Adı:
Minare Gölgesi
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
367
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750511516
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
"... Ağır demir sokak kapısını dışarıda hızlanıp deli deli savrulan karların üzerine gıcırtılarla kapattılar. Kapıyı kapatır kapatmaz yakındaki caminin minaresinden birden patlayan yatsı ezanı, kalın demir kapının içinden geçti, girişteki boşlukta pul pul dökülmüş rutubetli duvarlara çarpa çarpa karanlığın ortasında çınladı. Karanlığın ve yüksek sesle okunan ezan sesinin içinde, bir nehire giren biri gibi, kısa bir an kıpırtısız, öylece durdular.
Annesi nemli duvarda otomatik düğmesini bulup birkaç kere bastı. Işık yanmadı.

'Kafasına göre çalışıyor, şunu da birtürlü yaptıramadılar.'
Kat başlarındaki aydınlığa bakan küçük pencerelerdeki kül rengi loşluğa yağan karlar ve karanlık. Karanlığın içinde annesinin kolunun ılıklığı... Meryem, uzun sürmüş ağrılı bir gecede, ateşler içinde, ağrılar ve kâbuslarla uyuduktan sonra, karanlığın ortasında birden uyanıp ağrının tamamen geçtiğini anladığı gecelerden birinde duyduğu huzur ve mutluluğun aynısını duydu."

Bir yoksul mahalle peyzajı... Sürüsüne bereket kedi köpek, cam çerçeve, mutfak soba, duvar kaldırım, cami minare değil ama sadece; insan hallerini, kalpleri nazmeden bir peyzaj. İklimle akraba, kâh rüzgârın, kâh yağışların, kâh yaz sıcağının refakatinde, delirmenin ayartısıyla koyun koyuna, kırık gönüllü hayatlar... Çaresizliğin içinde ümidini ve iç huzurunu taştan çıkartan, kimi de çıkartamayanlar... Hele ümidin taşocağındaki kadınlar... İçinde, bir eski "orospunun" hikâyesi. İçinde, mahalleye yatır olmuş bir uyuyan adam hikâyesi. İçinde, bu "büyük" dünyadan büyülü kuytulara ve birbirlerine sığınan iki çocuğun hikâyesi- yolu, minarenin şerefesine çıkan... Büyük bir çizer olarak zaten edebiyata peri tozları serpmiş olan Engin Ergönültaş'tan, üzerinde beş sene çalışılmış büyük bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
Hayatın içinden bir roman. Senin benim gibi sıradan insanların anlatıldığı içten samimi , hayatın gerçeklerini de tokat gibi yüze vuran bir roman. üslup akıcı ayrıca. Tavsiye edilir.
Yazarının ressam olması dolayısıyla oldukça başarılı tasvirler içeren, anlatımda sıkça kuıllanılan ikilemelere takılmazsanız bitmesin isteyeceğiniz bir kitap...
"Ama, herkes deli deli diye alay ediyor sokakta" dedi. "Bak iste o cok kotu birsey amca iyiki oyle bir oglun yok. Deliyle alay eden... esas oyle bir oglu olan adamın kapi kapi dolasip derdine care aramasi lazim"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Minare Gölgesi
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
367
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750511516
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
"... Ağır demir sokak kapısını dışarıda hızlanıp deli deli savrulan karların üzerine gıcırtılarla kapattılar. Kapıyı kapatır kapatmaz yakındaki caminin minaresinden birden patlayan yatsı ezanı, kalın demir kapının içinden geçti, girişteki boşlukta pul pul dökülmüş rutubetli duvarlara çarpa çarpa karanlığın ortasında çınladı. Karanlığın ve yüksek sesle okunan ezan sesinin içinde, bir nehire giren biri gibi, kısa bir an kıpırtısız, öylece durdular.
Annesi nemli duvarda otomatik düğmesini bulup birkaç kere bastı. Işık yanmadı.

'Kafasına göre çalışıyor, şunu da birtürlü yaptıramadılar.'
Kat başlarındaki aydınlığa bakan küçük pencerelerdeki kül rengi loşluğa yağan karlar ve karanlık. Karanlığın içinde annesinin kolunun ılıklığı... Meryem, uzun sürmüş ağrılı bir gecede, ateşler içinde, ağrılar ve kâbuslarla uyuduktan sonra, karanlığın ortasında birden uyanıp ağrının tamamen geçtiğini anladığı gecelerden birinde duyduğu huzur ve mutluluğun aynısını duydu."

Bir yoksul mahalle peyzajı... Sürüsüne bereket kedi köpek, cam çerçeve, mutfak soba, duvar kaldırım, cami minare değil ama sadece; insan hallerini, kalpleri nazmeden bir peyzaj. İklimle akraba, kâh rüzgârın, kâh yağışların, kâh yaz sıcağının refakatinde, delirmenin ayartısıyla koyun koyuna, kırık gönüllü hayatlar... Çaresizliğin içinde ümidini ve iç huzurunu taştan çıkartan, kimi de çıkartamayanlar... Hele ümidin taşocağındaki kadınlar... İçinde, bir eski "orospunun" hikâyesi. İçinde, mahalleye yatır olmuş bir uyuyan adam hikâyesi. İçinde, bu "büyük" dünyadan büyülü kuytulara ve birbirlerine sığınan iki çocuğun hikâyesi- yolu, minarenin şerefesine çıkan... Büyük bir çizer olarak zaten edebiyata peri tozları serpmiş olan Engin Ergönültaş'tan, üzerinde beş sene çalışılmış büyük bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Kübra Alkurt
  • Cüneyt Karaağaç
  • Syd Akk
  • İlhami Yakaryan
  • Berrak Sudaki Kırmızı Balık
  • Onur Gures
  • Avernus
  • Devran
  • Çelebi
  • Burak Marmara

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%42.9 (3)
8
%42.9 (3)
7
%0
6
%14.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0