Kur’an ve Sünnet Üzerine Makaleler

·
Okunma
·
Beğeni
·
2
Gösterim
Adı:
Kur’an ve Sünnet Üzerine Makaleler
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
252
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758456444
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Birun Kültür Sanat Yayıncılık
İslam'ı tercih etmiş akıl sahibi hiç bir kimse, o dinin peygamberlerinin rolünü, fonksiyonunu inkar edemez; onun peygamberi örnekliğinden müstağni olamaz. Ancak bu gerçeği teslim etmek ve kabullenmek, hadis veya sünnet adıyla bize intikal eden her rivayeti kritiksiz, körükörüne kabul veya tasdik etmeyi hiçbir şekilde mazur gösteremez ya da zorunlu kılamaz. Çünkü her büyük ideal ve şahsiyet için olduğu gibi, Hz. Peygamber'in şahsı etrafında da çok gemiş bir uydurmacılık çemberi örülmüştür. Bu uydurmacılık, ilk dönemlerden günümüze doğru geldikçe yoğunluğunu ve cür'etini arttırmıştır. Öyle ki, artık bir dönemde, bir sözün "hadis" diye rivayet edilmesinden sonra, onun Kur'an'a, sağduyuya, akla aykırılığı hiç önemli görülmeden kabullenmesi "takva", onu reddetmek ise dinin temelerinden birine indirilmiş bir darbe sayılmıştır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kur’an ve Sünnet Üzerine Makaleler
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
252
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758456444
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Birun Kültür Sanat Yayıncılık
İslam'ı tercih etmiş akıl sahibi hiç bir kimse, o dinin peygamberlerinin rolünü, fonksiyonunu inkar edemez; onun peygamberi örnekliğinden müstağni olamaz. Ancak bu gerçeği teslim etmek ve kabullenmek, hadis veya sünnet adıyla bize intikal eden her rivayeti kritiksiz, körükörüne kabul veya tasdik etmeyi hiçbir şekilde mazur gösteremez ya da zorunlu kılamaz. Çünkü her büyük ideal ve şahsiyet için olduğu gibi, Hz. Peygamber'in şahsı etrafında da çok gemiş bir uydurmacılık çemberi örülmüştür. Bu uydurmacılık, ilk dönemlerden günümüze doğru geldikçe yoğunluğunu ve cür'etini arttırmıştır. Öyle ki, artık bir dönemde, bir sözün "hadis" diye rivayet edilmesinden sonra, onun Kur'an'a, sağduyuya, akla aykırılığı hiç önemli görülmeden kabullenmesi "takva", onu reddetmek ise dinin temelerinden birine indirilmiş bir darbe sayılmıştır.