Mevsimler

·
Okunma
·
Beğeni
·
728
Gösterim
Adı:
Mevsimler
Baskı tarihi:
Eylül 2014
Sayfa sayısı:
355
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750516290
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Memurun tek sığınağı devletidir. Memur çocuğunun devleti de yoktur. Devlet o soğuk umursamazlığı ile dönüp bakmaz bile sana. Hiçbir yere gidemezsin, hiçbir yardım alamazsın. Öyle yetiştirilmişsindir ki, sokakta bir limon bile satamazsın. Bu yüzden dünyanın en zavallıları, bir yere tutunamayan, üstelik yapısı nedeniyle tutunma şansı pek olmayan memur çocukları, orta sınıf çocuklarıdır.Hayat güzelken, gençken... Arnavutköy ve Bebek... Elvis, It's now or never'ı söylüyor. Beyazıt'ta nümayişler var, 27 Mayıs oluyor. Fransız taklitçileri, kolejli kızlar, bohemler, sınıfı konuşanlar. Humanité, inkârın inkârı... İşçi Partisi, Mehmet Ali Bey, Behice Hanım... Kalın fitilli kadife pantolonlar, balıkçı yakalı kazaklar...

"Ey Dev-Gençli, savaş vakti yaklaştı. Al silahı tak beline emperyalizme karşı"İhanetin prelüdü, yalanlar, örgütler, sapmalar, burjuva kuyrukçular, devrimci özeleştiriler ve infazlar... Büyük ve küçük isyanlar, direnenler, çözülenler... 68', 12 Mart ve 12 Eylül... Uzun koridor...Mevsimler, heyecanın, aşkın ve yenilginin soluk soluğa hikâyesi...Gün Zileli, ustalıkla geniş zamanları anlatıyor, mevsimlerle Türkiye'nin romanı
(Tanıtım Bülteninden)
355 syf.
·3 günde·8/10 puan
27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül; ülkenin karanlık zamanları...Geçip gitti mi bu karanlık zamanlar, yoksa devam mı ediyor? Bazılarımız aydınlık günlerde olduğumuza inanıyor, bazılarımız karanlığın en koyu halindeyiz diyor. Ama kim ne derse desin, neye inanırsa inansın, bu ülkede ötekileştirilecek birileri her zaman bulunuyor, kara propagandayla adeta uyuşturulan halk yığınları, linç edilecek bir "öteki" buluyor.
Bu ülkenin toprakları, linç edilmiş ülke insanının bedenleriyle doludur.
Bu ifadeleri ideoloji ayrımı yapmadan söylüyorum. Linç bazen mezhep, bazen ırk, bazen parti, bazen dini anlayış farklılığından kaynaklanabiliyor.
Neyse, çok uzatmadan kitap değerlendirmesine geçeyim.

Kitaptaki tarihsel olaylar, ana karakter Gediz'in hayat serüveni esas alınarak anlatılmış. Anlatım, 1950 seçimlerinden başlıyor. Seçim sonuçlarını "Benim bayramım bugün, bayramım..." diyerek kutlayan Sakine Hanım'ın, 1960 ihtilalini "Allah'ım bana bu günleri de gösterdi." diyerek sevinç içinde karşılaması da ayrı bir gerçeklik barındırıyor. Siyasetçiler için geçerli olan "Dün dündür, bugün bugündür." anlayışının, seçmen için de geçerli olduğunun ironik bir ifadesi olmuş Sakine Hanım'ın yaklaşımları.
Sovyetlerden yayılan sosyalist anlayış ve inanışın, Türkiye'de yıllar itibariyle yaşadığı evreleri, geçirdiği değişimleri, fikri ve silahlı mücadele arasında gel-gitlerini ve sosyalist yapıların düzenle olan mücadelelerinin yanında, kendi aralarında da giriştikleri mücadeleleri ve kavgaları anlatılmış kitapta.
Türkiye'nin önde gelen sosyalist ideolog ve militanları gerçek isimleriyle anlatılmış. Bu da kitaba tarihsel bir roman tadı vermiş.
Kitabın yazarı olan Gün Zileli'nin sol fraksiyonlardan geldiği düşünüldüğünde (kendisini anarşist olarak tanımlamaktadır) , romanı olaylar bazında aktarması ve karşıt görüşlü kesimleri itham edecek ifadelerin roman kurgusunda yer almaması takdir edilecek bir husustur benim için. Olaylar sosyalist yapıların mücadeleleri ve değişimleri etrafında aktarıldığından, haliyle bu ideolojilerin fikirleri kitapta işlenmiş. Ve her ideoloji, başka bir ideolojinin karşısında yer alacağından, sosyalist ideolojinin anlatıldığı diyaloglar ve söylemlerde, karşıt ideolojilerin eleştirilmesi ve yerilmesi de normal karşılanmalıdır.
Kitabı okurken zaman zaman tarihsel şahsiyetleri de araştırma isteği duyuyorsunuz. Bu anlamda okunup geçilecek bir roman değil.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Zevkle ve birazda harici kaynaklardan araştırma yaparak okudum.
İyi okumalar dilerim...
355 syf.
·1 günde·7/10 puan
Su gibi akan bir kitap. Dönemin siyasi ortamı açısından benim gibi politikayla çok alakası olmayan biri için aydınlatıcı. Kaptırıp isimleri araştırdıkça birçok şey öğrendim. Ana karakterin naifliği, oradan oraya sürüklenişi, sonuna kadar aslında hiçbir irade göstermemesi olaylara ayrı bir bakış açısı katıyor. Sonu çok başarılı. 350 sayfa boyunca sürekli o heyecanı ve ne olacak acaba duygusunu hissediyorsunuz.
355 syf.
·3 günde·6/10 puan
Tam 105 sayfa okudum ve yarım bıraktım. Gençliğimi yaşadığım dönem ve yaşadığım çevrede geçen olayları konu alan bir roman . Politika ile ilgilenen herkesin tanıdığı isimler var. Son derece akıcı bir dil ile anlatılmış.
Bunların hepsi artı değer taşıyor. Ancak hem o dönemde hem de şimdi politika ile fazla ilgilenmediğim için ilgimi çekmedi .
60'lı yaşlarını yaşan ve geçmişte politika ile ilgilenmiş kişilerin çok zevk alacağını umuyorum.

"Evde kal ", işte böyle yarım kalmış kitapları okumamı sağladı. İyiki de okuyorum çok heyecanlı bir kitap . Demeki ki o zaman başka konulara daha çok ilgi duyduğum için bu kitabı bırakmışım.
355 syf.
·Puan vermedi
Türkiye'nin yakın tarihini, darbeleri, kırılmaları bir solcunun gözünden okumak için güzel kitaplardan birisi. Solun en iyi yaptığı şeyin bölünmek olduğunu bir kez daha hatırlattı bana bu kitap. Bu arada Mahir Çayan'ın, İbrahim Kaypakkaya'nın falan adını duyunca sanki bir yakınından bahsediliyormuş hissine kapılmadan edemedim.
Memurun tek sığınağı devletidir.
Memur çocuğunun devleti de yoktur. Devlet o soğuk umursamazlığı ile dönüp bakmaz bile sana. Hiçbir yere gidemezsin, hiç bir yardım alamazsın.
Öyle yetiştirilmişsindir ki, sokakta bir limon bile satamazsın.Bu yüzden dünyanın en zavallıları, bir yere tutunamayan, üstelik yapısı nedeniyle tutunma şansı pek olmayan memur çocukları,
orta sınıf çocuklarıdır...
Yaz akşamları oyun oynayıp evlerine dağılırken “ Evli evine, köylü köyüne ,evi olmayan sıçan deliğine “ tekerlemesi eğlenceli, bir o kadar da acımasız bir tekerlemeydi. Ya aralarında gerçekten bie evsiz varsa.
İsminiz
Gediz Nehri
Biliyorum peki soyadınız
Nehri
Gediz Nehri'ni biliyorum soyadınızı sormuştum.
Soyadım Nehri . Sanırım babam soyadıyla uyumlu bir isim seçmek için başına Gediz’, koyu vermiş. Tuhaf merakları vardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mevsimler
Baskı tarihi:
Eylül 2014
Sayfa sayısı:
355
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750516290
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Memurun tek sığınağı devletidir. Memur çocuğunun devleti de yoktur. Devlet o soğuk umursamazlığı ile dönüp bakmaz bile sana. Hiçbir yere gidemezsin, hiçbir yardım alamazsın. Öyle yetiştirilmişsindir ki, sokakta bir limon bile satamazsın. Bu yüzden dünyanın en zavallıları, bir yere tutunamayan, üstelik yapısı nedeniyle tutunma şansı pek olmayan memur çocukları, orta sınıf çocuklarıdır.Hayat güzelken, gençken... Arnavutköy ve Bebek... Elvis, It's now or never'ı söylüyor. Beyazıt'ta nümayişler var, 27 Mayıs oluyor. Fransız taklitçileri, kolejli kızlar, bohemler, sınıfı konuşanlar. Humanité, inkârın inkârı... İşçi Partisi, Mehmet Ali Bey, Behice Hanım... Kalın fitilli kadife pantolonlar, balıkçı yakalı kazaklar...

"Ey Dev-Gençli, savaş vakti yaklaştı. Al silahı tak beline emperyalizme karşı"İhanetin prelüdü, yalanlar, örgütler, sapmalar, burjuva kuyrukçular, devrimci özeleştiriler ve infazlar... Büyük ve küçük isyanlar, direnenler, çözülenler... 68', 12 Mart ve 12 Eylül... Uzun koridor...Mevsimler, heyecanın, aşkın ve yenilginin soluk soluğa hikâyesi...Gün Zileli, ustalıkla geniş zamanları anlatıyor, mevsimlerle Türkiye'nin romanı
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • Cihan aydın
  • KitapKahveAyşe
  • Nazlı Çetin
  • Adil Serkan Satı
  • Yeraltından notlar
  • Taner Tan
  • Ali Şahin
  • Sinem öztürk
  • Enver Güler
  • Yusuf Ergin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%11.1 (1)
8
%44.4 (4)
7
%22.2 (2)
6
%22.2 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0