Julia'nın ailesi, özellikle de kızı, Irene'den yardım ister. Fakat Julia'ya gerçekte neler olduğunu sadece katili bilmektedir. En azılı ölüm hücrelerinden birinde olan bu vahşi katil birgün kendi isteğiyle konuşmaya karar verir. İşlediği seri cinayetler yüzünden ömür boyu hapse mahkum olan Nicholas Parrish, gardiyanlar ve polis gözetiminde ıssız dağlarda Julia'nın yerini göstermek amacıyla Irene'nin de olduğu bir grupla Sierra Nevada dağlarına karanlık bir yolculuğa çıkarlar. Yolculuk boyunca gözü sürekli Irene'nin üzerindedir. Karanlık, kasvetli ve ıssız dağlarda amansız ve çetin bir araştırmaya girişen grup, Nick Parrish'in yönlendirmesiyle Julia'dan kalan kalıntıları ve mezarı bulurlar. Fakat en baştan bu yana korkunç bir plan yapan Parrish başka bir mezar daha olduğunu söyleyerek grubun helikoptere binmesini engeller. Dedektifler ve adli antropologlar çevreyi aramak isterler. Mezara ulaştıklarında temasla tetiklenen bombalı saldırıya uğrarlar ve
Kitaba polisiye sever biri olarak heyecanla başladım. Edgar Allan Poe ödülünü almış ve bir çok güzel yorum karşısında kayıtsız kalamamıştım. Ama umduğumu bulamadım açıkçası. Inanılmaz imla hataları vardı, punto küçük ve sayfa sayısı oldukça fazla..
Kitabın başında o kadar çok isim vardı ki bazen "bu hangisiydi yaa" demekten alamadım kendimi. Okurken artık bitsin bu kitap dediğim yerler oldu, tam heyecanlanıyor iste hikaye şimdi başlıyor derken bir baktım ki konu çok hızlı bir şekilde bitirilmiş.. bazen de gereğinden fazla ayrıntıya girilmiş.
Her şeye rağmen Irene karakterini çok sevdim. Kesinlikle okunmayacak bir kitap değil ama biraz sabır gerekiyor bitirebilmek adına.
tanıtım yazısına bakıp aldandığım (ilk polisiyelere verilen en büyük ödül olan anthony ödülünü de aldığı yazıyordu) vasatın altında bir polisiye... çok ama çok kötüydü.
Kısacası kitap, serisinin 7. kitabı. Ama öncesini okumadım diye endişelenmenize gerek yok. Tek başına rahatlıkla okunabilir. Konu ve kurgu bir kaç detay dışında iyi. Yalnız çeviri ve redaksiyonda sıkıntı büyük. Olaylar heyecan kazandığı sırada kopukluklarla karşılaştığım için akıcı ilerlemedi. Yayınevi bu konuyla ilgileneceklerini söyledi, o yüzden 2. basımını beklemenizi öneririm.
angelssbooks.blogspot.com.tr/2016/07/kemikle...
Benzeri yüzlercesini okuyup izleyebileceğiniz sıradan bir seri katil hikayesi, yetmezmiş gibi gereksizce uzun, zaman ve para israfı, bir de ödülü var ki neye göre verilmiş anlamak imkansız
#limosyayinlari çiçeği burnunda bir yayınevi.. 'Kemikler' gördüğüm ilk günden beri konusuyla ilgimi çeken bir kitaptı.. Müthişti. . Ana karakter Kelly ile empati kuracak kadar akıcı ve sanki olay anında ordaymışsınız gibi gerçekçi... @limosyayinları bu kitabıyla bence iyi bir başlangıç yapmış. Bazı sayfaları okurken gerildim... Bir solukta okudum..(Tabii ki çeviride ve yazımda ufak bir aksaklıklar var ama rahatsız edecek kadar değil). Puanım 5/5
Hayatımda ilk kez bir gerilim romanını, hele ki Edgar Allan Poe ödülü almış bir kitabı okumam inanılmaz uzun sürdü. Konu ve kurgu gayet güzel olmasına rağmen çeviri ve redaksiyon hataları son derece fazla ve can sıkıcıydı. İmla hatalarına takılıp sinir olmayacağınızı düşünüyorsanız okuyabilirsiniz.
Güzel kurgulanmış bir seri katil romanı. Film için de güzel bir senaryo olabileceğini düşündüm okurken. Bununla birlikte çok etkilendiğimi, okuduğum en iyi romanlardan biri olduğunu da söyleyemeyeceğim.