Bir Özgürlük Tutsağı

Manuşyan

Mélinée Manouchian
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
Şubat 2018
İlk Yayın Tarihi:
1977
Yayınevi:
Aras Yayınları
Orijinal Adı:
Manouchian
ISBN:
9786055753092
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

1940'lar; Fransa'da Direniş hareketi
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 43. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2021 16:56
II. Dünya Savaşı yıllarında, işgal altındaki Paris'te faşizme karşı verilen Direniş mücadelesinin liderlerinden Misak Manuşyan'ın yaşam öyküsünü eşi Melinee Manuşyan anlatmış. Süslemeden, abartmadan, tüm doğallığıyla… Ben sevdim. Bir kardeşi dışındaki tüm ailesini 1915 tehcirinde kaybetmiş, Suriye yetimhanelerinde geçen uzun yıllar sonrası Marsilya’ya kapağı atmayı başarmış genç Manuşyan’ın hayallerini aslında edebiyat süslemiş. Küçük yaşlarından itibaren şiir yazan, para kazanmak için yaptığı marangozluğun yanında yıllarca Fransa’da çıkardığı küçük edebiyat dergisinin peşinden tutku ile koşan Manuşyan Alman işgali sonrası Direniş hareketine katılınca, elindeki kalemin yerini silah almış. Devir, Nazilere, işbirlikçilerine ve tüm faşistlere isyan devri. Aynı zamanda ezilen işçi sınıfının yükselen komünizmin desteğiyle sesini duyurması dönemi. Hem ezilen sınıftan olan, hem de acılı geçmişinden dolayı faşizmden nefret eden Manuşyan ve arkadaşları önce göçmen MOI hareketi, sonrasında da Fransız Komünist Partisi ile birleşerek FTP-MOI hareketi altında nazilere karşı mücadelede ses getiren suikastler ve sabotajlar yaparlar. 1944’te yakalanan bu “23’ler grubu” uzun bir sorgulama, işkence ve yargı süreci sonrası, savaşın bitimine az süre kala kurşuna dizilirler. Farklı kökenlerden bir dolu genci böyle tehlikeli bir serüvende bir araya gelmeye ikna eden ne derseniz, Manuşyan bunu şöyle tanımlamış: “Yahudiler, onları toptan ortadan kaldırmak isteyen Nazi barbarlığına karşı kendilerini savunduklarını; Ermeniler, Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanların onayıyla katledilmiş halklarının özgürlüğünü korumak için savaştıklarını; İspanyollar, ülkelerinde ortalığı kasıp kavuran faşizme karşı çarpıştıklarını; İtalyanlar, Hitler’in müttefiki Mussolini tarafından kovuldukları
ManuşyanMélinée Manouchian · Aras Yayınları · 201828 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2017 9. kitabı
Misak Manuşyan'ın 1906'da Adıyaman'da başlayan hayatı, I.Dünya Savaşı'nın, İspanyol İç Savaşı'nın, komünizm düşmanlığının ve otoriter rejimlerin Fransa'ya savurduğu binlerce "yabancı"nınkiyle, Paris'te kesişiyor. Dilini bilmediği, sokaklarını tanımadığı bu şehirde, Manuş'un şiiri, müziği, edebiyatı elden bırakmadan kültürünü yaşatma çabası, zamanla tüm halkların özgürlüğünü koruma mücadelesine, insanları yaşatma mücadelesine dönüşüyor. Misak Manuşyan ve 22 dava arkadaşının 21 Şubat 1944'te kurşuna dizilerek sonlanan hayatları, direnişi şiddetten ayıran çizginin özgürlük mücadelesi anlamına geldiğini, özgürlüğün olmadığı yerdeyse ne bir halkın, ne de bir aşkın kendini gerçek anlamda var edebileceğini bir kere daha gösteriyor.
ManuşyanMélinée Manouchian · Aras Yayınları · 201828 okunma

Yazar Hakkında

Mélinée ManouchianYazar · 1 kitap
Mélinée Manouchian, asıl adıyla Meline Asaduryan, 1913'te İstanbul'da doğdu. I. Dünya Savaşı sırasında babasını yitiren Meline, çocukluk yıllarını ablası Armen'le birlikte Adapazarı ve Yunanistan'daki yetimhanelerde geçirdi. İki kardeş 1926 yılında Marsilya'ya, oradan da Paris'e göç etti. 1935'te Misak Manuşyan ile tanışan Meline bir süre Ermenistan'a Yardım Komitesi'nde çalıştı. II. Dünya Savaşı başlayınca Misak Manuşyan'la beraber Direniş'e katıldı. FTP-MOI'nin eylem raporlarının kaleme alınması, bildiriler hazırlanması ve dağıtılması gibi işlerle görevlendirildi. Misak'ın tutuklanmasından sonra "Jacqueline Albertini" takma adıyla Direniş saflarında kalmayı sürdürdü. Savaş sona erince Ermenistan'a yerleşti ve öğretmenlik yaptı. 17 yıl sonra tekrar Fransa'ya döndü. Hiç evlenmedi. Fransa'nın özgürlük mücadelesine sunduğu katkılar, François Mitterand tarafından verilen Légion d'honneur nişanıyla ödüllendirildi. Fransız vatandaşlığına alındığında 74 yaşındaydı. İki yıl sonra, 1989'da, Paris'te öldü, Ivry Mezarlığı'na, Misak Manuşyan'ın yanına gömüldü.