Tevhid Risaleleri Külliyatı

Muhammed Bin Abdulvahhab
Tahmini Okuma Süresi:
13 sa. 9 dk.
Sayfa Sayısı:
464
Basım Tarihi:
Nisan 2019
Yayınevi:
Neda Yayınları
ISBN:
9786058072343
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Ciltli
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Mutlaka okunması gereken eserlerden
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
1784 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 19:34
Her müslümanın kitaplığında olması, mutlaka okuması gereken bir başyapıt. Kitaptaki en temel Akaid metinlerinin, hem Arapça metni hem de Türkçe tercümesi ile karşılıklı sayfalar halinde yer alması, ezberlemek isteyen talebeler için de büyük kolaylık. Her bölümün sonunda gelen açıklamalar kısmı, okuyucu için manası kapalı kalan konuların anlaşılması için faydalı oluyor. Bu kitapta yer alan risâleler, yazarının kullandığı basit ve anlaşılır dille beraber içerdiği derinlikten dolayı İslâm’ı öğrenmek ve amel etmek isteyen herkesin okuması hatta ezberlemesi gereken metinlerdir. Özellikle “Tevhîd Akîdesi”ni yeni öğrenmeye başlayanlar için bu kitapta yer alan risâlelerdeki bilgiler hayâtî öneme sahiptir ve bu risâleler, tevhîd ilmi için bir giriş ve temel mesabesindedir. Yani Akîde ile alâkalı daha tafsîlâtlı kitaplara geçmeden önce bu risâleler vâsıtasıyla temel atılması gerekir. Zîrâ bilindiği üzere her ilim dalında olduğu gibi, ilimlerin en şereflisi olan Tevhîd ilmi de kolaydan zora doğru basamak basamak ilerleyerek tahsîl edilir.
Tevhid
Tevhid Risaleleri KülliyatıMuhammed Bin Abdulvahhab · Neda Yayınları · 2019111 okunma
10/10
·%54 (254/464 syf.)··
Beğendi
Dördüncü konu çok açık ve anlaşılır geldi bana. Bir yandan da bu kitaptaki konuları.okumak tam bir tefekkür vesilesi... Çevremde Ebu Talib'e benzettiğim müşriklerin, İslam’a fayda adına yaptıklarının Ebu Talib'e kıyasla ne kadar hafif kaldığını bir kez daha gördüm. Ve bu dinin bir bütün olduğunu, birazını, bir kısmını yapanın (ki bu bir kısmı dediğimiz Tevhid'e, Peygamber’e canını ortaya koyarak hizmet etmek dahi olsa) kişinin Allah'ın istediği şekilde dine girmeden Müslüman sayılamayacağını, Allah’ın kabul edeceği din üzere olmak için ve Cennetine alacağı kullarından olmak için müşriklerden ve şirkten tam teberri edip Allah'ın dinine, emirlerine tam teslim olmak gerektiğini tefekkür ettim. Bunu çevremizde dine yardımı dokunan, kendilerine Tevhid daveti yapmaya devam ettiğimiz ve bize destek çıkan ama tam da dine girmeyen tanıdıklarımız açısından da tefekkür ettim. Bu benim içim, onlara İslam hükmü vermek için hangi günü, ne yapmalarını beklediğimizi bana bir kez daha hatırlatan bir risale oldu.
Din
Tevhid Risaleleri KülliyatıMuhammed Bin Abdulvahhab · Neda Yayınları · 2019111 okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2024 59. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2024 10:33
<<İslâm garib olarak başladı ve yine başladığı gibi garîbliğe tekrar geri dönecektir.>> Sizlere Allah'ı, Allah'ı hatırlatırım ey kardeşlerim! Sımsıkı sarılın dininizin aslına; -evveli, âhiri, esâsı ve başı olan - "La İlahe İllallah" şehadetine! Öğrenin onun manasını! Onu (tevhîdi) ve ehlini sevin! Ehlini kardeşler edinin, velev ki uzakta olsalar bile! İnkâr edin tağutları, tâğûtlara düşmanlık gösterin ve onlara buğzedin! Buğzedin tağutları sevenlere veya onları savunanlara ya da onları tekfîr etmeyenlere vayahut "bana ne onlardan?" diyenlere veyahut da "beni Allahu Teala, onlarla mükellef kılmadı" diyenlere! (Bunu söyleyen) artık, Allah'ı tekzîb etmiş (yalanlamış) ve O'na iftira atmıştır. (Bilakis) Allahu Teala onu onlarla mükellef kılmış ve onları inkâr etmeyi, onlar; kardeşleri ve çocukları olsalar dahi onlardan beri olmayı (uzaklaşmayı) onun üzerine farz kılmıştır. Sizlere Allah'ı, Allah'ı hatırlatırım ey kardeşlerim! Bunlara (dininizin aslına) sımsıkı sarılın! Böylelikle umulur ki; hiçbir şeyi O'na şirk koşmayarak Rabbinize kavuşursunuz. Allah'ım, Müslüman olarak canımızı al ve bizi salihlere ilhâk et (Âmîn)! (sf. 138)
1000Kitap
Tevhid Risaleleri KülliyatıMuhammed Bin Abdulvahhab · Neda Yayınları · 2019111 okunma
Avâm için gerekli olan bir kitap
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 22:15
Aslında baktığımız zaman, İman Usulü Tevhid İnancını İnşa Eden Kavramlar Yaratan Allah Yöneten Kim? İslama Göre Dost ve Düşman Gerçek Hariciler İstismar Edilen Kavramlar aynı konuları içeriyor. Kimisi daha güncel meseleleri ele alırken,kimi kitap var ki geçmişe dayanıyor. Sadece İslama Göre Dost ve Düşman yeni başlayanlar için ağır olabilir ama diğer tüm kitaplar yeni başlayanlar için ideal.
Hayat ve İnsan
Tevhid Risaleleri KülliyatıMuhammed Bin Abdulvahhab · Neda Yayınları · 2019111 okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 06:21
Hamd âlemlerin Rabbine olsun. Elhamdulillah böyle bir kitabı okumak nasip oldu. Tevhidi öğrenmek isteyen herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitaptır.
Tevhid Risaleleri KülliyatıMuhammed Bin Abdulvahhab · Neda Yayınları · 2019111 okunma

Yazar Hakkında

Muhammed Bin AbdulvahhabYazar · 10 kitap
Şeyh Muhammed b. Abdulvehhâb hicrî 1115 (m. 1703) yılında doğdu. Uyeyne beldesinde babasından okudu. Burası aynı zamanda doğduğu yer olup Necd bölgesinde Yemâme’de bir beldedir. Riyad’ın kuzeybatısına düşer. Riyad’la arasında takriben 70 km.lik bir mesafe vardır. Başka bir ifadeyle Riyad’ın batısından bu kadarlık bir mesafededir. Şeyh İbn Abdulvehhâb burada doğdu ve güzel bir şekilde yetişti. Babası Üstad Abdulvehhâb b. Süleyman’ın gözetiminde küçük yaşta Kur’an’ı okudu, öğrenime ve fıkha yöneldi. Uyeyne kadısı olan babası büyük bir fakih, kıymetli bir alimdi. Bülûğa erdikten sonra haccetti. Haccın akabinde Mekke’de kalmaya karar verdi ve Harem-i Şerîf’teki bazı hocalardan ilim tahsil etti. Ardından Medine’ye gitti. Oranın alimleriyle biraraya geldi. Burada da bir müddet ikamet etti ve meşhur büyük iki alimden istifade etti. Bunlardan ilki, Abdullah b. Ibrahim b. Seyf en-Necdî’dir. Aslen Mecmaa’lıdır ve el-Azbu’l-Fâid fî Ilmi’l-Ferâid kitabının yazarı Ibrahim b. Abdillah’ın babasıdır. Ikincisi ise, Muhammed Hayâtu’s-Sindî’dir. Bunlar üstadın Medine’de ders aldığı meşhur hocalarından sadece ikisidir. Muhtemelen bu ikisi dışında bizim bilmediğimiz hocalardan da dersler almıştır. Şeyhimiz ilim talebi için daha sonra Irak tarafına yönelip Basra’ya geldi. Buradaki alimlerle birlikte oldu. Onlardan oldukça istifade etti. Allah’ı tevhîde davete de burada başladı ve insanları sünnete çağırdı. Müslümanlara gerekli olanın, dinlerini doğrudan Kur’an ve sünnetten öğrenmeleri olduğunu söyledi. Bu hususta oradaki alimlerle münakaşa, müzakere ve münazaralarda bulundu. Buradaki hocalarından Muhammed el-Mecmûî meşhurdur. Basra’daki bazı kötü niyetli alimler ona karşı ayaklanınca, kendisi ve mezkur hocası bir takım eziyetlere maruz kaldılar. Bu nedenle Basra’dan ayrıldı, niyeti Şam bölgesine gitmekti. Ancak yeterli maddi imkanı olmadığından bunu gerçekleştiremedi. Basra’dan çıkıp Zubeyr’e, oradan da Ihsâ’ya geçti. Burada alimlerle birlikte oldu ve kelâma dair bazı meselelerde müzakerelerde bulundu. Ardından Hureymilâ beldesine yöneldi. (Allah bilir ya, bu yolculuğunun XII. asrın kırklı yıllarında olması gerekir. Zira Uyeyne’de kadı olan babası, emîrle arasında husumet olunca 1139 yılında Hureymilâ’ya taşınmıştı. Babasının 1139 (m.1726) yılında buraya göç etmesinden sonra Şeyh Muhammed de babasının yanına gelmişti. Bu durumda Hureymilâ’ya gelişi 1140 (m. 1727) veya daha sonraki bir tarihtir.) Buraya yerleşip babası 1153 (m. 1740) yılında vefat edene kadar ilim, tedrîsât ve davetle meşgul olmayı sürdürdü. Bu arada Hureymilâ’lı bazı kimseler onu rahatsız ettiler, bazı sefil kimseler öldürmek bile istediler. Nitekim birkaç kişinin saldırmak için bir duvarda tuzak kurdukları, birilerinin bunu fark etmeleri üzerine kaçtıkları söylenir. Bu sefil kimselerin ona buğzetmelerinin sebebi, emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’l-munker’de bulunması; emirleri, insanları soyan, onlara eziyet eden ve mallarını yağmalayanları cezalandırmaya teşvik etmesiydi. el-Abîd denilen kimseler de bu sefiller gürûhundandı. Bunlar şeyhin karşılarında olduğunu, yaptıklarına razı olmadığını, emirleri onları cezalandırmaya ve şerlerine engel olmaya teşvik ettiğini fark edince ona buğz ettiler ve öldürmek istediler. Ardından Uyeyne’ye döndü. O vakit oranın emiri Osman b. Muhammed b. Muammer idi. Uyeyne’ye varınca yanına gitti, emîr onu güzel karşıladı. Ona “kalk, insanları Allah’a davet et, biz seninle beraberiz, yardımcıyız” dedi; davetini benimseyip sevgi ve muvafakat gösterdi. Üstad da öğretmeye, irşada, Allah’a, hayra, kadın erkek herkesi birbirlerini Allah için sevmeye davete başladı. Uyeyne’de şöhret bulup ünü etrafa yayıldı ve civar beldelerden insanlar gelmeye başladılar.