Adı:
Kırk Ayna
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9786055117245
Kitabın türü:
Yayınevi:
Etki Yayınları
".....
Savaştan dönen bir asker, küçük bir köyden geçiyormuş. Köyün dibindeki duvarlardan birinde, tam on ikiden vurulmuş yüzlerce nişan tahtası görmüş. Asker keskin bir nişancıymış. Bu küçücük köyden kimin bu kadar iyi atışlar yaptığını merak etmiş. Bütün gününü nişancıyı arayarak geçirmiş. Sonunda onun genç bir delikanlı olduğunu görmüş. Genç adamı köyün en uç noktasına kadar götürüp, ona on ikiden vurulmuş hedefleri göstermiş.
“Bunları sen mi yaptın?” diye sormuş.
“Evet, ben yaptım.” diye yanıt vermiş delikanlı.
“Nasıl yaptığını anlayamıyorum,” demiş asker.
“Çok keskin bir nişancı olmama karşın, hedefi asla yüzde yüzlük bir başarıyla vuramam. Sen bunu nasıl başarıyorsun?”
“Aslında oldukça basit sayılır,” diye belirtmiş oğlan. “Önce ateş ediyorum, sonra hedef tahtasını çiziyorum.”
Çoğu kez benim de yaptığım gibi…
Bir konuyu ele alırken, aklıma gelen bir öyküyü aktardığımda, onun ışığında sözlerimi daha çok güçlendirdiğimi sanıyorum. Kimi zaman da okuduğum bir öykünün iletisi, beni o konu hakkında yazmaya itiyor. Bir başka deyişle, onlardan aldığım ışığı kendi görüşlerimle destekleyerek yansıtmaya çalışıyorum.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kırk Ayna
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9786055117245
Kitabın türü:
Yayınevi:
Etki Yayınları
".....
Savaştan dönen bir asker, küçük bir köyden geçiyormuş. Köyün dibindeki duvarlardan birinde, tam on ikiden vurulmuş yüzlerce nişan tahtası görmüş. Asker keskin bir nişancıymış. Bu küçücük köyden kimin bu kadar iyi atışlar yaptığını merak etmiş. Bütün gününü nişancıyı arayarak geçirmiş. Sonunda onun genç bir delikanlı olduğunu görmüş. Genç adamı köyün en uç noktasına kadar götürüp, ona on ikiden vurulmuş hedefleri göstermiş.
“Bunları sen mi yaptın?” diye sormuş.
“Evet, ben yaptım.” diye yanıt vermiş delikanlı.
“Nasıl yaptığını anlayamıyorum,” demiş asker.
“Çok keskin bir nişancı olmama karşın, hedefi asla yüzde yüzlük bir başarıyla vuramam. Sen bunu nasıl başarıyorsun?”
“Aslında oldukça basit sayılır,” diye belirtmiş oğlan. “Önce ateş ediyorum, sonra hedef tahtasını çiziyorum.”
Çoğu kez benim de yaptığım gibi…
Bir konuyu ele alırken, aklıma gelen bir öyküyü aktardığımda, onun ışığında sözlerimi daha çok güçlendirdiğimi sanıyorum. Kimi zaman da okuduğum bir öykünün iletisi, beni o konu hakkında yazmaya itiyor. Bir başka deyişle, onlardan aldığım ışığı kendi görüşlerimle destekleyerek yansıtmaya çalışıyorum.