1000Kitap Logosu
Korkunç Yıllar

Korkunç Yıllar

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
9.0
467 Kişi
1.516
Okunma
450
Beğeni
11,9bin
Gösterim
254 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 7 sa. 12 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Ötüken Neşriyat · Ekim 2019 (İlk yayınlanma: Mart 1970) · Karton kapak · 9789754370621
Diğer baskılar
Korkunç Yıllar
Korkunç Yıllar
Korkunç Yıllar
Korkunç Yıllar ve Yurdunu Kaybeden Adam, Yazarın kendi hayat hikâyesine dayanan savaş romanlarıdır. Henüz öğrenci iken, askere alınan ve ikinci Dünya Savaşı'na sürülen Kırım'lı bir gencin hikâyesidir. Roman, Teğmen Sadık Turan'ın hatıraları olarak anlatılmaktadır. Almanlara karşı savaşırken, birliklerindeki Rusların zulmünü göre Sadık Turan esir düşer. Alman esaret kamplarında birbirleriyle ilgilenmeye çalışan bir avuç Türk soylu askerin ayakta kalmak için girdikleri mücadeleler anlatılır. Savaşın ve esaretin bütün acıları, karanlık yüzü bu insanların çektiklerinde yansıtılır. Otuz bin kişilik esir kampında ayakta kalabilenlerin sayısı sınırlıdır ve bir kısmı da Yahudi sanılarak Alman askerleri tarafından öldürülmüştür. Derken, bir gün Almanların esir kamplarındaki Türk soyluları ayırarak bir birlik kuracakları ve Sovyetlerin işgali altındaki Türk yurtlarını kurtarmak üzere savaştıracakları duyulur. Şüpheler, endişeler, tereddütler, büyük bir heyecan ve ümide karışır. Rus üniformaları çıkartılır, Alman elbiseler giyilir; Türkistan Kurtuluş Lejyonu kurulmuş olur. Ancak, ümitlerin hayal olması için fazla zaman gerekmez. Almanların savaşı kazansalar bile Türk yurtlarını kurtarmak gibi bir meseleleri olmadığını çabuk anlarlar. Teğmen Sadık Turan, savaş sonunda, yurdunu, bütün insanlarıyla birlikte kaybetmiş, Kırım'ı ancak hayalinde yaşatabilecek olan genç insan, italya'da bir otelde otururken, bütün bu olup bitenlerden sonra yaşamak isteğini kaybediyor gibidir; içinde hayat ve umutsuzluk çarpışıyor: ""Onların boğuşması bütün varlığımı temelinden sarsıyor. Beni yavaş yavaş yıkıyor. Korkuyorum. Ben artık sokaklara çıkıp, sevdiğim insanlarla bir arada yaşayamayacağım. Elimden tutup beni dünyada gezdirecek birini araştırıyorum. Öyle biri var mı acaba? Belki var. Ya yoksa? Kalbim ve düşüncelerimle, gene de yer yüzünde her şeyi, canlıyı, cansızı yaratmış olan Allah'ıma uzanıyorum. Allah'ım sen beni bırakma. Sen beni koru Allahım.
"Gördüklerim hakikat mi? Bin bir türlü zulüm, meşakkat, zilletin altından kalkıp yükselen milletimi, devletimi görüyorum! Hür ve serbest memleketimde, ağlayan değil gülen analarımızı, yavrularımızı, mesut babalarımızı görüyorum. Güneş ışığında nazik minarelerimizi, güneşli mekteplerimizi, yemyeşil köylerimizi görüyorum. Bütün bunların yanında benim gözyaşlarım nedir? Varsın kafamı kurşunlar delsin, fena insanlar kanımı akıtsınlar. Benim ıstırabım milletimin bu istikbali yanında nedir?"
19
254 syf.
·
4 günde
·
9/10 puan
Sürükleyici anlatımı sayesinde bir çırpıda okunuyor. Özellikle savaş anlarında ve esirlik anlarında yaşanılan psikolojiyi, ruhsal durumları, olaylara karşı verilen tepkileri o kadar gerçekçi şekilde anlatmış ve etkileyici betimlemeler kullanmış ki kimi yerde tüyleri diken diken ediyor, sinirlerinizle oynuyor. Herkes savaş romanı yazabilir, sömürüye çok açık bir konsept, ama beylik laflar ile çoğu zaman suistimal edilir, işte bu roman tam tersi istikamette. İliklerine kadar hissettiriyor o soğukluğu.
Korkunç Yıllar
9.0/10
· 1.516 okunma
Okuyacaklarıma Ekle