Martha, psikanalizin kurucusu, “kutsal aileye” ilişkin tabuları yıkması, cinsellikle ilgili devrim yaratan görüşleriyle psikoloji bilimine katkı yapan Freud’un karısı, bir döneme tanıklık etmesi bakımından önemli olabilir. Ancak yine de unutulmayan kadınlar serisine girmeli miydi? Tam bilemedim. Kitabın dilini beğenmedim. Kimi yerlerde tam olarak ne demek istediği anlaşılmıyor. Belki çeviriden kaynaklı olabilir diye düşündüm. Özel bir çocuk gibi büyütülen Freud, doktor olduktan sonra Martha ‘yla tanışır. Martha çekingen, soğukkanlı, sabırlı, sadakatli ve çekicidir. Freud başka erkeklerden deli gibi kıskanır onu. Yıllarca mektuplaşırlar. Bu arada kayınvalidesiyle yıldızı barışmaz Freud’un. Bu ilişki ilk başlarda büyük bir gizlilikle yürütülür. Yazar, Hamburg ‘ta çocukluk geçiren Martha’nın ailesini büyükbabasına kadar anlatıyor. Daha sonra Martha’nın babası sahte para ticareti yapmaktan yargılanır, ceza alır. Bu durum, inançlı, kurallara bağlı, mükemmeliyetçi Martha’yı olumsuz etkiler. Babası Hamburg’ta iş bulamaz, ekonomik nedenlerden dolayı Viyana’ya taşınırlar. Martha ‘yla Freud bu güzel şehirde tanışırlar. İkisi de Yahudidir. Bu durum ilerde başlarına büyük dertler açacak, 2. Paylaşım Savaşı sırasında Nazi zulmünden kaçacaklar, Freud’un yakınları hunharca katledilecektir. Bu arada Martha’yla Freud dört yıl nişanlı kalırlar, parasızlık yüzünden evlenemezler. Evlendikten sonra Martha kocasının en büyük yardımcısı olur. Altı çocuk dünyaya getirir. Kendisinden beklenen rolleri büyük bir rızayla yapar. Geleneksel rolleri benimser. Gerek ev işleri gerekse çocukların bakımı ve misafirlerin ağırlanmasını gibi görevleri yürütür. Zaten Freud da kadınların rollerinin bunlar olması gerektiğini düşünür. Ama ne hikmetse, Martha’nın tam tersi olan gösterişli, kendine güvenli ve