Bir olan ve Varlık, tözsel değildirler üzerine...
Bir olan, Varlık'la aynı anlama geldiğine, bir olan şeyin tözününün kendisi bir olduğuna ve tözleri sayısal bakımdan bir olan şeyler, sayısal bakımdan bir olduklarına göre, ne Bir olan, ne de Varlık'ın şeylerin tözü olamayacakları açıktır. Bu bakımdan bunların durumu, genel olarak Öğe ve genel olarak İlke'nin durumunun aynıdır. Daha fazla bilinebilir bir gerçekliğe erişmek amacıyla 'Hangi İlke' diye sorarız. Bu kavramlar içinde Varlık ve Bir olan, İlke, Öğe ve Neden'den daha gerçek anlamda tözdürler. Ancak gene de, varlıklarda ortak olan hiçbirşeyin töz olmamasından dolayı tmz değildirler; Çünkü töz ancak kendi kendisine sahip olan, tözü olduğu şeye aittir. Sonra Bir olan aynı anda birçok yerde olmax, oysa ortak olan aynı zamanda birçok yerde bulunur. Dolayısıyla hiçbir tümelin bireyler dışında ve ayrı başına var olamaz.
İdeaların varlığını savunanlar, bir anlamda İdeaların bireylerden ayrı olarak var olduklarını kabul etmekte haklıdırlar; çünkü onlar İdeaları tözler olarak ele akmaktadırlar. Ancak bir başka anlamda, yani İdeayı bir çokluğun birliği olarak ele almakta haksızdırlar. Onların yanlışı, bu tözlerin doğasının ne olduğunu açıklamaktan aciz olmalarından kaynaklanmaktadır.
Örneğin; Kendindinde insan ve kendinde at(hayvan) duyusal insanların ve duyusal atların aynıdırlar. Fakat onlar bunlara sadece 'kendinde' kelimesini eklemişlerdir. Bununla birlikte kendilerini görmemiş olsaydık dahi yıldızlar, herhalde bildiğimiz tözlerden farklı ezeli-ebedi tözler olacaklardı. O halde duyusal-üstü tözlerin var olduğunu bilmesek de hiç olmazsa onların var olduklarını kabul etmemiz zorunludur.
eğer bizim bazen olduğumuz gibi tann daima iyi durumdaysa, bu hayranlık uyandırıcıdır. Bundan daha fazlasıysa, hayranlık uyandırıcı olmaktan da ötedir. Sahiden de öyle. Yaşam da zaten ona aittir; zira aklın işlerliği yaşamdır, tanni ise bu işler lik. Tanrının kendi başına işlerliği ise en iyi ve ezeli yaşam. Tan ninin yaşayan ezeli ve en iyi şey olduğunu söylüyoruz, yani tanni ya yaşam ve sürekli ve ezeli hayat aittir; bu zira tanrı.
Bir sonuca varmayacağını düşünen hiç kimse, bir şey yapmaya kalkmaz. Sonra bu takdirde dünyada akıl olamaz. Çünkü insan, hiç olmazsa akıllı bir insan, her zaman bir ereğe ulaşmak için eylemde bulunur. Bu şey ise bir sınırdır; çünkü erek, bir sınırdır.
Genel olarak bu dünyadaki şeylerin daima değişme içinde görünmeleri ve hiçbir zaman için aynı halde kalmamalarından hareket ederek, bunu doğru hakkındaki yargımızın temeli kılmamız saçmadır: Tersine her zaman aynı kalan ve hiçbir değişmeye maruz kalmayan varlıklardan hareket ederek doğruyu aramamız gerekir.
Felsefe'nin incelemesinin konusu, her biri ilineksel bir özelliğe sahip olması bakımından özel nesneler değildir, bu özel nesnelerin her birinin bir varlık olması bakımından varlık'tır.