Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı:
304
Basım Tarihi:
2013
Yayınevi:
Guraba Yayınları
ISBN:
9789758810239
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·304 syf.·
2024 1. kitabı
Kitabut tevhid islami kesin olarak bilmek isteyen herkesin okumasi gereken bir kitap. Yazar tevhidin onemini ,şirkin Allah katındaki en büyük gunah oldugunu ve siddetle kacinilmasinin gerekliliğini anlatmış. Nelerin şirkten sayildigina ve şirkin birçok çeşidine yer vermiş. Kitaba ayetten hadisten başka bir sey eklenmemesi de kitabi değerli kılıyor, herkesin anlayabileceği şekilde sade bir dille yazılmış, okunması tavsiye edilir.
Kitabu't-TevhidMuhammed Bin Abdulvahhab · Guraba Yayınları · 2013170 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2023 93. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2023 00:00
Tevhid ile alakalı konular başlıklar halinde bölümlere ayrılmış. Her bölümde o konu ile ilgili ayet ve hadisler verilmiş. Bu Ayetler ve hadislerde dikkat edilmesi gereken noktalar maddeler halinde yazılmış. Yorumdan çok, bağlantı kurulması gereken noktalara dikkat çekilmek istenmiş sanki. Daha da tafsilatlandırılabilecekken yapılmamış da özet olarak kalmış gibi.
Din
Kitabu't-TevhidMuhammed Bin Abdulvahhab · Guraba Yayınları · 2013170 okunma
7/10
·304 syf.··
2000 93. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
İman ve İslam kavramlarının aynı olduğunu, birbirinden farklı kavramlar olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, itikadi konuların nakli ve akli yönlerden açıklandığı ve bid'at ehlinin yanlışlığını çok ciddi bir şekilde anlatan, temel iman bilgilerini sistemleştirip Ehli Sünnetin itikadı mezhebini oluşturan en temel kaynak.
Din
Kitabu't-TevhidMuhammed Bin Abdulvahhab · Guraba Yayınları · 2013170 okunma
Puan vermedi·304 syf.·
2017 3. kitabı
^Tevhid, biz henüz Adem (alehisselatü vesselam)'ın sülbünde iken Rabbimizin bizden aldığı ahiddir.^ Rabbine ahdini unutma!.. Rabbine şirk koşma.....
Din
Kitabu't-TevhidMuhammed Bin Abdulvahhab · Guraba Yayınları · 2013170 okunma
La ilale illallah
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
Kendisine müslümanım diyen her insanın okumasını önereceğim bir kitap bazen bir yanlış bütün doğruları götürür şirk ve bidatlara karşı kale gibi bir eser tevhid konusunda dikkat etmemiz gereken birçok konuyu ayetler ve hadisler ışığında çok güzel açıklamış özellikle kaynak konusunda çok iyi hadis inceleme metodu gayet başarılı.
Din
Kitabu't-TevhidMuhammed Bin Abdulvahhab · Guraba Yayınları · 2013170 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2022 15:58
Tevhidin önemli konuları ele alınarak bütün ilimlerin temeli olan tevhid ilmine dair hem ayetler hemde hadisler ile faydalı açıklamalarda bulunulmuş. Kitaplığınızda yer alması gereken , merak ettiginiz konularda faydalanabileceginiz güzel bir kitap gayet net ve anlaşılır bir dilde basılmış severek okudum. Tavsiye ederim .
Kitabu't-TevhidMuhammed Bin Abdulvahhab · Guraba Yayınları · 2013170 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Muhammed Bin AbdulvahhabYazar · 10 kitap
Şeyh Muhammed b. Abdulvehhâb hicrî 1115 (m. 1703) yılında doğdu. Uyeyne beldesinde babasından okudu. Burası aynı zamanda doğduğu yer olup Necd bölgesinde Yemâme’de bir beldedir. Riyad’ın kuzeybatısına düşer. Riyad’la arasında takriben 70 km.lik bir mesafe vardır. Başka bir ifadeyle Riyad’ın batısından bu kadarlık bir mesafededir. Şeyh İbn Abdulvehhâb burada doğdu ve güzel bir şekilde yetişti. Babası Üstad Abdulvehhâb b. Süleyman’ın gözetiminde küçük yaşta Kur’an’ı okudu, öğrenime ve fıkha yöneldi. Uyeyne kadısı olan babası büyük bir fakih, kıymetli bir alimdi. Bülûğa erdikten sonra haccetti. Haccın akabinde Mekke’de kalmaya karar verdi ve Harem-i Şerîf’teki bazı hocalardan ilim tahsil etti. Ardından Medine’ye gitti. Oranın alimleriyle biraraya geldi. Burada da bir müddet ikamet etti ve meşhur büyük iki alimden istifade etti. Bunlardan ilki, Abdullah b. Ibrahim b. Seyf en-Necdî’dir. Aslen Mecmaa’lıdır ve el-Azbu’l-Fâid fî Ilmi’l-Ferâid kitabının yazarı Ibrahim b. Abdillah’ın babasıdır. Ikincisi ise, Muhammed Hayâtu’s-Sindî’dir. Bunlar üstadın Medine’de ders aldığı meşhur hocalarından sadece ikisidir. Muhtemelen bu ikisi dışında bizim bilmediğimiz hocalardan da dersler almıştır. Şeyhimiz ilim talebi için daha sonra Irak tarafına yönelip Basra’ya geldi. Buradaki alimlerle birlikte oldu. Onlardan oldukça istifade etti. Allah’ı tevhîde davete de burada başladı ve insanları sünnete çağırdı. Müslümanlara gerekli olanın, dinlerini doğrudan Kur’an ve sünnetten öğrenmeleri olduğunu söyledi. Bu hususta oradaki alimlerle münakaşa, müzakere ve münazaralarda bulundu. Buradaki hocalarından Muhammed el-Mecmûî meşhurdur. Basra’daki bazı kötü niyetli alimler ona karşı ayaklanınca, kendisi ve mezkur hocası bir takım eziyetlere maruz kaldılar. Bu nedenle Basra’dan ayrıldı, niyeti Şam bölgesine gitmekti. Ancak yeterli maddi imkanı olmadığından bunu gerçekleştiremedi. Basra’dan çıkıp Zubeyr’e, oradan da Ihsâ’ya geçti. Burada alimlerle birlikte oldu ve kelâma dair bazı meselelerde müzakerelerde bulundu. Ardından Hureymilâ beldesine yöneldi. (Allah bilir ya, bu yolculuğunun XII. asrın kırklı yıllarında olması gerekir. Zira Uyeyne’de kadı olan babası, emîrle arasında husumet olunca 1139 yılında Hureymilâ’ya taşınmıştı. Babasının 1139 (m.1726) yılında buraya göç etmesinden sonra Şeyh Muhammed de babasının yanına gelmişti. Bu durumda Hureymilâ’ya gelişi 1140 (m. 1727) veya daha sonraki bir tarihtir.) Buraya yerleşip babası 1153 (m. 1740) yılında vefat edene kadar ilim, tedrîsât ve davetle meşgul olmayı sürdürdü. Bu arada Hureymilâ’lı bazı kimseler onu rahatsız ettiler, bazı sefil kimseler öldürmek bile istediler. Nitekim birkaç kişinin saldırmak için bir duvarda tuzak kurdukları, birilerinin bunu fark etmeleri üzerine kaçtıkları söylenir. Bu sefil kimselerin ona buğzetmelerinin sebebi, emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’l-munker’de bulunması; emirleri, insanları soyan, onlara eziyet eden ve mallarını yağmalayanları cezalandırmaya teşvik etmesiydi. el-Abîd denilen kimseler de bu sefiller gürûhundandı. Bunlar şeyhin karşılarında olduğunu, yaptıklarına razı olmadığını, emirleri onları cezalandırmaya ve şerlerine engel olmaya teşvik ettiğini fark edince ona buğz ettiler ve öldürmek istediler. Ardından Uyeyne’ye döndü. O vakit oranın emiri Osman b. Muhammed b. Muammer idi. Uyeyne’ye varınca yanına gitti, emîr onu güzel karşıladı. Ona “kalk, insanları Allah’a davet et, biz seninle beraberiz, yardımcıyız” dedi; davetini benimseyip sevgi ve muvafakat gösterdi. Üstad da öğretmeye, irşada, Allah’a, hayra, kadın erkek herkesi birbirlerini Allah için sevmeye davete başladı. Uyeyne’de şöhret bulup ünü etrafa yayıldı ve civar beldelerden insanlar gelmeye başladılar.