Kırkyama, Demet Eker 'in ilk kitabı. Epona Yayınları etiketiyle okurla buluştu yaklaşık bir ay önce. Kutluyorum. İmzalayıp göndermiş, sağ olsun. İnceliğine teşekkür ederim.
İki günde okuyup bitirdim, 1K' de pek çok alıntı paylaştım, yolu açık, okuru çok olsun.
Neler var Kırkyama 'da?
Teyzem Nergis Açtı adlı öykü ile açılıyor kitap. Teyzelere ve dedelere, onların anısına bir selam niteliğinde. Ardından şifacı Gülnine' nin öyküsü geliyor tekerlemeler eşliğinde. Halıdaki desenlere karışan Gülnine 'nin ardından hatırlamalarla ilerleyen Tafana alıyor sırayı. Tafana, geriye dönüşler, boncuklu yazmalar, mutfağın anılardaki yeri, nesnelerle kurulan bağlantılar, deyişler, yarım kalmışlığımız, kafamızdaki sesler ile favori öyküm oldu. Bir Masal Kınası' nda içim acıdı, kimsenin annesi ölmesin, dedim. Sonra Kakamuk geldi. Yıllardır Kakamuk' un peşinde olan anlatıcıya yoldaş oldum. Bir kavşakta Enkebit ve Karakorşak'la kesişti yolum. Yalnız ama mutlu bir kadın tanıdım öyküde,sevdim onu, empati yaptım kendimle. Derici Sumağında Kırmızılar 'da Pandora, Promete, Penelope ile karşılaştık. Kırkyama' da analar ve kızları dinledik içsel yolculuklara çıkarak, Üç Benzemezli Kırlangıç Hikayesi ile süren yolculuk, Urgan 'la bir köye çıktı, keşke anneler çocuklarını evde bir başına bırakıp tarlaya gitmek zorunda kalmasaydı, diye hayıflandım. Hepsi Kelepir Fiyatına' yı okurken dönüp kendime baktım, yok dedim, ben böyle şeylere itibar etmem. Çükücük 'e başlayınca "Rüyamda hiç sincap oldum mu? " diye sordum kendime. Olmamıştım ama haftada 27 saat derse giren bir öğretmen olarak yoğun bir tempo ile çalıştığımı ve yorgun düştüğümü paylaştım öykü kahramanı ile. Garaz' a geldiğinde bu sefer de Garaz 'ın ardına düştüm. Bir de ne göreyim her yan çiçek çiçek.
Emeğine, yüreğine sağlık Demet Eker.