Manas Destanı

Abdülkadir İnan

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·183 syf.··
2024 1. kitabı
Öncelikle çevirmenimizin emeğine çok teşekkür ederim. Destana gelecek olursak aradığımı bulamadığımı üzülerek belirtmek istiyorum. Eski Türk destanlarından olan Manas, Türk mitolojisinden ve bozkır kültüründen derin izleri bizlerle buluşturmasını beklerken tam olarak öyle olmadı. Kültürümüzü birkaç adım geride bırakarak, Bir Kırgız kahramanı olan Manas’ın doğumu, kendini tanıtması, Kırgızlar arasındaki savaşlarda şöhret kazanması, başarıları, Kırgızlar’ı bir bayrak altında toplaması ve ilini düşman istilâsından kurtarması gibi olaylardan meydana gelmektedir.
Manas DestanıAbdülkadir İnan · Milli Eğitim Basımevi · 199234 okunma
Puan vermedi
Manas Han'ın babası Yakup Han'dır. Annesinin adı Çığrıcı'dır. Yakup Han ile Çığrıcı Hanım evlendikten on dört sene sonra Manas doğmuştur. Doğumu üzerine civardan gelen elçiler, onun bir kahraman olacağını hemen anlamışlardır. On yaşına gelince tam bir kahraman olur. Düşmanlarının üzerine saldırarak perişan eder. Atlarına at erişemez, zırhına ok işlemez. Yakup Han, oğlunun atılganlıklarını, kahramanlıklarını görünce, onu korumak, onunla arkadaşlık etmek üzere, Bakay adında bir kişiyi onun yanına koymuştur. Manas, Nogay boyundan gelmektedir. Kalmuk baskınlarına karşı Kırgız halkının birliğini, bütünlüğünü korur ve bir kahramanlık ve özgürlük sembolü haline gelir.
Manas DestanıAbdülkadir İnan · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 201734 okunma
6/10
·176 syf.··
2021 68. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2021 03:39
Öncelikle kitabı yorumlamadan önce okuduğum kitabın Meb yayını olduğunu söylemek istiyorum. Meb yayınlarında çocuklar için zararlı ya da onları şiddet, ahlaki bozukluk gibi konulardan uzak tutacak vurgular olmalıdır. Manas destanını diğer yayınlardan okumadığım için diğer yayınlarla karşılartırma yapamayacağım. Fakat internette araştırdığıma istinaden söylüyorumki destan Kırgız halkının yaşayışını, kültürünü, dinini vs gibi içerikleri bolca içermekte ve çok uzun bir destandır. Benim bu okuduğumda daha çok kan içerikli savaş halleri daha çok yoğunluktaydı. Kültürler pek anlatılmamış. Ben açıkcası yaşayışlarını, dinlerini, şamanizmi, büyülerini daha detaylı okumak isterdim. Ama çocuklara uygun olmayacak çok eşlilik ve savaş konuları çok fazla vardı bu Meb yayınlarında. Yayın eleştirimi bir kenara koyup destana gelecek olursak, ben destanı dediğim gibi geçmiş kültürleri ve o zaman yaşanılan olağanüstü durumlar için okudum. Kültür babına çok şey bulamadım. Olağanüstü durumlar ile ilgili bulabildiklerimi şimdi maddeler halinde alıntı olarak yazacağım; ~Manas ona yaklaştığı sırada yada taşını suya attı. Bu Yolay yaman bir yadacı imiş… gökyüzünde birden kara bulut peyda oldu, yeryüzünü kaim sis kapladı, fırtına koptu. Dağların tepesini bulut sardı.. güya tufan oldu. Yolay gözden kayboldu, kaçtı. Hava soğudu. Manas’ın yüzü gözünü buz kapladı, Yolay’ın yada taşı sıcak yazı kışa çevirdi. (Sayfa 18) ~Kafdağı’ndaki devlerle savaşmış, yerin altında yedi yıl kalıp yer altı devleri ile mücadele etmiş… (Sayfa 65) ~Almambet Alp yanında bulundurduğu cada taşını suya atıp yağmur afsunu söyledi. Göz açıp yumuncaya kadar kapkara bulut göğü kapladı, korkunç bir yağmur, dolu yağmaya başladı. (Sayfa 67) ~Bu kılıç dağa bırakılsa taş kesmiş, bozkıra bırakılsa yangın çıkarmış. (Sayfa 94) ~Çelik
Manas DestanıAbdülkadir İnan · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 201734 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2017 18. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2017 17:50
Manas'ın Destanı ile başlayan kitap, oğlu Semetey'in destanına, ondan sonra da torunu Seytek'in hayatı ile devam ediyor. Kitabı okurken yok artık diyebileceğim şeyler de okudum. Acaba gerçekten var mıydı böyle şeyler diye düşündüm. Olabilir de olmayabilir de; kim bilir.. Destansı tadıyla ilerleyen anlamını bilmediğimiz kelimelerin kullanımıyla okumaya çalıştığım bu kitaptan yer yer çok sıkıldıysam da sonunda bitirdim. (Bazı kelimelerin açıklamaları yazıyordu arkasında) Manas alpı merak etmedim değil, destanlarını konu alan bir film var mıdır, bir bakmak lazım.
Manas DestanıAbdülkadir İnan · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 201734 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Abdülkadir İnanYazar · 6 kitap
1889'da Başkurdistan'ın Çıgay köyünde dünyaya geldi. Ailesi yıllar öncelerinde Başkurtların bağımsızlık isyanlarına da katılmıştı. Başkurt kadınlarının beşik ninnileri, Ruslarla yapılan mücadeleleri konu edinen destan parçaları gibi folklor malzemelerini toplarken, Zeki Velidî Togan'ın tavsiyesi üzerine çalışmalarını bütün Türk boylarının folklorunu kapsayacak genişliğe ulaştırdı. Türk destanları (özellikle Kırgızlar'ın Manas Destanı) ve Şaman inançları üzerine özgün çalışmalar ortaya koydu. İlk yazılarını 1908'de Orenburg'da yayınlanan Vakit gazetesinde çıkardı. Rusya'nın Çarlık döneminde Troyitsk'ye Resuliye ve Yüksek Öğretmen Okulunda öğrenim gördü(1914). 1917'de Zeki Velidi Togan'ın kurduğu Çilebinsk Halk Komitesi'ne katıldı. Aynı yıl Moskova'da toplanan Sovyet kongresine Başkurt delegesi olarak katıldı. 1920'de Türkistan bölgesindeki Basmacı hareketine katıldı. O yıllarda Taşkent'de Abdülkadir Cılkıbay adıyla öğretmenlik yaptı. Sovyet baskısından dolayı İran, Afganistan, Hindistan, Fransa ve Almanya'ya giden İnan, 1925'te Türkiye'ye geldi. Burada Mehmet Fuad Köprülü tarafından Türkiyat Enstitüsü'ne asistan olarak atandı. 1927'de Zeki Velidi Togan ile Yeni Türkistan dergisini basmaya başladı. Halk Bilgisi Haberleri (1928) dergisinin yayınına katıldı. 1933'te Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nde ihtisas katibi sıfatıyla çalışmaya başladı, aynı yıl Atatürk tarafından kabul edildi ve takdir gördü. 1935'te Atatürk tarafından o yıl kurulan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ne profesör olması için çağrıldı. 1944'te Irkçılık-Turancılık Davası'nda yargılanmadı ama Turancı olduğu için dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından görevden alındı. Fakülteye kısa bir süre sonra okutman olarak geri döndü. 1955'te bu görevine son verildi ve emeklilik hakları elinden alındı. Aynı yıl TDK'deki görevinden de alındı. 1961'de Diyanet İşleri Başkanlığı'nda ve 1964'te Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü'nde çalışmaları oldu. Folklor, Türk dini ve tarihi, etnografya, Türk lehçeleri, Türk dili gibi konularda 380’e yakın makalesi bulunan; bütün Türk lehçeleri dışında Arapça, Farsça, Rusça ve Almanca’yı da bilen Abdülkadir İnan 1 Ekim 1976’da Ankara’da vefat etti. Vefatından sonra DTCF'de ve Başkurdistan'ın Ufa kentinde doğumunun 125. yılını kutlarken Zinnur Urakşin'in hazırladığı Kiril alfabesiyle basılı (1996) bir kitapçıktan, makale, kitapçık ve kitap olmak üzere 413 çalışması olduğu öğrenildi.