Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
433
Basım Tarihi:
Mart 2004
Yayınevi:
Evrim Yayınevi
ISBN:
9789755031354
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·433 syf.··
Beğendi
·
2020 82. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2020 03:54
“İhtilal önce kendi adamlarını yok eder.” Çok manalı bir sonsöz aslında ama anlamından dolayı ben en başa almayı uygun gördüm. Nurten Akkaya evine gelip duş alırken ters giden bir şeyler sezer. Silahını alıp evini dolaşırken tekrar duşa döndüğünde, Engin Kurtsoy tarafından öldürülür. Emri, Başkan lakaplı İbrahim Sarı’dan almıştır. Berlin Grubu adında bir örgüte çalışmaktadırlar. Hannover Dosyası adında bir dosyanın peşine düşerler. Özlenen polisiyeleriyle (Elissa sonrası özledim haliyle) Osman Aysu, hoş geldin diyor ve devam ediyorum. Nurten Akkaya öncelikle MIT mensubu bir kadındır. Haliyle ölümüne başta müdürü Hayri Okur ve sonradan kitaba dahil olacak Gökhan Umur hem üzülmüş hem nefret duymuştur. Zaten olaylara her zaman polis – asker müdahalesi geldiğinde, o kısımlara daha bir hayranlıkla bağlanmışımdır. Kitabın son ana kadar hızını düşürmediği de bir gerçek lakin bu sefer finale farklı bir açıdan saldıracağım. Son sayfaya geldiğimde şaşkınlığımı üzerimden atamadım çünkü ben daha devamı olur diye bekliyordum ve aniden bitti. Birçok şey muallakta kaldı. Böyle olunca haliyle ben de şaşırdım. Gene de rahatlıkla söyleyebilirim ki gerek kovalamaca sahneleri gerekse yaşanan heyecan beni çok etkiledi. Etkileniyorum çünkü sürekli gündeme gelen yabancı yazarlara karşı, yerli yazarlara olan açlığım hızla devam ediyor. Gene de bu açlığımı ancak tecrübeli yazarlarımızla doyurabiliyorum. Bunun sebebi ise genç kardeşlerimin, toplumun da bu alana daha çok yönlenmesiyle, haklı olarak Erotik kitaplara yönelmesi. Çünkü kitap okuyan gençlerin elinde genellikle cinsel içerikli, bolca sapık sahnelerin olduğu kitapları görüyorum. Bu da beni üzüyor. Bana da sitemizden çokça hediye kitap geldiği için genç yazarlardan, gözlem şansım oluyor. Gene de benim tavsiyem bu kardeşlerime, edebi
DarbeOsman Aysu · Evrim Yayınevi · 200441 okunma
5/10
·433 syf.··
2022 1. kitabı
Aslına bakarsanız bu yazarı ilk kez görüyorum bir sahaftan iki eserini almistim polisiye okumayı çok sevdiğim için denemek istedim. Eserin adı işleyişe oranla cüretkar kaçmış. Baskı o kadar fazla imla yanlışıyla doluyduki maalesef eseri biraz etkilemiş. Yazarın kalemini de kendime yakın bulmadım aradığım o his yoktu maalesef.. Sonuda bir hayli yavan kalmış ve pat diye bitirivermiş. Okunur mu? Beklentiye girmeden evet ama yine de okuyacaklar listenizdeki kitaplarınız önceliğiniz olsun.
DarbeOsman Aysu · Evrim Yayınevi · 200441 okunma
8/10
·433 syf.··
Beğendi
·
2022 120. kitabı
Yazarın yazdığı ve okumuş olduğum diğer polisiye romanlara nazaran daha az heyecan ve gizem olan bir kitaptı " Darbe "... ( Belki de okumadan önceki yüksek beklentiden kaynaklı olabilir. ) Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
DarbeOsman Aysu · Evrim Yayınevi · 200441 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Osman AysuYazar · 98 kitap
Osman Aysu, Türkiye’de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir. İstanbul’da doğmuş ve İstanbul’da büyümüştür. Soyu Osmanlı’dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul’da yaşamaktadır. İlk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamlayan yazar üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam ettirmiştir. Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti. Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır. 1955 yıında Haydarpaşa Lisesi'ni tamamlamasının ardından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1961 yılında mezun olmuştur. 1972’de başlayarak altı yıl kadar serbest avukatlık yaptıktan sonra ilk kitabını 1994 yılında yayımlamıştır. Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkûm kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür. Bu süre zarfında beş altı polisiye roman yazmıştır. İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır. Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından olmuştur. Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür. Yazar sezgilerinin de etkisi ile gerek yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir. Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir. Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler. Türkiye’de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir. Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder. Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur. Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir. Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı ?birinci kategori eser yazma? olarak tanımlar. Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür. Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.