#156419741
Öykücü denilince elbetteki birçok isim gelmekte akla. Fakat Guy de Maupassant, benim nazarımda Türk edebiyatının Ömer Seyfettin i gibi adeta. Betimlemeleri ile okuyucuyu da o ana dahil eden, olaylar zincirini usul usul işleyen ve o başından itibaren hissedilen sonu tüm yoğunluğu ile yüreklere dokunduran nadide bir tarzı var. Nadide diyorum fakat aslında her öykücünün kendine has bir dili, yorumlama biçimi ve sesi var elbetteki.
Oysa, ben inanıyorum ki, öykü yazmak türler arasında en basiti gibi görünse de okura geçirmesi en zor olanıdır. Birkaç olayı ard arda getirmek ve bir sonuca bağlamak herkesin yapabileceği basit bir eylem olarak gözükse de, ortaya çıkan ürünün kalitesi o satırları özümserken ortaya çıkmaktadır. Bu yönden, Maupassant'ın eşsiz bir dokunuşu var benim üstümde. Bu düşüncelerimi mutluluk adını verdiği derlemesini okurken taçlandırdım adeta.
Gelelim esere..
Mutluluk bir solukta okunabilecek kısa kısa öykülerin bulunduğu bir kitap gibi gözükse de, aslında her biri insanın iç dünyasını derinlemesine işleyen öykülerden oluşan muazzam bir hüzün derlemesi. Hüzün diyorum çünkü öykülerde ağırlıklı olarak buruk bir atmosfer hakim ve bu atmosfer bizim öykünün başından itibaren hissettiğimiz hüzün limanına giden bir gemi gibi benim nazarımda. İlk satırlardan hüzne gideceği anlaşılan geminin ağırlığı ise okudukça artıyor adeta. Peki bizi götüren nedir bu limana..? Elbetteki yazarın betimlemeleri sürüklemekte…
Betimlemeleri ile ilk satırda okuyucuyu o ana götüren anlatımı, Maupassant 'ın en etkileyici özelliği sanırım. Çünkü bu betimlemeler sadece ortamı tasvir etmek için yazılmamış, karakterlerin ruh derinliklerini hissettiren ve de o ruh ile tanışmamızı sağlayan
Guy de Maupassant’ın, kendi adıyla bilinen Maupassant Tarzı kısa olay öyküleri öyle derin ki her biri sanki bir roman okumuşsunuz gibi bir haz veriyor. Sıradan bir öykücünün öyküleri belki unutulur ama Maupassant’ın öyküleri o kadar canlı ve etkileyici ki adeta hafızalara kazınıyor.
Bu kitapta en sevdiğim öyküler, elbette tümünü sevmekle beraber, Ay Işığı, Matmazel CoCotte, Mücevherler ve Gece oldu.
Alıntılar (Ay Işığı Kitabından)
“Çocuklar hiçbir şeyi sorgulamaz. Gözleri bağlı ve zihinleri kapalı şekilde, hayatın gerçeklerinden habersizce; insanların konuştukları gibi düşünmediklerini, davrandıkları gibi konuşmadıklarını, herkesle savaş hâlinde ya da en azından silahlı bir barış hâlinde yaşamak zorunda olduklarını, saf olanlar kolayca aldatılırken iyi yürekli olanların da kötü muamele gördüğünü bilmeden yaş alırlar.” (Bağışlama Öyküsünden)
Kendi kendine. “Belki de Tanrı, insanların aşklarını ülküleştirerek perdelemek için bu geceleri yaratmıştır.” dedi (Ay Işığı Öyküsünden )
İmparatoriçe: “Ne farkeder ki! Bir suçluyu bağışlamak, masum birini öldürmekten iyidir.!” (Morion öyküsünden)
MutlulukGuy de Maupassant · Kapra Yayıncılık · 20211,005 okunma
Içerisinde 17 öykünün bulunduğu bir kitap. Öyküler aşk ve ilişkiler üzerine. Maupassant öykü yazma konusunda çağının en güzel örneklerinden biri. Hafif, damakta tat bırakan ama felsefesi çok yoğun olmayan öyküler yazan bir yazar. Mutluluk isimli birinci öykü benim favorim oldu.
Iyi okumalar dilerin
MutlulukGuy de Maupassant · Kapra Yayıncılık · 20211,005 okunma
17 kısa öyküden oluşan bu güzel eserin her hikayesinde Maupassantın imzası var. Gerçek hayattan aldığı ilhamla eserlerini oluştururken, kadın erkek ilişkilerine daha çok ağır veren öykülerin bir araya getirilmesi bence gayet güzel olmuş.
Öykülerindeki çarpıcılık kesinlikle gerçeklikten uzaklaşmış cinstten değildir. Mizahın yanında aşk kıskançlık hüzün ve diğer insanı duygular öykülerde altı çizili şekilde okura sunulmuş. Son öyküde özellikle kadınların doğurganlığı üzerine toplumda değişmeyecek kurallardan olan çocuk doğurma işlevine mükemmel bir eleştiri sunuyor.
Eser aslında insanın ve toplumun medeniyetten ne kadar uzak olduğunu ve toplumun bunun aslında hiç de farkında olmadığını dile getiren öykülerden oluşmuş.
Dili sade ve akıcı. Betimlemeler insanı sıkacak nitelikte değil. Öykülerin sonu kimi vurucu nitelikte kimisi de beklenen tarzda.
Her Öyküsü birbirinden güzel ve anlamlı. Romanlara konu olacak bir çok kaynak var. Yazarın beslendiği toplum yapısı kendisi aykırı gösterse de aslında o dönemde bu atmosfer kaçınılmaz durumda.
Kısa öykü konusunda bence Fransız edebiyatının temel taşı maupassanttır. Kendini bütün dünyaya kabul ettirmiş bu nadide yazarın erken yaşta ölmesi ise diğer erken yaşlarda ölen yazarlar gibi bence edebiyat için çok büyük bir kayıptır. Keza daha ne öyküler çıkardı bu dehalardan...
MutlulukGuy de Maupassant · Kapra Yayıncılık · 20211,005 okunma
17 öykü 17 hayat. Mükemmel bir dil akıcı bir üslup.en çok beğendiğim ise "soru yaratan guzellik" idi.kitabı hediye eden arkadaşıma teşekkür ederim beni böyle mükemmel bir yazarla tanıştırdığı için.
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,005 okunma