Mozart (Bir Yaşam Öyküsü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
717
Gösterim
Adı:
Mozart
Alt başlık:
Bir Yaşam Öyküsü
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
338
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750715730
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Duygularımı şiirle aktaramam, şair değilim; kendimi gölgeler ve ışıkla ifade edemem, ressam değilim; düşüncelerimi hareketlerle de açıklayamam, dansçı değilim. Ama bunların hepsini seslerle yapabilirim. Ben bir müzikçiyim. Yarın Cannabich'lerin evinde, sizin doğum ve isim gününüzü kutlamak için piyano çalacağım. Sevgili Babacığım, size, müzikte yeni hiçbir şeyin bestelenemeyeceği yılları görecek kadar uzun bir yaşam dilerim..."

Tam adı, Johannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus'tu. Sonraki yıllarda "Theophilus" adı, önce Almanca karşılığı "Gottlieb"e (Tanrı'nın sevdiği), ardından da sözcüğün Fransızcası "Amadé"ye dönüşecek, müzik tarihi onu XIX. yüzyıldan itibaren "Wolfgang Amadeus Mozart" olarak anacaktı.
Tanrı'nın mucizesiydi aslında... Her ne kadar besteci bir babanın çocuğu, öğrencisi ve ideali olsa da çocuk yaşlarında parlayan dehasının karşısında imparatorlar, imparatoriçeler eğilecek, çağdaşı meslektaşları bestelerine duydukları hayranlığı dile getirmekten yüksünmeyecekti. Daha 6 yaşında ilk defa gördüğü notaları yanlışsız çalabiliyordu. 35 yıllık yaşamında olağanüstü besteler üretti, soluk almadan çalıştı. Çevresinde bulunanlara günde onlarca defa, kendisini sevip sevmediklerini sorar, şaka için bile olsa cevap olumsuz olursa derin bir korkuya kapılır ve hemen gözleri dolardı. Hep çocuk kaldı. Yaşamını mektuplara sığdıracak kadar çok yazdı. Çok başarılı oldu, hep ânı yaşadı, çok kazandı, çok kaybetti, borçlu olarak öldü. Yaşamı yarım kaldı, yaş 35, yolun sonuydu, ortası değil...
(Tanıtım Bülteninden)
338 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Yaşamlarını Mozart’la paylaşan tanıklar ve onların anıları tarihin sayfaları arasına karıştıktan sonra, geriye bestecinin müziği kalmıştır.. Artık
zamana karşı gerçek savaş başlamıştır..İnsanlar onu yalnızca yapıtlarıyla değerlendirecek, yargılanacağı yegâne konu müziği olacaktır..
Günümüzde, doğumunun üzerinden iki yüz elli yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen, Mozart’a ve müziğine gösterilen ilgi olağanüstü boyutlara ulaşmıştır.. Yapıtlarının tümü basılmış hepsi çağın teknolojik gelişmesinin sağladığı olanaklar sonucu kusursuz ses kayıtlarına dönüşmüştür. Kaçıp kurtulmak için can attığı Salzburg, onun
adına bir konservatuvar kurulur, kentte meydanlara adı verilip, heykelleri
dikilir. Doğduğu ev müzeye dönüşür ve dünyanın dört bir yanından gelen müzik meraklılarınca adeta kutsal bir mekâna çevrilir. Kente modern çağın posta arabaları olan uçaklarla gelenler, artık Wolfgang Amadeus Mozart Havaalanı’na iniyor.
Ünlu olmak için illa ölmek mi gerek die düşunmeden edemiyorm
Her deha da olduğu gibi,ölümunden sonra eserleri ve kendisi değer kazanmış,hayatayken yakalayamadıği hep o çok istediği ün,ilgiyi,ölümden sonra yakalamıştır .
1700 lu senelerin ve tüm.zamanlarin dehasi Mozart 'ın ilk örneği eşi Contantze nin ,ikinci eşi George Nikolaus von Nissen in yazdıği,Constanze nin de katkılariyla ilk Mozart biografisi olarak bilinir...Biografi nin temel kaynaği sanatçinin yaşami boyunca mektuplaştıği babasi ,kardeşi,annesi,sonradan eşi ve dostlarının karşılıkli mektuplarından alınarak düzenlenmiştir ki bu büyük ölçude Mozartin hayatı boyunca neler yaptıği ne şekilde hisettiği ve neler yaşadığı kendi kaleminden aktarılmıştır..
Constanze nin anılarınin da payı büyüktür şuphesiz ..Mektuplaşmalarin kayıp olduğu dönemler de tamamen müzik tarihçilerinin araştırma ve tahminlerine dayanmaktadır...
Biografi kitaplari,okumaktan en çok keyif aldiğim kitap türüdür...Aydın Büke ,güzel.kaynaklardan derlemiş ,harika bir eser çikartmiş..
Meraklilarina kesinlikle tavsiye ederim..


Not:Tek dikkatimi çeken ve üzen nokta Mozartın hayati boyunca maddi olarak çokça kez zor durumda kalması ve zaman zaman eserlerini bestelerken ,bunlardan çikacak maddi kazancı düşünuyor olmasidir...
Kentin en önemli özelliği, yönetimdeki
prenslerin aynı zamanda başpiskopos sıfatıyla dinî otoriteye sahip
olmalarıydı..(baba Mozart'ın ,20 yaşında eğitim için gittiği Salzburg)
İlk kapsamlı Mozart yaşamöyküsünü kaleme alan Nissen’in yazdıklarına göre, Wolfgang çevresinde bulunanlara günde
onlarca defa, kendisini sevip sevmediklerini sorar, olumlu yanıt alınca
sevinirdi. Şaka için bile olsa cevap olumsuz olursa derin bir korkuya
kapılır ve hemen gözleri dolardı.
(..)Özellikle babasına karşı bağlılığını ve
güveniniWolfgang,şu sözlerle dilegetirmiştir: “Tanrı’dan hemen sonra
babam gelir.
Schönbrunn’da Maria
Theresia’nın huzuruna doğru ilerlerken ayağı kayan Wolfgang’ı,İmparatoriçe’nin kızı ve geleceğin Fransa Kraliçesi Marie Antoinette’in yerden kaldırması ve küçük çocuğun büyük bir ciddiyetle, “Bana karşı
çok iyi davrandınız, büyüyünce sizinle evleneceğim,” diyerek teşekkür eder...
Aydın Büke
Mozart yaşamöykülerinden bir anekdot
Doğumun ertesi günü, 28
Ocak 1756’da, kent katedralinde vaftiz edilen bebeğe, “Johannes
Chrysostomus Wolfgangus Theophilus” ön adları verilmişti. İlk iki isim,
doğuma rastlayan 27 Ocak, Aziz Johannes Chrysostomus’ un “isim günü”olduğu, üçüncüsü, bebeğin dedesi Wolfgang Nikolaus Pertl’a atıfta bulunmak için seçilmişti. Theophilus ise bebeğin vaftiz babası Salzburglu tüccar Johann Pergmayer’in ön ismi olarak kayıtlara geçmişti. Sonraki yıllarda “Theophilus” adı, önce Almanca karşılığı
“Gottlieb”e (Tanrı’nın sevdiği), ardından da sözcüğün Fransızcası “Amadé”ye dönüşecek, müzik tarihi bu bebeği XIX. yüzyıldan sonra“Wolfgang Amadeus Mozart” olarak anacaktı.
...mesleğimin başlangıcı ümit vericiydi ama insan kaderine hükmedemiyor. (...)
Aydın Büke
Sayfa 349 - Mozart in elinden çikan son belge -mektup
“Bu çocuğa dikkat edin, ileride tüm dünya ondan bahsedecek..
(Mozart ,o dönem 17 yaşinda olan Beethowen için söylemiştir)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mozart
Alt başlık:
Bir Yaşam Öyküsü
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
338
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750715730
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Duygularımı şiirle aktaramam, şair değilim; kendimi gölgeler ve ışıkla ifade edemem, ressam değilim; düşüncelerimi hareketlerle de açıklayamam, dansçı değilim. Ama bunların hepsini seslerle yapabilirim. Ben bir müzikçiyim. Yarın Cannabich'lerin evinde, sizin doğum ve isim gününüzü kutlamak için piyano çalacağım. Sevgili Babacığım, size, müzikte yeni hiçbir şeyin bestelenemeyeceği yılları görecek kadar uzun bir yaşam dilerim..."

Tam adı, Johannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus'tu. Sonraki yıllarda "Theophilus" adı, önce Almanca karşılığı "Gottlieb"e (Tanrı'nın sevdiği), ardından da sözcüğün Fransızcası "Amadé"ye dönüşecek, müzik tarihi onu XIX. yüzyıldan itibaren "Wolfgang Amadeus Mozart" olarak anacaktı.
Tanrı'nın mucizesiydi aslında... Her ne kadar besteci bir babanın çocuğu, öğrencisi ve ideali olsa da çocuk yaşlarında parlayan dehasının karşısında imparatorlar, imparatoriçeler eğilecek, çağdaşı meslektaşları bestelerine duydukları hayranlığı dile getirmekten yüksünmeyecekti. Daha 6 yaşında ilk defa gördüğü notaları yanlışsız çalabiliyordu. 35 yıllık yaşamında olağanüstü besteler üretti, soluk almadan çalıştı. Çevresinde bulunanlara günde onlarca defa, kendisini sevip sevmediklerini sorar, şaka için bile olsa cevap olumsuz olursa derin bir korkuya kapılır ve hemen gözleri dolardı. Hep çocuk kaldı. Yaşamını mektuplara sığdıracak kadar çok yazdı. Çok başarılı oldu, hep ânı yaşadı, çok kazandı, çok kaybetti, borçlu olarak öldü. Yaşamı yarım kaldı, yaş 35, yolun sonuydu, ortası değil...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • ipek6363
  • Nnc Inah
  • Bilinmeyen
  • Amadeus Mozart
  • Mirai
  • Murat Can
  • MybiSGen
  • Cemre
  • Melis D
  • Kemal Tuncar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.4 (2)
9
%30.8 (4)
8
%15.4 (2)
7
%23.1 (3)
6
%15.4 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0