Aurora Oteli aslında hiç var olmamış olabilir mi?
Ya da hepsi o yangında ölen bir çocuğun son saniyelerindeki hayalleri mi?
Şehrin kalbinde, zamanın ve vicdanın dışına itilmiş bir yapı yükseliyor. Aurora… Kimine göre görkemli bir sığınak, kimine göre kanla beslenen bir canavar.
Yıllar önce çıkan o gizemli yangınla mühürlenen kapıların ardında sadece tozlu mobilyalar değil, sarsıcı sırlar da uyuyor. Duvarların arasından gelen nefes sesleri, taş zeminden yükselen fısıltılar ve bahçedeki sarmaşığın damarlarında akan o taze kan…
Kendi yalnızlığını cinayetle dindirmeye çalışan bir adam, mantığın sınırlarında dolaşırken köklere tutsak düşen bir dedektif ve hayata sadece bir kurban olarak çağrılan ama gerçeği kanıyla zemine kazıyan o kimsesiz çocuk… Hepsi Aurora’nın labirentlerinde bir araya geliyor.
Bu bir suç hikâyesi değil; bir yok oluş senfonisi.
Karakterimizin merhameti, 203 numaralı odanın lanetini bozmaya yetecek mi? Yoksa Aurora, kendi gerçeğini en son tanığıyla birlikte toprağa mı gömecek?
"Unutma; Aurora sadece hatırlamaz, o aynı zamanda seçer ve bu gece, sıra sende.
Katkıda bulunan yazarlar:
İlayda Demirata, Gülhan Çiçen, Özlem Zeynep Karasu, Demet Saka, Sıdıka Çal Arslan, Deniz Mındık, Rojda Aksal, Eylem Dağtekin, Gökalp Coşkun, Ekin Özmen, Berfin Akın, Hazel Hoşsoy, Zeynep Ceren Seven, Asena Uzun, Duru Dolar, Makbule G., Melis Tayşi, Lale Sanem Şekercioğlu