Kitabe-i Gam

Ahmet Rasim
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı:
238
Basım Tarihi:
Ekim 2015
Yayınevi:
Altınordu Yayınları
ISBN:
9786056600968
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2022 111. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2022 14:45
Her zaman farklı bir içerik ürettiğine inandığım, belirli bir tarzı olmayan ama bu şaşırtıcı yönüne rağmen günümüze çok zor ulaşan biridir Ahmet Rasim. O daima, hangi sahada eksiklik gördüysem orada yazdım, düşüncesini uygulamış ancak hak ettiği değeri bir türlü bulamamıştır. 50 yıla yakın yazı hayatının böyle unutulması, unutturulması çok garibime giden bir durum oluyor. İlginçtir ki bu eseri kaleme aldığında 20 yaşlarının başındadır. Emin değilim ama duygusal bir karmaşanın içinde olmasını muhtemel görüyorum çünkü insan herhangi bir şey hissetmeden, herhangi bir duyguyu yaşamadan bu kadar içli yazılar asla yazamaz. Sevmediğin birine 50 yıl boyunca her gece uyurken seni seviyorum demek gibi olur, duygusuz bir şekilde bu yazıları kaleme almak. Saçma ve mantıksız yani. O yüzden yoğun bir duygusal dönem eseri olduğuna inandığımı söyleyerek başlamak istiyorum. Kitap hakkında Agah Sırrı ‘mektup’, Şerif Aktaş ve Suat Hizarcı ‘mensure’, Nurullah Ataç ise ‘mensur şiir’ derken Reşat Ekrem ise ‘roman ve hikaye’ der ki dikkat çekici olan bunların hiçbirinde ortak bir anlaşmaya varamamış olmalarıdır diyebiliriz. Ancak bir gerçek var ki yazar temel olarak bir mektup kaleme almış, kaleme aldığı bu sayfaları bazen bir hikaye gibi, bazen şiir gibi, bazen roman bazen masal havasında bile anlatmıştır. Bu onun rüyalarının gerçeğe dönüşen duygularının hikayesidir. Çünkü tüm bu mektupların bir muhatabı var. Büyükada’da yaşayan bu hanımefendi Ahmet Rasim’in aşkını çekmiştir kendisine. Ahmet Refik Altınay’ın notlarından öğrendiğimiz kadarıyla kadın da (yengemiz) Ahmet Rasim’e karşı boş değildir ve hatta cevaben yazılar da yazmıştır. Ancak bu kadının kim olduğuna dair bir isim vermemiştir. Biraz gizem biraz da sanırım o dönemde kadınlara bakış açısından dolayı böyle yapılmış olabilir,
Kitabe-i GamAhmet Rasim · Altınordu Yayınları · 201518 okunma
6/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2020 19:10
Kitabe-i Gam, 1890’lı yıllarda Ahmet Rasim’in Büyükada’da tanışıp aşık olduğu ve sanki o günlerden sonra da Büyükada’da asılı kalan ruhunun en gizli yönleriyle, sevdiği kadın için kaleme aldığı mektuplarının bütünü. Belki bir eş tarafından terkedilen, çocukluğunun kahramanı annesinin hâtırası uğruna belki de içinde büyüyüp büyüttüğü yalnızlığının acısına şiir gibi sevmiş Ahmet Rasim. Söz konusu hanımefendiye duyduğu öyle zarif bir aşk ki; bir şarkı edasıyla ezgisi dolu dolu, isyanı ise şiirselliği ile akıp giden satırlarını okuyorsunuz her mektubunda. Söz konusu diyorum çünkü kim olduğu hakkında herhangi bir somut delil yok satırlarında Rasim’in, ancak rûhunda açtığı yeri öyle güzel somutlaştırmış ki böyle bir aşka sebebiyet veren kadını merak etmeden geçemiyorsunuz. Döneminden ötürü dil ağır evet. Ancak Ayrıntı Yayınları şahane bir derleyişle eski sözcük ve tamlamaları metin içinde, günümüz türkçesiyle açıklayarak akıcılığı sunmuş okuyucuya.
Kitabe-i GamAhmet Rasim · Ayrıntı Yayınları · 201718 okunma
Kitap inceleme
3/10
·256 syf.··
2024 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 23:19
Aşırı derecede beğenmedim çünkü okumamı engelleyecek derecede zor kelimeler vardı. Ancak siir gibi bir kitap olduğu için de beğendim. Kitabe-i Gam Ahmet Rasim
Edebiyat
Kitabe-i GamAhmet Rasim · Ayrıntı Yayınları · 201718 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ahmet RasimYazar · 34 kitap
Kendine özgü bir üslupla kaleme aldığı eserleri geniş bir okur kitlesi tarafından okunan, mutlakiyet, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemlerine tanıklık etmiş bir yazardır. 50 yılı bulan yazı hayatında farklı edebi türlerde ve çok sayıda eser verdi. Dönemin İstanbul hayatının ayrıntıları üzerinde durduğu fıkralarıyla tanındı.3.ve 4. Dönem TBMM'de İstanbul milletvekili olarak yer aldı. Tanınmış bestekar Osman Nihat Akın'ın dedesidir. Darüşşafaka mezunudur. Muharrirlik, Yazarlık, Bestekârlık, Posta Telgraf İdaresi Memurluğu, Tercümanı Hakikat, Saadet, İkdam, Sabah, Malumat, Servet, Tanin, Hak ve Tasvir-i Efkar gazeteleri yazarlıkları, Güneş, Gülsen, Sebat, Say ve Servet-i Fünun, Resimli Gazete, Musavvar ve Malumat dergileri yazarlıkları, TBMM III. ve IV. Dönem İstanbul Milletvekilliği ve III. Dönem Kütüphane Encümeni Reisliği yapmıştır. Evli ve altı çocuk babasıdır. Yaşamı 1864'te İstanbul'da Fatih'in Sarıgüzel mahallesinde dünyaya geldi. Babası Menteşeoğulları'ndan Kıbrıslı Bahaeddin Efendi, annesi Nevbahar Hanım'dır. Babası kendisi doğmadan evvel ailesini terk ettiği için Nevbahar Hanım onu tek başına yetiştirdi. 1875 yılında başladığı Darüşşafaka'da edebiyatla tanıştı. Bu okulda bestekâr Mehmet Zekai Dede'den müzik dersleri de aldı. Kendi çabasıyla Fransızca öğrendi. Eğitimini 1883 yılında birincilikle bitirdi. Okulu bitirdikten sonra diğer Darüşşafaka mezunları gibi Posta ve Telgraf Nezareti'nde memur oldu. Bu kurumda kısa bir süre kâtiplik yaptı. Memuriyet hayatının ilk aylarında Sadberk Hanım ile evlendi; 1902'de eşinin ölümüne kadar süren bu evlilikten dört oğlu, iki kızı oldu. Memuriyet hayatını benimsemeyen ve hayatını yazar olarak kazanmak isteyen Ahmet Rasim'in ilk yazısı Ahmet Mithat Efendi'nin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlandı. Bu, 'Yolcu' başlıklı bir tercüme yazı idi. Ardından dönemin ünlü gazetecisi Baba Tahir vasıtasıyla Ceride-i Havadis'te fenni konularla ilgili yazı ve tercümeler yayımlamaya başladı. Bir süre Mekteb-i Behrami adlı okulda ve Komonto Musevi okulunda öğretmenlik yaptı. Ahmet Mithat'tan gördüğü teşvik sayesinde 1885'ten sonra kendisini tamamen gazeteciliğe verdi. Yayın hayatına 1891'de başlayan Servet-i Fünun dergisinde fen konularındaki yazılarının yanında, tefrik halinde romanlarını da çıkarma imkanı buldu. Leyal-i Izdırap, Meşak-ı Hayat ve Afife burada yayınlandı. Ancak Servet-i Fünun yazarlarının genel edebi çizgisini benimsemedi. O, Ahmet Cevdet Paşa ve Ahmet Mithat Efendi'nin doğu ve batı edebiyatının olumlu yanlarını sentez haline getirmeyi amaçlayan edebi anlayışını benimsemişti. 1908'de Hüseyin Rahmi ile birlikte 37 sayı süren 'Boşboğaz ile Güllâbi' adlı bir mizah gazetesi çıkaran Ahmet Rasim, gazeteciliği Malumat, Sabah, Sebat, Güneş, Maarif, Resimli Gazete, Mecmuai Ebüzziya, Türk Yurdu, Yeni Mecmua, Resimli Ay, İkdam, Boşboğaz, Basiret, Tasvir-i Efkar, Vakit, Akşam, Cumhuriyet gazete ve dergilerindeki yazılarıyla sürdürdü. Bunun yanında Gülşen, Sebât, Hamiyyet, Şafak, Servet, Tanin, Envâr-ı Zekâ, Maarif, Resimli Gazete, Hazine-i Fünun, Mektep, Pul, Fen ve Edep, İrtika, Surâ-yı Ümmet, Donanma, Resimli Kitap, Musavver, Muhit gibi dergilere gerçek adıyla, Hanımlara Mahsus Malumât'ta ise 'Leyla Feride" adını kullanarak yazılar göndermiştir. 1898'de Alman İmparatoru II. Wilhelm'in Suriye gezisi sırasında Malumat gazetesi tarafından Suriye'ye, 1916'da da Sabah gazetesince harp muhabiri olarak Romanya cephesine gönderildi. Bu arada okullar için yazdığı tarih, dil bilgisi, imlâ ve aritmetik gibi çeşitli konulardaki eserlerini kitap halinde bastırdı. Menâkıb-ı İslâm adlı kitabı dolayısıyla II. Abdülhamit'ten Mecidi nişanı aldı. Şiir, hikaye ve roman alanlarında eserler verdiyse de onu günümüze ulaştıran "Şehir Mektupları", "Eşkâl-i Zaman", "Cidd-ü Mizah", "Gülüp Ağladıklarım" gibi inceleme, araştırma ve gözleme dayanan yazıları oldu. Müzik alanında da eserler veren sanatçı, besteleri de kendisine ait olan pek çok şarkı sözü yazdı. Yakın dostu müzisyen Tatyos Efendi'nin bestelediği uşşak makamındaki 'Bu akşam gün batarken / Sakın geç kalma, erken gel' dizeleri ile başlayan güftesi günümüze kadar gelen eserlerindendir. 1927'de Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in referansıyla İstanbul milletvekili oldu ve TBMM'nin üçüncü ve dördüncü dönemlerinde milletvekilliği yaptı. Ancak sağlık sorunları yüzünden meclis oturumlarına bile katılmadı. 1932'de Heybeliada'daki evinde hayatını yitirdi, Heybeliada'daki Abbaspaşa Mezarlığı'na gömüldü. İstanbul Fatih Karagümrük'te 1938-1939 öğretim yılında kurulan Karagümrük Ortaokulu'nun adı 1965-1966'da Ahmet Rasim Ortaokulu olarak değiştirilmiştir. Okul 1988-1989'dan itibaren Ahmet Rasim Lisesi adını almıştır.