Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 52 dk.
Sayfa Sayısı:
101
Basım Tarihi:
1969
Yayınevi:
Didakta Yayınevi
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·101 syf.·
2023 22. kitabı
Kundaklar Arif Nihat Asya Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya 'nın okuduğum üçüncü kitabı oldu. Dört ana bölüm ve kısa kısa şiirlerden oluşan bu kitabı sevdiğimi söyleyebilirim. Eski ama güzel bir kitaptı. Kısa ama öz verilmek istenen mesajı maksimum dört dizelik siirlerle açık ve net bir şekilde veren bir kitaptı... Genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim 8/10 bir şiir kitabı idi...
Şiir
KundaklarArif Nihat Asya · Didakta Yayınevi · 196970 okunma
Bayrak Şairimizden
Puan vermedi·101 syf.··
2024 12. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2024 11:00
Değerli Dostlarım, BAYRAK ŞAİRİMİZ “Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, Işık ışık, dalga dalga bayrağım! Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.” Mısralarıyla bizlerdeki bayrak aşkını harlayan şair, öğretmen ve siyasetçi olan Arif Nihat Asya’nın “Kundaklar” adlı şiir kitabını incelemesini yapacağız. Arif Nihat Asya, Cumhuriyet döneminin en ünlü Türk şairleri arasında olup, en bilinen şiiri olan yukarıda da yer al Bayrak şiiri ile özdeşlemiş olup kendisi de bu nedenle Türk edebiyatında 'Bayrak' şairi olarak adlandırılmıştır. Arif Nihat Asya şiirlerinde okuyucuna milli ve dini duyguları geçirmeye çalışan bir şairdir. Kundaklar şiir kitabına baktığımızda dört ana bölümden oluşmaktadır. Şairin kaleme aldığı şiirler maksimum dört dizelik kısa şekilde yazılmıştır. Anlatılmak istenen kısa ve net olarak anlatılmıştır. Diğer şiir kitaplarına göre biraz geride kalmış diye yorumlayabilirim. Şiir seven dostlarımın okumasını tavsiye eder. Kundaklar İyi okumalar dilerim.
1000Kitap
KundaklarArif Nihat Asya · Didakta Yayınevi · 196970 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Arif Nihat AsyaYazar · 28 kitap
Mehmet Arif Nihat Asya, Türk şair, öğretmen ve siyasetçidir. Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli temsilcilerindendir. Sade bir üslupla millî değerleri ve dini heyecanları işleyen şiirler yazmıştır. "Bayrak, Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, Fetih Davulları, Selimler, Kubbeler, Süleymaniye" en tanınmış şiirleridir. Bayrak şiirinden dolayı Türk edebiyatında Bayrak şairi olarak da anılır. 9. dönem TBMM'de milletvekili olarak görev yapmıştır. 1904'te Çatalca'nın İnceğiz köyünde doğdu. Asıl adı Mehmet Arif'tir. Tokatlı Zîver Efendi ile Tırnovalı Zehra Hanım'ın tek çocuğu idi. Şairin bilinen en büyük dedesi Kapusuz Hacı Ahmet, Tokat'a bağlı Kapusuz köyünden İstanbul'a göçmüş ve orada debbağlıkla uğraşmış olan bir âhî ustasıdır. Henüz bebekken babası veba hastalığından hayatını kaybetti; annesi yeni bir evlilik yapıp Filistin'e gitmesi üzerine üç yaşından itibaren akrabalarının yanında yetiştirildi. Öğrenim hayatı Örçünlü Köy Mektebinde başladı. Babaannesinin ölümünden sonra onun bakımını üstlenen halası ile birlikte Balkan Savaşı'ndan kısa bir süre önce İstanbul'a göçtü; Kocamustafapaşa ve Haseki mahalle mekteplerinde öğrenim gördükten sonra I. Dünya Savaşı yıllarında Gülşen-i Maarif Rüştiyesi'ne devam etti. Bu dönemde hakim olan milliyetçi duyguların etkisiyle şiire başladı. Bazı destancıların Haseki'de okuyarak sattıkları harp destanları onu şiire yönelten ilk örneklerdi. Orta tahsilini parasız yatılı olarak Bolu ve Kastamonu liselerinde tamamladı. Millî Mücadele'ye destek verenlerin durağı haline gelen Kastamonu'daki öğrencilik dönemi onun kişiliğini ve sanatını etkiledi. Bu döneme şiire ilgisi arttı, hocası Enver Kemal Bey'in yönettiği Gençlik adlı dergide ilk şiirlerini yayımladı. Öğrenimine Dârü'l-Muallimîn-i Âliye (sonraki adı Yüksek Muallim Mektebi, bugünkü İstanbul Üniversitesi Yüksek Öğretmen Okulu) Edebiyat Bölümü'nde devam etti. İlk şiir kitabı olan Heykeltıraş, 1924 yılında bu okulda öğrenci iken yayımlandı. Yüksek Muallim Mektebi son sınıfındayken ilk eşi olan Hatice Semiha Hanım'la evlendi. Bu evlilikten iki çocuğu oldu. 1928'de mezun olduktan sonra edebiyat öğretmeni olarak Adana'ya tayin oldu. Adana Kız Lisesi ve Erkek Lisesi'nde öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Adana'da öğretmenlik yaptığı dönemde 1933 yılında Üsküdar Mevlevihanesi'nin son şeyhi Ahmet Remzi Akyürek'le tanışan Arif Nihat, dervişlik çilesini çekip Mevlevilikte şeyhlik makamına kadar yükseldi. Millî şiirlerin yanı sıra tasavvufi şiirler yazdı. Şair, 1940 yılında, Adana'nın düşman işgalinden kurtuluşunun kutlandığı 5 Ocak günü yapılan tören için Bayrak adlı şiiri ile tanındı ve Bayrak Şairi olarak anılır oldu. Şiir, önce Görüşler dergisinde yayımlanmış; daha sonra da Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor adlı şiir kitabının 1946'da çıkan ilk baskısında yer almıştır. 1941 yılında ilk evliliğini sonlandıran şair, kimya öğretmeni Servet Akdoğan ile ikinci evliliğini yapmış ve bu evlilikten de bir kız, bir erkek çocuk sahibi olmuştur. Malatya Lisesi'ne müdür olarak atanıp Adana'dan ayrılan şair, Malatya Lisesi Müdürü iken Maarif Vekili Hasan Ali Yücel ile yaşadığı sert tartışma nedeniyle huzursuzluk yaşadı. Üç yıl kadar Malatya'da çalıştıktan sonra yeniden edebiyat öğretmeni olarak Adana Erkek Lisesi'ne döndü. 1948'de Edirne Lisesi'ne sürgün edildi. 1950 Türkiye genel seçimlerinde Demokrat Parti'nin listesinden Seyhan (Adana) adayı oldu. Seçimleri Türkiye Büyük Millet Meclisine girdi. Dönemin sonunda aktif politikayı bırakma kararı alarak öğretmenliğe döndü. Kısa bir süre Eskişehir Atatürk Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. Çok uzun bir zaman kalmamış olmasına rağmen şiirinde Eskişehir'in çok yer alması ve bu şehirde çok benimsenmiş olması onun 5. dönem Eskişehir milletvekilliği yaptığı, Bayrak şiirinin Eskişehir'de yazıldığı gibi yanlış bilgilerin günümüzde birçok kaynakta yer almasına yol açmıştır. Arif Nihat Asya, 1955 yılından itibaren Ankara Gazi Lisesi'nde ve Ankara Polis Koleji'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Kıbrıs'ta görevlendirilip iki yıl da Lefkoşa Erkek Lisesi'nde görev yaptıktan sonra 1962'de Ankara'ya döndü ve Gazi Lisesi'nden emekliye ayrıldı. Emekliye ayrıldıktan sonra Yeni İstanbul ve Babıali'de Sabah gazetelerinde yazılar yazdı. Aralık 1974'ün sonlarında hastalanarak hastaneye kaldırıldı. 5 Ocak 1975'te öldü. Kabri, Ankara Karşıyaka Mezarlığı'ndadır.