Minare Gölgesi

Engin Ergönültaş
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 24 dk.
Sayfa Sayısı:
367
Basım Tarihi:
Mart 2013
Yayınevi:
İletişim Yayınları
ISBN:
9789750511516
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·367 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
Nasıl pamuk gibi bir kitapsın sen..Yormayan abartmayan..Tasvirler muazzam.. Yazı kışı ayazı hissettim okurken yalan yok..Farklı bir anlatım tarzı, okumaya başlar başlamaz sizi anında Zengüle Hacı mahallesinin tozuna toprağına bulayan.. Kedili kadın Sultan abla,uyuyan adam Abdulkadir, Hint filmi müptelası Sabit, sigarasına sigara ekleyen Gülnur, yüreğimize yara açan Meryem ve minik Atilla.. Aslında her biri öyle gerçekci öyle yaşamın içinden insan manzaraları ki sanırım o yüzden okurken çok etkilendim..Sonu keşke böyle olmasaydı dediğim bir iki karakter var ve hatta keşke az daha devam etseydi acaba şuna da ne oldu dedim kapattığımda.. Belkide bazı sonları bizim hayal gücümüze bıraktı yazar.. Bunca zaman bu kitabın farkına varmamam ne üzücü.. Ne bir rafta gördüm ne okuyan birine rastladım.. Bence bu kitaba muhakkak bir şans verin..
Minare GölgesiEngin Ergönültaş · İletişim Yayınları · 2013158 okunma
7/10
·367 syf.··
2022 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2022 23:29
Engin Ergönültaş ; 70'li yıllarda Gırgır dergisinde Zalim Şevki / Kelek Osman adlı tiplerin hikayelerini yazıp çizdi. Mikrop dergisini yönetti. Yine 70'li yıllarda Politika ve Milliyet gazetelerinde çizer olarak çalıştı. Dönemin Kültür / Sanat dergilerinde çeşitli incelemeleri yayımlandı. Fransa'da çeşitli çizgi roman dergilerinde resimli hikayeleri yayımlandı. Atıf Yılmaz'ın yönettiği Hayallerim Aşkım ve Sen adlı filmin sanat yönetmenliğini yaptı. Yine Atıf Yılmaz için yazdığı Terso adlı senaryoyu çizgiroman olarak yayımladı. Minare Gölgesi ; İstanbul'un zenginliğinden, ihtişamından, düzeninden epey uzakta ve mahrum kalan bir mahallesi olan Zengüle Hacı mahallesinde geçiyor Minare Gölgesi. Bu mahalle yarım kalan hayatların, yaşanmamış hayallerin, bedenini satmak zorunda kalanların, şiddete, istismara maruz kalanların, çarpık aile ilişkilerinin ortasında sürüklenen çocukların, sokak kedilerinin, köpeklerin yaşadığı mevsimlerin insanları derinden etkileyip şekillendirdiği, umudun bazen dolup taştığı bazen tükenip kuruduğu ,ülkenin ve toplumun öteki katmanını oluşturanların mahallesi.. Kitap ve kitaptaki karakterler gazetelerin üçüncü sayfalarına konuk olan o dezavantajlı hayatların öyküsü bir bakıma yoksulluğun, işsizliğin, bir yere ait olamayanların ve savrulup gidenlerin hikayesi. Her bir karakter özellikle şu sıralar pek çok sık rastladığımız ve kanımızı donduran haberlerin karakterleri. Okurken tanıdık gelen, can sıkan, düşündüren karanlık bir sokaktan ya da bir gecekondu mahallesinden geçerken karanlığın ve sessizliğin rahatsız edici o huzursuzluğunu sayfaların arasında duyumsatan gerçekçi bir eser. Umut, çaresizlik, yoksulluk, ait olamama gibi insani kavramların panoraması.
Edebiyat
Minare GölgesiEngin Ergönültaş · İletişim Yayınları · 2013158 okunma
1/10
·367 syf.··
2020 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 18:17
Büyük bir istekle ve merakla okumaya başladığım ve beni hayal kırıklığına uğratan kitaptır. Üzerinde 5 yıl çalışılıp verilen emeğe saygım sonsuz fakat gözümde roman niteliği taşımıyor. Bir mahallede yaşayan farklı karakterlerin günlük yaşantıları ile birlikte birkaç olay anlatılmış sadece. Ve bu anlatım asla akıcı değil.
Minare GölgesiEngin Ergönültaş · İletişim Yayınları · 2013158 okunma
Minare gölgesinde yaşıyorlar, ama camiden bihaberler.
8/10
·367 syf.··
2019 455. kitabı
Adına aldandım ve ısrarla okuma çabasına girdim. Çünkü bu tarzdan kitaplar genelde ilgi alanımın dışında. Eski bir mahalle. Her şey karışık. Yangın artığı evler. Kediler köpekler. Hemen yanda mezarlık. Yağmur, çamur, kar kış, bunaltan sıcaklık. Terk edilmiş, dost hayatı yaşayan kadınlar. Hayat kadınları. Konuşmalar jargona uygun ve sevimsiz. Lüzumsuz küfürler. Birbiri ardına yakılan sigaralar. İş bulamayan gençler. Zorlama yatırlar. Hayal âleminde kaderleri aynı, birbirine tutunmaya çalışan yavrucaklar. Bol bol tasvir. Yani bir ölçüde eski bir Türk filmi izlermişsiniz gibi. Hiç kimse mutlu değil. Kitapta en çok beğendiğim taraf, vakit kavramı hep ezanlarla veriliyor olması. Çokça ikindi vakti, biraz akşam ve az da olsa sabah ezanları. O kadar ezan okunuyor, ihtiyarlardan başka -onlar da roman kahramanı değil- hiçbir roman kahramanı camiye girmiyor. Camiyi boş verdim, iki ihtiyar kadının dışında evde de namaz yok. Minare gölgesinde yaşıyorlar, ama camiden bihaberler. Ha, hakkını yemeyeyim. Her ezan okunuşunda müziğin sesi mutlaka kısıldı.
Edebiyat
Minare GölgesiEngin Ergönültaş · İletişim Yayınları · 2013158 okunma
9/10
·367 syf.··
Beğendi
·
2017 18. kitabı
Hayatın içinden bir roman. Senin benim gibi sıradan insanların anlatıldığı içten samimi , hayatın gerçeklerini de tokat gibi yüze vuran bir roman. üslup akıcı ayrıca. Tavsiye edilir.
Minare GölgesiEngin Ergönültaş · İletişim Yayınları · 2013158 okunma
Puan vermedi·367 syf.··
Beğendi
·
2021 152. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2021 22:40
Abdülkadir, Sabit, Ümmiye, Kıymet, Kudret, Sultan Abla, Gülnur, Harun, Meryem, Atilla... Hepsi çok gerçek geldi bana. Haliç kıyısında bir mahallede başlayan roman, Genelevler sokağına, Tarlabaşı Caddesine kadar uzanıyor. Çeşit çeşit insan portresi yer alırken kitapta ortak noktaları yoksulluk. Çizgi roman dergilerindeki resimli hikâyeleri ile tanınan Engin Ergönültaş, Minare Gölgesi’ni başlangıçta bir senaryo olarak yazmış.Kültür Bakanlığı desteğinde film yapılacakken çeşitli aksamalar sonucu film projesi gerçekleştirilememiş. Sultan Abla ve Meryem içimi yaktı.Abdülkadir’in isyanının eylemsizliğe dönüşmesi ise çok etkileyiciydi. Sevdim kitabı.
Minare GölgesiEngin Ergönültaş · İletişim Yayınları · 2013158 okunma
6/10
·367 syf.··
Beğendi
·
2021 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2021 21:40
Zengüle Hacı mahallesinde geçen günlük hayat koşuşturmaları, farklı hayatlar, farklı bakış açıları, insanın içini acıtan yaşamlar. Yazar kitabı 5 senede tamamlamış; tasvirler, betimlemeler muhteşem lakin olağanüstü durumlar olmuyor, genelde sakin geçen, birbirinin aynı günler yine birbirini kovalıyor. Kahramanlardan en sevdiklerime gelirsek; hallerine üzülsem ve maalesef gerçekte de böyle çocuklar ve çocukluklar olduğu gerçeği içimi yaksa da; küçük Atilla ve küçük Meryem oldu. Mütemadiyen iş arayan ve sonrasında uykuya dalan; uyuyan adam Abdülkadir, Abdülkadir'in samimi arkadaşı, film tutkunu ve sadık dost Sabit ve diğerleri... Kitabı daha enteresan olduğunu düşünerek okumaya başladığımı itiraf etmeliyim fakat az önce de belirttiğim gibi olağanüstü bir durum zuhur etmiyor kitapta. Kötü değil kesinlikle ama az da olsa hareket arıyorsanız sıkılma ihtimaliniz biraz yüksek. Yoksul bir mahallede geçen, yazını, kışını ayrı ayrı hissettiren, büyük usta Nazım'ın kitabının ismi misali "Memleketimden İnsan Manzaraları" ve gerçekleri ile bezeli, Türk filmi kokulu bir roman...
Minare GölgesiEngin Ergönültaş · İletişim Yayınları · 2013158 okunma
Puan vermedi·367 syf.··
2022 36. kitabı
Aslında bir karikatürist olan yazarın tek romanı,hatta tek kitabı. Başlangıçta senaryo olarak başlanmış fakat daha sonra kitap haline getirilmiş. Yazarın görsel tasvir yeteneğinin karikatürlerle yeteri kadar başarılı olduğunu gözlemlediğimiz durum ,kitabında da aynı şekilde devam ediyor. Kullandığı betimlemelerle gerçekten her türlü ayrıntıyı gözümüzde canlandırabiliyoruz. Üç ayrı bölümden oluşuyor kitap; Kış,yaz ve kış şeklinde.. Arada bahar yok çünkü zaten kitabın geçtiği mekanda da bahar yok :her şey ya çok soğuk, ya yapış yapış sıcak. Abdülkadir, Sabit ,Ümmiye ,Atilla,Meryem,Kıymet,Kudret ve Sultan Abla,ah Sultan abla.. Haliç kıyısındaki kenar bir mahalle olan Zengüle Hacı mahallesinin sakinleri. Kimi çok dindar,kimi genelevde çalışır,kimi aşırı işsiz,kimi birini bıçaklamış bir kaçaktır,kimi biriyle dost hayatı yaşar ,kimi çok uyur,kimi hiç uyuyamaz ama ortak noktaları hep aynıdır; fakirlik ve sefalet… Kışın soğuğunu iliklerimize kadar hissederiz,sobalar yanar,köpekler aç kalır,çöpleri eşeler. Yazın sıcağında ise gömleğimiz sırtımıza yapışmış gibi hissederiz,güneş vurunca gelen çöp kokusu da dahil…
Minare GölgesiEngin Ergönültaş · İletişim Yayınları · 2013158 okunma
8/10
·367 syf.··
Beğendi
·
2015 31. kitabı
Yazarının ressam olması dolayısıyla oldukça başarılı tasvirler içeren, anlatımda sıkça kuıllanılan ikilemelere takılmazsanız bitmesin isteyeceğiniz bir kitap...
Minare GölgesiEngin Ergönültaş · İletişim Yayınları · 2013158 okunma
Puan vermedi·367 syf.··
2022 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2022 16:21
Minare Gölgesi Engin Ergönültaş'ın ilk romanı. Kendisi bir karikatürist. Gırgır Mikrop gibi dergilerde çalışmış. Atıf Yılmaz'ın Hayallerim Aşkım ve Sen filminin sanat yönetmenliğini yapmış. Yine Atıf Yılmaz'ın Terso senaryosunu çizgi romana çevirmiş. Pişmiş Kelle mizah dergisini yönetmiş. Kitabın kapağında Ara Güler'in fotoğrafı var. Bu bilgilerden sonra gelelim kitabımıza. İçeriğine geçmeden önce bir çizgi roman şeklinde yazilabilirdi diye düşündüm. Senaryoya çok uygun bir kitap olmuş. Spoiler içerir ‼️‼️‼️ Roman Halic'te Zengüle Hacı Mahallesi'nde geçiyor. Bu mahallenin en önemli özelliği fakirliği. Okurken fakirliği, işsizliği ve çaresizliği bir de soğuğu ( kitap Kış bölümü ile başlıyor) iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Abdulkadir, Sabit, Sultan Abla, Mahmure, Reside, Harun ve Asuman mahallenin sakinlerinden. Meryem ve Atilla ise mahallenin çocukları. Zaman zaman yetiskinlerin zaman zaman da çocukların gözünden bir Haliç manzarası görüyorsunuz. Mahallenin insanları da birbirinden farklı. Kimi dindar ve muhafazakar bir hayat yaşıyor kimi genelevlerde hayat kadını olarak çalışıyor. Kimi suça karışıyor kimi işsizlik yaşıyor. Tek ortak yönleri fakirlikleri. Kitapta en çok ilgimi çeken şey. Uyku konusu üzerinde yazarın çok durması oldu. Acaba yazarın uykuyla bir problemimi var diye düşündüm. Kahramanlardan biri günlerce uyuyor, bir diğeri ise günlerce uykusuz kalıyor, uyuyamıyor. Meryem ve Atilla'nın karmakarışık rüyaları ve uykuları üzerinde de çok durmuş. Kitabın dili sade. Roman değil de bir çizgi roman olsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
Minare GölgesiEngin Ergönültaş · İletişim Yayınları · 2013158 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Engin ErgönültaşYazar · 1 kitap
1951 yılında İstanbul'da doğan Engin Ergönültaş'ın, henüz lise öğrencisiyken çizdiği bazı karikatürler dönemin meşhur Hayat dergisinde yayınlanmıştır. Çizer, istanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden 1981 yılında mezun olmuştur. Ancak profesyonel çizerlik kariyeri daha 1967 yılında başlamış ve bu dönemde Yalçın Çetin'in Stüdyo Çizgi adlı atölyesinde çizgifilm çalışmalarına katılmıştır. Ergönültaş, 1972 yılından itibaren Mikrop'a geçinceye değin altı sene Gırgır ve 1976'dan sonra da Fırt dergilerinde performans sergilemiştir. Yine bu dönem içinde Milliyet Gazetesine karikatürler, Politika Gazetesine ise siyasi karikatür ile yarım sayfalık deneysel makale bantları hazırlamış ve Sanat Emeği adlı dergide de sanat içerikli makaleler kaleme almıştır. Mikrop dergisi kapanınca yeniden Gırgır ve Fırt'a dönen Ergönültaş, 1980'lerin başında, dört sene kalacağı yurtdışı macerasına atılmış ve 1985-1986 yıllarında döneminde Fransa'nın en popüler iki çizgiroman dergileri olan Metal Hurlant ve L'Echo des Savanes'a renkli çalışılmış kısa öyküler çizmiştir. Bu dergilerde çizgiromanları yayınlanan tek Türk çizeri olan Ergönültaş, 1989'daki satışından önce Fırt'da, ardından da Fırfır'da İşsiz Ali başlığını çizmiş aynı yıl Dıgıl'da Zalim Şevki'nin birkaç öyküsüyle yeniden gözükmüştür. 1990 yılından itibaren Behiç Pek'in de yönetiminde on yıl boyunca kendisine yardım ettiği Pişmiş Kelle mizah dergisinde uzun süre en unutulmaz çizgiroman kahramanı olan Zalim Şevki'nin yeni maceralarını çizmiştir. Ayrıca yine Pişmiş Kelle sayfalarında Oky (Oktay Gencer) için Terso öyküsünün senaryosunu yazmış, bu çizer dergiden ayrılınca macerayı kendi çizerek tamamlamış, yanı sıra Bülbülcan, İşşiz Ali başlıklarını çizmiştir. Ayrıca Kemal Aratan ile birlikte Kesin Bulamam başlıklı diğer bir çizgiromanın yanı sıra Pembe Düşler adlı seriyi hazırlamıştır. Ergönültaş, XX. yüzyılın son yıllarından itibaren, çizerliğiyle birlikte başlayan sinema sanatına yönelik ilgisine daha çok zaman ayırmaya başlamış ve sekizinci sanata senaryo ve yönetmenlik bazında hizmet vermiştir.